Genç jenerasyonun müzik dünyasında yükselişe geçtiği şu zamanlarda neredeyse her gün yepyeni bir sanatçıyla tanışır olduk. Yaşlarına rağmen oldukça kaliteli işlere imza atan ve müzik listelerinde zirveye oynayan bu sanatçılara Billie Eilish’ten Lil Nas X’e, Jorja Smith‘ten Nilüfer Yanya‘ya kadar birçok ismi örnek gösterebiliriz.

Yazımızın geri kalanında yakından tanıyacağımız King Princess ise bahsi geçen bu müzisyenler arasında özgün duruşu ve renkli kişiliğiyle dikkat çekenlerden biri.

Mikaela Straus ya da onu bizlere tanıtan adıyla King Princess, 19 Aralık 1998 doğumlu. Kendisi şarkıcılığın yanı sıra söz yazarı ve müzik yapımcısı kimlikleriyle de çıkıyor karşımıza. Doğma büyüme Brooklyn’li olması ve müzikle yakından ilgilenen bir ailede büyümesi, onun müzikal kariyerinde etkili olan nedenlerden sayılabilir.Küçüklüğünden beri şarkı sözü yazıp gitar ve piyano çalan sanatçı, ilk şarkısının kaydını henüz 11 yaşındayken yapmış. Üniversite eğitimi için gittiği “The University of Southern California Thornton School of Music”te Patrice Rushen gibi önemli bir müzisyenle çalışma imkanı bulmuş. Ancak bir süre sonra, müzik kariyerine yoğunlaşabilmek için okulu bırakmış.2018 yılında yayımlanan “1950” şarkısıyla hayatımıza giren King Princess, müzik sektöründeki yükselişine o günden beri emin adımlarla devam ediyor. Mutsuz sonla biten bir karşılıksız aşkı anlatan 1950, piyasaya sürüldükten sonraki ilk ay içinde geniş bir dinleyici kitlesine ulaşmayı başardı. Şarkıyı yazarken Patricia Highsmith‘in “The Price of Salt” kitabından ilham alan King Princess, bu şarkının aynı zamanda LGBTQ ilişkilere yönelik olduğunu söylüyor. Bu konudaki ayrıntılı açıklamayı ise sanatçının kendisinden dinleyelim.

1950’nin de içinde bulunduğu beş şarkıdan oluşan “Make My Bed” EP’sini yine 2018 yılında yayımlayan King Princess ile ilgili en önemli özelliklerden biri, tüm şarkılarını kendisinin yazıp söylemesi ve enstrümanları da yine kendisinin çalması. Şarkılarında anlattığı şeylere genel bir bakış attığımızda ise karşılıksız aşk ve ayrılık konularının yoğun olarak işlendiğini görüyoruz. Sanatçı, bir röportajında bu durumu “Sanırım hayatım hüzün ve yeniden doğuş arasında gidip gelen bir döngüde devam ederken benim yaptığım ise bu hüznü piyasaya sunmak olacak.” şeklinde açıklıyor.

Hey, my love
You’ve walked out a hundred times out of us
Supposed to know this time that you wouldn’t call
That you wouldn’t come home

Sanatçı kişiliğinin yanı sıra sosyal sorumluluk bilinciyle de dikkat çeken King Princess‘in sahne ismi olarak böyle bir isim seçmesinin altında yatan sebep ise cinsiyet rollerini yıkmak istemesi. Cinsel yönelimi sebebiyle hayatında zaman zaman sıkıntılar yaşayan King Princess, Manhattan’daki okulunda 6 ay boyunca heteroseksüel bir kız gibi davranmaya çalıştığını ama en sonunda bu durumu daha fazla sürdüremeyeceğini anladığını söylüyor. Merak edenler için belirtmek gerekirse, sanatçı kendisini “Genderqueer” olarak tanımlıyor.

“Make My Bed” EP’si haricinde “Pussy is God”, “Femme Fatale”, “I Know” ve “Cheap Queen/Useless Phrases” teklileri de bulunan King Princess, son olarak ünlü prodüktör Mark Ronson‘ın Miley Cyrus, Lykke Li, Camila Cabello gibi isimlerle çalıştığı 2019 çıkışlı “Late Night Feelings” albümünde yer alan “Pieces of Us” şarkısı ile dikkat çekiyor.

Kariyerinin henüz çok başında olan King Princess, yaptığı işlerle birçoğumuzun kalbini şimdiden kazanmışa benziyor. Pop müziğe yeni bir soluk getirme yolunda ilerleyen sanatçıyı, gelecekte daha çok duymayı umuyor ve 1950 şarkısının klibiyle sizleri baş başa bırakarak yazımızı sonlandırıyoruz. Keyifli dinlemeler!

Kaynak: 1 , 2

 

 

 

 

 

 

 

1 YORUM

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here