Platon ya da İslâm dünyasında bilinen adıyla Eflatun M.Ö 427-347 yılları arasında yaşamış, Antik klâsik Yunan filozofudur. Antik Felsefe alanında akla gelen ilk isimlerdendir. Batı dünyasındaki ilk yüksek öğretim kurumu olan Atina Akademisi’nin kurucusudur. Bu kurum, aynı zamanda, günümüz modern üniversitelerinin de temelidir. Platon’un orijinal adı Aristokles’dir. Ancak iri yapısı nedeniyle Yunanca’da ‘geniş’ anlamına gelen ‘platon’ lakabıyla anılmaktadır. Akıl hocası olan Socrates, düşünce tarzını büyük ölçüde belirleyen isimdir. Ayrıca kurduğu akademide, Aristotales gibi önemli düşünürler yetiştirdi. Retoritik, epistemoloji, politika gibi alanlarda da çalışmaları ve düşünceleri olan filozof, İlk Çağ Felsefesi’nin kurucu ve öncülerindendir.

Platon’un belli alanlarda önemli eserleri mevcuttur. Ancak en çok incelenen ve değer gören eserlerinden biri de kuşkusuz Devlet (Polietia) eseridir. Bu kitabı genel hatlarıyla incelemeden önce bilinen genel bilgileri ele alalım. Kitap genel hatlarıyla, akıl hocası Sokrates’in sağlıklı ve mutlu bir toplum hayatı için oluşturduğu ‘ütopik devlet’ modelini ele almakta ve anlatmaktadır. Kitap ‘Mutluluk Felsefesi’ gibi felsefi alanlara da hizmet ettiği için geniş içeriklidir. İdeal devletin nasıl olacağını, mutlu yurttaşlar için nasıl bir çizgi çizileceği ele alınmaktadır. Kitabın ilk bölümünde, antik felsefe geleneğinden, onun ele aldığı konuları, o dönemin koşullarına göre modern tarzda ele alınmaktadır. Genel hatlarını incelemeye dönecek olursak, Platon’un Devlet’i, bir antik felsefe metninin farklı dönemlerde yeniden gündeme gelip çağdaş felsefi kavramlarla çözümlenmesine en çarpıcı örneklerden biridir. Bu yüzden Platoncu felsefenin temeli ve en üst noktası olarak değerlendirilmektedir. Platon kitabında, insan hayatını mutlu ve huzurlu kılacak şeyin iyi ve erdemli bir yaşam sürmek olduğunu anlatmaktadır. Bu, kişinin kendi başına başarması gereken bir şeydir ve zenginlik, toplumsal konum ya da gündelik yaşamda değer verilen diğer ürünlerle mutluluğun alakası yoktur. Platon bu tezini birinci bölümde yer alan, aklın ve erdemin hükmettiği insan ruhundaki ahenkli düzene bağlı olduğunu söylediği cümlelere dayandırır. İnsan, ödevlerini yerine getirdiği ahenkli ve buna bağlı olarak erdemli bir ruh sağlığı ile insanın mutlu bir yaşama açıldığını öngörür. Erdemin, sağlıklı bir bedende olacağını da ekler. Erdemli bir yaşam süren kişi, yoksulluk ve bunalım gibi en kötü şartlarda bile mutluluğa erişebilir. Yani mutluluk, ruhun düzenli yapısına bağlıdır.

Kitabın ikinci bölümündeyse, insan ruhunun yapısını betimleyen bir model sunarak, çıkar ilişkisi içindeki farklı toplumsal gruplardan oluşan ve kendini kamu yararına adamış muhafızlar tarafından denetlenen ideal bir toplum fikrini ortaya atmaktadır. Kamu yararına adanma düşüncesi uç düzeylerdedir bu bölümde. En basit ifade ile; hayatlarının büyük bölümünü soyut metafizik kuramına adayacak olan muhafızların, aile yaşamları ve kişisel mülkiyet anlayışı olmayacaktır. O döneme rağmen, erkekler gibi kadınlar da muhafız olabilirler. Yani filozof-kraliçe olabilirler. Önemli olan bilgelik ve erdemdir. Platon’a göre ideal toplum, geçmişteki muadilleriyle kıyaslandığında, egzotik, romantik ama bayağı bir düzene sahip olan Atlantis toplumunun tam karşıtıdır. (Atlantis kitabı, Platon’un tamamlayamadığı felsefe geleneği dışındaki eseridir ve edebiyat dünyasına katkısıdır) Platon kitabında, iktisadi faaliyet ve siyasal iktidarın birbirinden tamamen ayrıldığı ideal bir toplum tablosu çizer. Az önce de belirttiğim gibi bu toplum, yaşamlarını toplum düzeni ve devlet yönetimine yaşamlarını adayan muhafızlar tarafından yönetilir. Eserde, iktisadi etkinliklerle ilgilenenler, yaşam biçimleri itibariyle sadece kişisel çıkarlarını düşünebilecekleri ve bunun da toplum yararının esas olduğu idari konumlarda yer almamalarını uygunsuz kılacağı gerekçesiyle iktidardan uzak tutulmalıdır. Böylece ideal siyasi yapı genellikle kitabın ana fikri olarak incelenmektedir. İdeal siyasi yapıyı incelemesi de dönemin politik sorunlarına ilişkin geliştirdiği eleştirel bir yaklaşım olarak görülmektedir. Platon’a göre, toplum ne sadece farklı özelliklere sahip bireylerin bir arada bulunma durumu, ne de bireylerden bağımsız olarak varlığını sürdüren bir üst organizmadır. Toplum daha çok, ortak bir amaç etrafında bir araya gelerek iş birliği yapan bireyler topluluğudur.

Benjamin Jowett’in düşüncelerine göre; ‘Devlet Platon’a göre, devlet formunda, doğal olarak temsil edilen üç ya da dört temel hakikate ulaşmanın amacıdır. Platon Yunan kent devletleriyle bize iyinin formu olan tanrısal mükemmeliyeti yani görünür dünyadaki güneşi görme hakkında; küçük yaşlarda başlayan ve sonraki dönemlerde devam eden eğitim hakkında, insanoğlunu bu yanlışa sürükleyen şairler, sofistler ve zorba yöneticiler hakkında, bütün bunların vücut bulduğu dünya hakkında ve dünyanın herhangi bir yerinde var olmayan, ama insan yaşamı ve toplumların idaresinde örnek olacak biçimde formlar evreninde kurulmuş bir krallık hakkında kendi düşüncelerini açıklar. Bu yüzden Platon’un tasarladığı devlet yönetiminin uygulanabilir olup olmadığını tartışmak anlamsızdır. Çünkü bu düşüncelerin uygulanabilirliğinin onların hakikati göstermesiyle ilgisi yoktur.’ Benjamin Jowett’in, Devlet eseriyle alakalı kaleme aldığı düşüncelerin bir kısmından yola çıkarak da Devlet eseri siyasal bir çizgide midir? sorusuna yanıt bulabiliriz. Bu kitapta Filozof Kral Platon’un kendisidir ve Devlet eseri onun mutlak iktidar iddiasıdır diyerek de Karl Popper gibi bu eseri özetleyebiliriz.

Kaynakça:

Annas, Julia (2000). Antik Felsefe. Dost, Ankara, Türkiye

Platon (2010). Devlet. İş Bankası Yayınları, İstanbul, Türkiye

 

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here