“Her dalın ucundan bereketli mor bir incir gibi eşsiz bir gelecek beni çağırıyor, göz kırpıyordu. Hepsini ayrı ayrı istiyordum incirlerin. Ama birini seçmek ötekilerin hepsini kaybetmek demekti. Ve ben orada karar veremeden otururken, incirler buruşup kararmaya başlıyor ve birer birer toprağa, ayaklarımın dibine düşüyorlardı.”

Sırça Fanus (1963)

Sylvia Plath, “Sırça Fanus” adlı romanının bu bölümünde, geleceğine dair sunulmuş olan onlarca olasılık arasında sıkışmanın getirdiği ruhsal tatsızlığı ve bu olasılıklar arasında karar veremeyişinden kaynaklanan bunalımı, simgesel bir dil ile anlatmayı tercih etmiştir. Bu yolla anlatmayı tercih ettiği çıkmaz, aynı zamanda yanlış kararlar verme korkusunun da izlerini taşımaktadır.

Plath böylesine derin duygu ve düşünceleri, farklı betimleme ve imgelemelerle işlemek konusunda son derece başarılı bir sanatçıdır. Yazdığı tek roman olan “Sırça Fanus” eserinde her ne kadar başarılı olsa da esas tutkusu şiirdir.

Klinik müdahale gerektiren depresyonla mücadele eden Plath, içinde bulunduğu sıkıntılı sürecin izlerini şiirlerinde sıkça işlemiştir. İlk olarak Colossus” ismiyle yayımlanan şiir seçkisi bu izlerin sürülebileceği eserlerinden biridir.

Günlük karakterler ve nesneler onun şiirlerinde biçimsiz ve dizginlenemez yaratıklara dönüşerek, farklı anlamların boyunduruğu altına girmektedir. Kelimeleri büyük bir ustalıkla kullanırken onlarla beraber şiirinde dört nala koştuğu, onlarla bir bütün olduğu rahatlıkla anlaşılabilir.

“Ölmek,
Her şey gibi, bir sanattır,
Bu konuda yoktur üstüme.

Öyle ustaca yaparım ki cehennem gibi gelir.
Öyle ustaca yaparım ki gerçekmiş gibi gelir.”     

Lady Lazarus(1965)

Colussus’un ardından yazımızın başında da bir kısmını incelediğimiz Sırça Fanus’u, yani tek romanını yazar Plath. Bu roman içinde bulunduğu memnuniyetsiz ortamı, başından geçen sıkıcı ilişkileri ve tüm bunlar arasındaki kapana kısılmışlığını anlattığı eşsiz bir eserdir.

Sonrasında yazdığı şiirlerde travma ve hayal kırıklıklarının yoğun işlendiği bir yapı bulunurken, aynı zamanda ev içindeki mutsuzluğunu ve eşinin kötü muamelesini de işlediği görülmektedir. Sırça Fanus’u yazdıktan 2 sene sonra içinde bulunduğu çıkmaza yenilerek aramızdan ayrılmasının ardından, eşi eserlerinin yayın haklarını üstüne alır. O gece trajik bir biçimde canına kıymadan önce bitirdiği son şiiri olan Ariel’in de yer aldığı bir seçki ölümünün ardından okurlarına sunulur.

Bu eserinde de görüleceği gibi doğa ve onun kıyasıya işleyişi onun en büyük kaynaklarından biridir. Şiirlerindeki imge ve betimlemelerde sıkça doğaya başvurduğu görülmektedir. Onun için doğa, güzelliğin ve özgürlüğün en yüce sembollerinden biridir.

Bunun dışında 1965 yılında yayımlanan “Ariel” seçkisine dahil edilen “Laleler” şiiri ve yine aynı seçkide yer alan “Lady Lazarus”, Plath’i anlamak için yol gösterici olabilecek eserlerin başında gelir. Yazınsal kimliğini ve bunu kullanırken tercih ettiği yolları görmek ve tahlil etmek açısından birer kaynak olan bu iki eser, onun en bilinen eserleridir.

 

“Kocam ve çocuğum aile fotoğrafında gülümsüyor.

Gülüşleri cildime tutunuyor, küçük gülümseyen kancalar.”

Laleler(1965)

Ted Hughes’un evlilikleri sırasında ona olan kötü muamelesine ek olarak, ölümünden sonra yayımlanan “Ariel” seçkisinde yetkiyi elinde bulundurduğu için, yazınına da müdahale ettiği ve bazı kısımların yayımlanmasına engel olduğu düşünülmektedir.

Tüm bu kısıtlamalara, şiirindeki travmatik ve melankolik yapıya rağmen gizlerini bütün çıplaklığıyla sunmaya çalıştığı yazını, evrensel olarak büyük bir değer olarak görülmektedir.

Zamansız ve trajik ölümü eserlerinden önce dikkatleri çekiyor olsa da, o kendini özdeşleştirdiği Lazarus (Hristiyan inancında ölümünden sonra İsa tarafından diriltildiğine inanılan kişi) gibi yazınının her satırında, her hecesinde tekrar dirilmektedir. Bundan dolayı sadece başından geçenlerle değil, kendisinden ve bedeninden çok daha öteye ulaşan sanatıyla hatırlanmalıdır.

Ölümü de yaşamı gibi sanata çeviren Lady Lazarus’a sevgilerle.

Kaynak: 1, 2, 3,

 

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here