Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
23

2017 yılında yayın hayatına başlayarak tüm dünyayı kasıp kavuran La Casa de Papel, Türkiye’de de hatırı sayılır bir izleyici kitlesi yakalamayı başardı. Dizide yer alan karakterlerin kendine has tavırlarını ve özellikle aşırı dozda zeka içeren dev sahnelerini bayıla bayıla izledik hepimiz. Soygunun kusursuzluğundan tutun da acil durum anlarında devreye giren ek planlara kadar, ince ince kurgulanan bu yapımın en gösterişli karakteri Profesör gibi görünüyordu başlarda. Ama ilerleyen bölümlerde anladık ki içerideki olağanüstü kargaşayı yöneten Berlin de en az Profesör kadar önemli idi. Ego, hitabet, liderlik, disiplin ve karizma gibi özelliklerin hepsini birden bünyesinde barındıran Berlin’in gerçek yaşamına hep birlikte göz atmaya ne dersiniz?

Pedro Alonso, 21 Haziran 1971’de İspanya’nın Galiçya bölgesinde yer alan Vigo şehrinde dünyaya geldi. Küçük yaşlardan itibaren oyuncu olmak istediği için, İspanya’daki en prestijli sanat okulu olan Kraliyet Dramatik Sanat Lisesi’nde okudu. Ardından Teatro de la Danza’da ders almaya devam ederek akademik eğitimini tamamladı. Ekrana dair ilk profesyonel adımını ise 1997 yılında çekilen Todos los Hombres sois Iguales (Tüm Erkekler Aynıdır) isimli dizi ile attı. Devam eden süreçte yaklaşık 12 film ve 14 TV dizisinde yer almasına rağmen esas patlamayı henüz gerçekleştirememişti yetenekli aktör. Fakat 2011 yılına gelindiğinde Gran Hotel isimli diziyle anlaşma imzalayacak ve bu dizi sayesinde İspanya çapında büyük bir şöhrete kavuşacaktı. Bu nedenle 39 bölüm boyunca hayat verdiği Diego karakteri onun unutulmazları arasında yer alıyor.

Bir yandan da tiyatro yapan Alonso, sergilediği devasa kabiliyet sayesinde “En İyi Erkek Oyuncu” dalında pek çok ödüle aday gösterildi. Tiyatroya karşı bitmek tükenmek bilmeyen bir tutku beslediği için Grupo dom adıyla kendi şirketini kurarak çalışmalarını sürdürdü. Ayrıca tüm dünyada görsel şölenleriyle nam salan La Fura Dels Baus ekibinde yer almayı da başardı. 2016 yılında, La Casa de Papel’den Tokyo olarak tanıdığımız Ursula Corbero ile beraber La Embajada dizisinde yer aldı. Bu iki oyuncunun elektrikleri fazlasıyla tutmuş olacak ki 2017’de tekrar yeni bir projede bir araya geldiler. Nitekim her ikisinin de “soygun” performansı muhteşemdi.Pedro Alonso kendi ülkesinde ünlü bir yıldız olmasına rağmen uluslararası arenada hala tanınmıyordu. Ta ki kısa sürede herkesi etkisi altına alacak olan La Casa de Papel dizisinin kadrosuna girene dek… Burada canlandırdığı narsist karakter Berlin, ona dünya çapında büyük bir hayran kitlesi kazandırmasının yanı sıra şöhretini de aynı oranda ikiye katladı. Evet ilk bölümlerde hepimiz ona gıcık olduk. Hatta disiplini abarttığını düşünerek zavallı Rio ve Tokyo’ya çektirdiklerine üzüldük bile. Fakat ilerleyen zamanlarda Berlin’in gerçekten ekibin beyni olmayı sonuna kadar hak ettiğini ve verdiği kararların da ne derece gerekli olduğunu net bir şekilde gördük. Ukala gülümsemesi, ses tonu ve insanları incitirken bile taviz vermediği kibarlığı ile gönlümüzü fethetti adeta. Profesör ile birlikte Bella Ciao şarkısını seslendirdiği sahne ise kelimenin tam anlamıyla jeneriklikti. Ama pek tabii ki biz onu finalde gösterdiği o eşsiz fedakârlık ve gözlerimizden akan bir iki damla yaş eşliğinde hatırlayacağız.

Tarihin en büyük soygunu başarıyla gerçekleşti. Rahat uyu Andrés de Fonollosa Gonzalvez!

Bu arada bizi de unutmamış 🙂

Kaynak: 1

Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
23

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here