Özdemir Asaf’ın gizli aşkı Lavinia’yı tanımadan önce biraz kendisini tanıyalım. Asıl adı Halit Özdemir Arun olan Asaf, Ankara’da Haziran 1923’te doğdu. İlk ve ortaöğreniminin bir bölümünü Galatasaray Lisesi’nde yapıp 1942’de Kabataş Erkek Lisesi’nden mezun oldu. İstanbul Üniversitesi’nde önce Hukuk Fakültesi’ne, sonra İktisat Fakültesi ve Gazetecilik Enstitüsü’ne devam ettiyse de 1947’de öğrenimini yarıda bıraktı. Bir süre “Zaman” ve “Tanin” gazetelerinde çevirmen olarak çalıştı. İlk yazısı ise 1939’da “Servetifünun-Uyanış” dergisinde çıktı. Matbaacılık yaşamına 1951’de Sanat Basımevi’ni kurarak girip kendi şiir kitaplarını bastı. 1955’te de Yuvarlak Masa Yayınları’nı kurdu.

Asaf’ın ikilikler ve dörtlüklerden oluşan ilk şiirlerinde yoğun bir söyleyiş özelliği göze çarpmaktadır. İnsan-toplum ilişkilerine yönelik temaları konu edinip düşündürücü bir şiir dünyası kurmuştur. Duygu, düşünce yoğunluğu, alay ve taşlama, şiirlerinde öne çıkan ögelerdir. İnsan ilişkilerinin toplumsal ve bireysel yanlarını vermiştir. En çok kullandığı sevgi, ayrılık, ölüm temaları yerini son dönem şiirlerinde giderek kaçış ve umutsuzluk temalarına bırakmıştır.

Şiirin bir görüşü yansıtması düşüncesinden yola çıkarak “Yuvarlağın Köşeleri” kitabında şiirin ve yazarın işlevi konusundaki görüşlerini dile getirmiştir. Annesinin 25 Şubat 1996 yılında kaydettiği sesinden bir bölüm:
“Şiirler yazıyor, çeviriler yapıyordu. Son derecede kibar, zarif, çok şık bir gençti. Herkes poplin gömlek giyerken Özdemir, takım elbisesinin içine ipek ponje gömlek giyiyordu. Kol düğmeleri altın üzerine inci kakmalıydı. Sağ elinin yüzük parmağında tek taş altın bir yüzük, sol elinin küçük parmağında kemer biçiminde yakut taşlı bir yüzük vardı. Bu kadar şıktı.”

En bilindik şiirlerinden biridir Lavinia. Asaf’ın şiirlerinde tek bir kadının ismi vardır: Lavinia. Platonik bir aşkın mahsulü olan “Lavinia”da “Adını gizleyeceğim sen de bilme Lavinia” dizeleriyle zihinlerimizde yer etmiş Lavinia’nın kim olduğunu Mücap Ofluoğlu’nun “Bir Avuç Alkış” adlı kitabı sayesinde öğreniyoruz. 1958-59 yıllarında tiyatro mevsiminde Strindberg’in Matmazel Juli oyununun giysilerini Mevhibe Beyat’ın çizdiğini belirten Mücap Ofluoğlu, “Mevhibe, Güzel Sanatlar Akademisi’nde okuduğu yıllardan beri güzelliği ve cana yakınlığı ile çevresini etkilemiş, sevgilileriyle, şiirlere yansıyan çekiciliğiyle ünlü bir şairimizin ‘Lavinia’sı olmuştu” cümleleriyle Lavinia’nın kim olduğunu açıklıyor.

Yani, Lavinia olarak bildiğimiz Mevhibe Beyat, edebiyatın yürekleri aşkıyla ısıran şairi Özdemir Asaf’ın platonik aşkı olarak edebiyatımıza girmiştir.