Şehir hayatından sıkılmışsınız. Dersler, iş, insanlar sizi bunaltmış ve kaçacak yer arıyorsunuz. Sizi Pelican Town’a davet ediyorum. Burada birbirinden tatlı (bazıları sinir bozucu) insanlar, doğallık ve işleyen bir hayat var. Burada çiftliğinizi kurabilirsiniz, madencilik veya balıkçılık yapabilir ve yaratıklarla savaşabilirsiniz. Peki nasıl oluyor tüm bu olaylar?

Stardew Valley 2016’da çıkmış bir RPG-Simülasyon oyunu. Sadece çiftçilik simülasyonu demek doğru olmaz. Evet ana tema çiftçilik; fakat bu oyunda balık da tutabiliyoruz, madenlere inip değerli taşlar buluyor ve yaratıklarla savaşıyor, aynı anda insanlarla iletişimimizi kontrol altında tutmaya çalışıyoruz. Yani kasabada geçen bir hayat simülasyonu diyebiliriz. Oyunu bu kadar iyi kılan da tüm bunların basit olmayışı. Bir oturuşta oynanacak bir oyun değil Stardew Valley. Aksine çok uzun saatlerinizi harcayabiliyorsunuz. -Yazarın 104 saati var.- Geçelim detaylara.

Hikaye

Hikayemiz aslında oldukça basit başlıyor. Dedemizden bize bir çiftlik miras kalmış onu geçindirmek için kasabaya geliyoruz. Koca bir arazi bize kalmış orayı istediğimiz gibi kullanıyoruz. Evimizin biraz yakınında da dedemizin mezarı var. Mezarın üzerindeki notta “3. yılın şafağında dönüşümü bekle.” yazıyor. Sadece bu not bile hikayeye gizem katıyor; fakat yeterli mi? Hayır. Kasabada hikayeye gizem katacak olaylar dönüyor. Mesela madendeki yaratıklar, kilitli yerler, kasabanın büyücüsü, topluluk merkezi binası vesaire. Yani oyun size sadece basit bir kasaba hikayesi sunmuyor, işin içine gizem katıyor ve oyuncuyu uzun süre oyunda tutuyor.

Oyun gün gün işliyor ve gece olduğunda uyursanız sabaha geçiyorsunuz hemen. Uyumazsanız merak etmeyin, oyun sizi zorla uyutuyor. Bir ay 29 gün sürüyor ve ayın sonunda bir sonraki mevsime geçiyoruz. Mevsimler oyunda çok önemli çünkü yetiştirdiğimiz mahsuller, mevsimlere göre çıkıyor. Örneğin bir yaz meyve veya sebzesini sonbaharda ekemiyoruz. Ekersek ürün vermiyor, çürüyor hemen. Mevsimlerin görünümü de çok güzel.

Yapılacak Tonla İş Var!

Oyun, oyuncuya gerçek bir çiftçiymiş gibi davranıyor ve işten işte koşturuyorsunuz. Boş kalmıyorsunuz asla. Sabah uyanıp ekinlerinizi suluyorsunuz. Ardından madene inip yaratıklarla savaşıyorsunuz, kasaba sakinlerinin verdiği günlük görevleri yaparak ilişkinizi güçlendiriyorsunuz. Diğer insanlarla ilişkinizi güçlendirmek için onlara haftada sadece iki kere hediye verebiliyorsunuz. Hediyeler de onların seveceği bir şey olması lazım yoksa burun kıvırıyorlar. (Evet hediyeye bile kurun kıvırıyorlar!)

Oyun size birçok iş vererek sizi düzenli bir insan olmaya itiyor. Ben gerçekte ne kadar düzenli birisi olmasam da oyunda oldukça düzenli ilerliyordum. Bir süre sonra bu düzen gerçek hayatıma da yansımaya başladı.

Oyunda saydığım mekaniklerin yanında inşaat, eşya yaratma gibi şeyler de var. İnşaat olarak evinizi büyütebiliyorsunuz. Ahır, kümes vb. gibi hayvanların durabileceği yerleri yapabiliyorsunuz. Tabii bunların hepsi bir miktar para ve materyal karşılığında. Parayı da madenlerde bulduğunuz değerli eşyaları ve ekinlerinizi satarak veya günlük görevleri yaparak kazanıyorsunuz.

”Bir Yastıkta Kocayalım.”

Oyuna erkek veya kadın olarak başladığınızda kasabadan bekar birini gözünüze kestirebilirsiniz hemen. Ona diğerlerinden daha çok hediye verip onun görevlerini daha azimle yaparsınız. Onunla olan ilişkiniz iyice ilerledikten sonra ona Stardew Valley’e özel bir hediye verip evleniyorsunuz. Görkemli bir düğünün ardından artık birlikte yaşamaya başlıyorsunuz. Evlilik de oyunun hoş tarafı oluyor. Eşiniz bazı sabahlar size kahvaltı hazırlayabiliyor, ekinleri sulayabiliyor veya hayvanları doyurabiliyor.

Anlaşılacağı üzere oyun oldukça şirin ve oyuncuya birbirinden farklı birçok etkinlik sunuyor. Yazıda hepsine değinmeye çalıştım ama o kadar çok var ki unuttuğum olmuştur, affola. Stardew Valley’i Steam üzerinden 24 liraya alabilirsiniz. ”Küçücük oyuna 24 lira verilir mi?” demeyin. Oyun bitmiyor sonsuza kadar devam eden bir içeriğe sahip. Ayrıca oyunu arkadaşlarınızla beraber ”multiplayer” modunda da oynayabiliyorsunuz. Bence fiyatını kesinlikle hak ediyor.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here