Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!

Steam’deki hem cüzdan dostu, hem de keyifli oyunları derlediğimiz oyun önerileri serisinin ikinci oyunu, çıkar çıkmaz platform klasikleri arasında yerini almayı başaran Hollow Knight olacak. Muhtemelen önümüzdeki Steam indirimlerinde de ulaşabileceğiniz Hollow Knight, gerçek bir platform başyapıtı.

İlk Bakış

Oyunun başlangıç ekranında farkettiğimiz ilk şey, oyunun özgün çizimleri ve özenle seçilmiş açılış müziğinin bizi ekran başına kilitleyen benzersiz uyumu oluyor. Henüz ne olduğunu anlayamadığımız bu hikayenin içinde, kendimizi yer altında terkedilmiş bir böcek şehrinde buluyoruz. Oyunun başlangıç kısımlarında, haritada erişemediğimiz birçok yer olduğunu farkediyoruz. Metroidvania türünün temsilcilerinden olan oyunumuzun bu kocaman haritasında ilerleme sağladıkça yeni özellikler kazanıyoruz. Bu özellikler sayesinde oyunun başlarına geri dönüp bu erişemediğimiz kısımlara erişim sağlayabiliyoruz. Oyunumuz basit kontrol mekanikleri ve keyifli dövüş sistemiyle henüz oyun başında oyuncuya keyif vermeyi başarıyor.

Oyun boyunca türlü türlü böceklerle kapışıyoruz.
Nedir Tüm Bu Gördüklerimiz ?

Oyunumuz Dirtmouth adlı terkedilmiş ve artık hayalet bir kasabaya dönüşmüş olan bir böcek kasabasında başlıyor. Başlangıç bölümlerinde hikaye hakkında pek fikrimiz olmasa da oyunda ilerleme sağladıkça hikayenin aslında tahmin ettiğimiz kadar boş bir hikaye olmadığını, içinde birçok detay taşıyan güzel bir evrene adım attığımızı farkediyoruz. Yer altında, kasabada karşılaştığımız NPC’lerden bu evrenin detayları hakkında küçük bilgiler edinerek bu yapbozu tamamlıyoruz.

Oyunun gizemli atmosferi son derece etkileyici.
Nereye Düştük Biz !?

Kasabamızda bulunan kuyudan içeriye dalıp kendimizi Hallownest’te bulduğumuzda, neler döndüğünden habersiz, kendimizi başıboş gezen ve bize pek dostça yaklaşmayan çeşit çeşit böceğin içinde buluyoruz. Her biri özenle tasarlanmış olup farklı özelliklere sahip olan bu böceklerle savaşarak haritada yolumuzu bulmaya çalışıyoruz, fakat o da ne? Haritada nerede olduğumuzu dahi göremiyoruz. Bunun için Hallownest’in içindeki haritacıyı bulup bölgenin haritasını elde etmek zorundayız. Yeter mi? Tabii ki hayır. Bundan sonra da haritacının pek kıymetli eşi olan pusulacı teyzemizden bir pusula edinip oyunun haritasına erişim sağlıyoruz. Oyun, bize nerede ne zaman ne yapmamız gerektiğini söyleyen bir oyun değil, Hallownest’in derinliklerinde yolumuzu kendimiz bulmak zorundayız. Kulağa pek hoş gelmese de inanın oyundan aldığınız keyfi en çok artıran etmenlerden birisi de bu gizemli hava olacak. Haritada farklı temaya sahip olan birçok bölüm var ve tüm bu bölümler özgün yapısıyla sizi kendine bağlayacak.

Peki Oynanış ?

Oyunu hem klavye hem de gamepad ile oynayan biri olarak, size tavsiyem oyunu oynamak için bir gamepad edinmeniz olacaktır. Hem arkanıza yaslanıp bu evreni keyifle seyretmek adına hem de kontrol kolaylığı açısından gamepadle oynamak oyundan aldığınız zevki artıracaktır. Bunun dışında oyun size kompleks bir kontrol şeması vaadetmiyor, platform oyunlarının doğası gereği kontroller son derece kolay ve işlevsel.

BİZ BU OYUNU ÇOK SEVDİK!
Velhasıl Kelam

Hollow Knight, oyunu tam anlamıyla bitirmek için oyuncuya 30 saatin üzerinde bir oyun süresi vaadediyor. Oyunun yapısı gereği birçok kez geriye dönüp haritanın başlarında erişemediğiniz kısımlara erişim sağlamanız gerekiyor. Böyle uzun oyun süresine sahip oyunlar genellikle bir süre sonra sıkıcı bir hal alıyor olsa da Hollow Knight tamamen el çizimi grafikleri ve oyuna kusursuz uyum sağlayan soundtrackleriyle öylesine keyifli bir atmosfer yaratıyor ki bir an için dahi olsa oyundan sıkılmıyorsunuz.

Artılar ve Eksiler
  • Artılar:
    Tamamen elle çizilmiş kusursuz tasarım
    Oldukça keyifli platform ögeleri
    Kusursuz soundtrack seçimi
    Uzun olmasına rağmen asla sıkmayan oyun süresi
    İnsanı kendine çeken karanlık atmosfer
  • Eksiler: Çıtayı çoook yükseltti!
Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here