Othello Sendromu, bir diğer adıyla patolojik kıskançlık, adı üstünde kıskançlık ile ilgili bir psikolojik rahatsızlıktır. Bu sendrom insanın sevdiği kişiyi uç noktalarda sahiplenerek, onu sevgi ve kıskançlığından öldürecek raddeye gelmesidir. Gereğinden fazla, bireylere zarar veren kıskançlığın Othello Sendromu’na dönüşmemesi için önlem alınması çok önemli ve gereklidir. Çünkü Othello Sendromu’nun gerçek hayatta da cinayet ve intiharlarla sonuçlandığını görmek mümkün. Gazetelerin üçüncü sayfaları kadına şiddet ve kıskançlık nedeniyle işlenilen suçlarla dolu.

Sendromun adını Shakespeare’ın dünyaca ünlü oyunu “Othello”dan alma hikayesi ise şöyle: Oyunun başkahramanlarından Othello, karısı Desdemona’yı büyük bir aşkla sevmektedir. Othello bir gün karısına bir mendil hediye eder ancak karısı Othello’nun kendisine aldığı ilk hediye olan mendili kaybetmiştir. Tam bu noktada Othello, karısının mendili kaybetmesinden kuşkulanmaya başlar.

“Yemin ederim, bilmeden üst üste aldatılmak, aldatıldığından kuşkulanmaktan çok daha iyi… Her gece rahat uyuyordum, tasasızdım, yerindeydi keyfim. Ah, bundan sonra elveda gönül rahatlığına! elveda rahat! Elveda huzur!” (s.118)

Kaybolan mendili ele geçiren Iago, Othello’nun Desdemona’ya olan güvenini sarsacak bir plan yapar ve planını başarıyla hayata geçirir. Kıskançlığından kendini yiyip bitiren Othello, önce Cassio’yu, sonra karısını öldürür. Daha sonra her şeyin Iago’nun planı olduğu ortaya çıkar ve bunun üzerine Othello kendini öldürür ve Iago idama mahkûm olur.

Othello sendromuna bir diğer örnek de Rus yazar Tolstoy’un romanı Kreutzer Sonat adlı eserinden gelir. Karısının kendisini genç bir kemancı olan Truhaçevskiy ile aldattığını düşünen Pozdnişev’in hikayesini anlatır. Pozdnişev’i yiyip bitiren bu şüphe ilk zamanlar onu korkutsa da, kahraman hikayenin ilerleyen zamanlarında kıskançlığın yarattığı endişe ve öfkeden beslenen bir insan haline gelir.

“Sessizce yaklaşıp ansızın kapıyı açtım. Yüzlerindeki ifadeyi hatırlıyorum. Hatırlıyorum çünkü bu ifade bana acı dolu garip bir sevinç veriyordu. Korku ifadesiydi bu. Bana gereken de buydu. Beni gördükleri ilk saniyede yüzlerinde beliren o umutsuz korku ifadesini asla unutmayacağım.” (s.100)

Othello Sendromu’nda bütün bir zihni ele geçiren kuşku ve kaygı söz konusudur, kişi işini yapamaz hale gelir. Gerçeklik algısı bozulmuştur, aldatıldığına ya da terk edileceğine dair senaryolar ürettikçe kıskançlık krize, öfkeye dönüşür. Sahiplenme duygusu had safhadadır, kıskandığı kişinin kendisine ait olması dışında bir alternatifi yoktur. Bozulan gerçeklik algısıyla sürekli dehşet duygusu ve öfke patlamaları yaşar. Bu noktadan sonrası şiddettir ve öldürmeyi denemek an meselesidir.

Peki Ne Yapılabilir?

Bu durumla karşılaşıldığı zaman, olumsuz duyguları olumluya çevirmeye çalışmak gerekiyor. Önemli olan empati kurarak onun kafasındaki şüphelerin yersiz olduğuna kişiyi inandırmak. Dolaylı yoldan verilecek mesajlar yerine onunla direkt olarak iletişime geçip istek ve beklentileri daha açık ifade etmek gerekiyor. Tabii ki bu şekilde kontrol edilemiyor ise mutlaka bir uzman kontrolünde tedaviye başlanmalı.

Kaynak: 1 2 3

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here