Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
91

İkinci Dünya Savaşı’nın en sert ve kanlı günlerinde yoğun Nazi zulmüne maruz kalan Yahudiler büyük bir baskı içindeydiler. Adolf Hitler önderliğindeki Nazi birlikleri yaşlı, çocuk ayırmadan ellerine geçen bütün Yahudileri gaz odalarında canice öldürüyordu. Almanya’da başlayan bu soykırım sırayla Avrupa’nın diğer ülkelerine, en son da Romanya’ya ulaştı. Bu zulümden kurtulmak isteyen Romanyalı Yahudiler, çareyi bir gemi ile o günlerde İngiliz yönetimindeki Filistin’e kaçmakta buldu. Son umutları, tek şansları bu gemi olan 790 kişi, zor şartlarda geminin ücretini ödedi. Bazı aileler tek kişilik para bulabildikleri için gemiye sadece tek çocuklarını bindirdi.

Fakat ortada büyük bir sorun vardı. Struma isimli bu gemi, 1867 yapımı çok eski bir gemiydi ve hayvan taşımacılığı için kullanılıyordu. Bu yüzden gemide bulunan 790 kişi için tek bir tuvalet mevcuttu. Öte yandan gemi adeta yürüyen bir enkaz durumundaydı. Motorları sürekli arıza yapan Struma’nın yola çıkması bile zordu. Gemi böyle bir halde olmasına karşın turu düzenleyenler, yolculara son derece lüks bir geminin fotoğrafını göstererek onları yanılttı.

Kalkışın olacağı gün gemiyi gören yolcular itiraz etse de “daha iyi başka bir gemiye geçeceğiz” yalanıyla insanlar tekrar kandırıldı ve gemi Köstence Limanı’ndan ayrıldı. Hareket etmekte bile güçlük çeken gemi yol boyunca iki kez arızalandı. Bu arızaların ikincisinde İstanbul Sarayburnu açıklarında bulunan gemi demir attı ve 9 haftalık acı bekleyiş başladı.

Geminin İstanbul’a yanaşmasıyla diplomatik olarak büyük bir kriz yaşandı. Almanlar, gemide salgın hastalık bulunduğu gerekçesiyle yolcuların karaya indirilmemesi için Türk Hükumetine baskı yapıyordu. Filistin’in yönetimini sürdüren İngiltere ise Araplarla olan ilişkilerini bozmamak amacıyla geminin Filistin’e gelmesine izin vermiyordu. Öte yandan Romanya ise geminin geri gönderilmesi halinde gemiyi kabul etmeyeceğini bildirmişti. Ölümden kurtulmak için umuda yolculuk yapan 790 insan çaresiz kalmıştı. Dünyada sığınacak hiçbir ülke, onlara yardım edecek hiçbir insan yoktu. Gemiden yalnızca Standard Oil Company of New York isimli ABD petrol firmasının Romanya müdürü olan Martin Segal ve ailesi, Vehbi Koç’un girişimleriyle ve hamile bir kadın da kanaması olduğu gerekçesiyle çıkarıldı. Çok soğuk bir mevsim olan 1942 kışında yaşanan bu olaylar, insanlık tarihi açısından utanç vericidir.

struma faciası ile ilgili görsel sonucu

9 haftalık bu bekleyişin ardından 23 Şubat 1942 günü gemi, römorklarla Karadeniz açıklarında Şile’ye çekildi. 24 Şubat günü ise Şile’ye çekilen gemi büyük bir gürültüyle patladı. Bu patlamada 103’ü çocuk, 768 kişi hayatını kaybetti. Patlamadan yalnızca David Stoliar isimli yolcu ve geminin ikinci kaptanı Ivanof Diko kurtuldu. Suya düşen Diko, bir süre sonra umudunu yitirerek kendini bıraktı ve intihar etti.

Geminin batırılışının ardından bu gemiyi hangi ülkenin batırdığı konusunda büyük spekülasyonlar yapılmıştır. Bazı kesimler gemiyi Türkiye’nin batırdığını iddia etse de, günün savaş koşullarında Karadeniz’de hakimiyet sağlamak isteyen SSCB’nin bu saldırıyı düzenlediği arşivlerde açıkça ortadadır.

“Sc-213 denizaltısı … 24.2.1942 sabahı korumasız vaziyetteki düşman gemisi Struma’ya rastladı … Gemi 1118 metreden başarıyla torpidolandı ve batırıldı … Genç subaylar … Gemi Komutanı ve astsubaylar … ve torpidoyu ateşleyen Kızıl Filo denizcileri … cesaret örneği sergilemişlerdir.” -SSCB askeri arşivleri

struma ile ilgili görsel sonucu

Kaynaklar: Zülfü Livaneli-Serenad, 2

Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
91

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here