Günümüz zamanında shooter oyunlarının yanı sıra, korku oyunları da artık oldukça popüler. Korku oyunlarının çoğunun tek kişilik oyun olmasının yanında artık yavaş yavaş çoklu oyuncuların da olduğu oyunlar kendini göstermekte, Dead By Daylight bunlardan birisi.

İnsanda garip bir şekilde bağımlılık yapan, oyuna girene kadar kişide oynama isteği uyandıran, oynarken de “Neden bunu kendime yapıyorum?” dedirten bir oyun Dead By Daylight. Gelin içeriğine birlikte göz atalım.

Steam profilimde Dead By Daylight oynama sürem 1.712 saat olarak gözüküyor. Bu kıvama gelmişken oynamayanlara ya da yeni başlayanlara kılavuz niteliğinde bir oyun tanıtımını yazmak istedim.

Oyunun Amacı Nedir?

Oyun öncelikle iki seçenekten oluşuyor. Ya katil olacaksınız ya da hayatta kalan. Bu iki seçeneğin farklı özellikleri ve taktikleri mevcut. Eğer hayatta kalan kişiyi oynamayı seçiyorsanız, karakterinizin sahip olduğu özellikleri kullanarak, oyundaki görevleri tamamlayıp, çıkış kapısından kaçabiliyorsunuz. Ya da keza şahsınız sebebi ile keza takım arkadaşlarınız yüzünden yeterli performansı sergileyemeyip oyuna erken veda ediyorsunuz.

Katil oynamayı seçtiğinizde ise, yine karakterinizin özel yetenekleri ile hayatta kalmaya çalışan kurbanları tek tek öldürmeye çalışıyorsunuz. Eğer başarısız olursanız da kurbanlar ellerini kollarını sallayarak çıkış kapısından çıkıyorlar ve siz de yeterli puan alamazken, aynı zamanda rank düşürüyorsunuz.

Hayatta Kalan Olmak…

Her yeni DLC’de yeni bir katil ve yeni bir kurban gelen oyunda, gelen karakterlerle birlikte yeni özellikleri de güncelleniyor. Perk denilen özellik sayesinde, istediğiniz hayatta kalanı seçip, özelliklerini donatıp oyuna girebiliyorsunuz. Hatta kozmetiklerine kadar bu böyle. Etkinlik kozmetikleri olsun, özel tasarımlar olsun, oyun elinden geldiğince sizi kişiselleştirmeye çalışıyor, bu da kendi tarzınızı ve taktiğinizi geliştirmenizi destekliyor.

Hayatta kalan olarak oynadığınızda, yapacağınız şeyler çok değil ama yapması bir o kadar zor. Öncelikle çıkış kapılarının açılması için ve ekip arkadaşınızla kurtulmak için 5 adet jeneratör tamamlamanız gerekiyor. Bu jeneratörlerin tamamlanması sırasında onları patlatırsanız katil yerinizi öğreniyor. Tamamlamadan katile yakalanırsanız, jeneratör tamamlanmadığı için yapılma seviyesi yavaş yavaş düşüyor. Jeneratör yapımında bu eylemi kolaylaştıracak perkler ve araçlar var, yok değil ama bunun için de bir strateji ve yetenek gerekiyor.

İkincil olarak, katil sizi yakaladığında ya da bir arkadaşınızı yakaladığında kancaya asıyor. İki kez kancaya asılma hakkınız var, üçüncüsünde direk ölüyorsunuz. Kancaya asıldığınızda ise takım arkadaşınız sizi kurtarmazsa, yine ölüyorsunuz. Yani aynı zamanda bu bir takım oyunu, kimse bireysel oynayarak yeterli başarı ve puana ulaşamıyor.

Katil Olmak…

En eğlencelisi gibi görünse de aslında benim için en sinir bozucu olanı katil oynamak. Karşınıza gerçekten milimektrik hesaplar yapan başarılı oyuncular geldiğinde sizi parmağında oynatabiliyorlar.

Katil olmanın şöyle tatlı bir yanı var. Çoğu karakter aslında bir dizi ya da bir filmden esinlenilmiş karakterler oluyor. Örneğin Freddy Krueger, Michael Meyers, Pig (Saw), Demogorgon (Stranger Things) gibi katiller, satın alınan DLC’lerin içerisinde geliyor ve yazdığım gibi her karakterin kendine has ana özelliği oluyor. Mesela, Meyers, belirli bir süre dikizledikten sonra bıçağını kaldırıp tek vuruşta kurbanı yere düşürebiliyor. Karakter özelliğini kullanmadığı zaman katiller, M1 yaparak önce kurbanı yaralıyor, ikinci M1’inde ise yere düşürüyor ve akabinde kancaya asıyor.

Toksiklik

Toksiklik denildiği zaman akla ilk gelen CS olabilir, inanmayacaksınız belki ama Dead By Daylight oyuncu topluluğu da en az CS oyuncuları kadar toksik. Asılan kanca önünde kamp kuran, kurtularılmalara izin vermeyen katiller, kaçabildiği takdirde eğilip kalkarak t-bag yapan kurbanlar derken, oyun amacından çıkarak toksik bir hal alıyor. Yine de bir şekilde bu oyuna bulaşanlar, Dead By Daylight‘tan vazgeçemiyor.

Neden bu oyunu oynuyoruz?

Öncelikle oyunu ilk oynadığım zamanlarda çarpıntıdan jeneratör tamir edemediğimi hatırlıyorum. Katil peşinize düştüğünde gelen kovalamaca sesi, katil yakınlarınızdayken gelen o kalp atışı sesi gerçekten sizi oyunu oynadığınız alandaki kurban psikolojisine sokuyor. Başta kolay ve eğlenceli olarak görünse de, oyun içerisindeki güncellemeler ve devinimler, oyunu sürekli canlı tutuyor. Bu oyunu gün aşırı oynuyorsanız, oyunda başarılı olmanız için güncellemeleri de takip etmeniz gerekiyor.

Bir yandan bu kadar acı verirken oyun, başardığınızda sadece kendinizi değil, tanımadığınız birisini de o çıkış kapısından çıkardığınızda kendinizi iyi hissediyorsunuz. Oyundaki başarımlarla, sahip olduğunuz rankla ve seviyenizle de oyun içi statüye sahip olmuş oluyorsunuz.

Zaman zaman oldukça komik ve eğlenceli sahnelere de şahit olabiliyorsunuz oyunu oynarken. Özellikle oyuna öldürmek için değil, eğlenmek için gelen katiller ortaya çok komik sahneler çıkartabiliyor. Öyle zamanlarda gerçekten oyun sizin vazgeçilmeziniz oluyor ama toksiklik sürecinde de bir düşündürtmüyor değil.

Dead By Daylight oyun tasarımcıları, neredeyse her hafta Twitch‘te yaptıkları ve yapacakları güncellemeleri yayın niteliğinde sevenleri ile buluşturuyor. Gerçekten oyun kitlesini dinleyen ve bu alanda değişimler yapan bir ekip olduğu için önemsenmediğiniz hissiyatına kapılmıyorsunuz. Yenilikler ve DLC’ler öncelikle Test Server’ına geliyor. Burada oyuncular deneme sürümünü indirdikleri takdirde ücretsiz bir şekilde yeni haritaları, katilleri ve kurbanları deneyebiliyorlar. Ardından DBD (Dead By Daylight) küçük bir anket düzenliyor ve deneme sürümünü deneyen oyunculardan geri dönüş alıyor, devamında yeni gelecek olan güncellemeye çeki düzen veriyorlar.

Son dönemde kendi serverlarına geçen DBD, artık katili oynayan kişinin internetine bağlı kalmayarak, kurban olsun, katil olsun, bütün oyuncuların ping sıkıntısına çözüm getirmiş olarak görünüyor. Bu da oyun kalitesini daha çok arttırıyor.

Eğer eğlenmesini bilen, çabuk sinirlenmeyen ve her durumdan keyif alan bir oyun ekibiniz varsa, Dead By Daylight oyununa göz atmanızı tavsiye ederim. Hem kendi aranızda oynayabiliyorsunuz, hem de online olarak başka insanlarla birlikte oynayabiliyorsunuz. Her türlü keyifli.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here