Dünya tarihinin en büyük oyun yazarlarından biri olan William Shakespeare, 1564 yılında İngiltere’nin Stratford-Upon-Avon kasabasında doğdu. Eserleri bütün büyük dillere çevrilen ve dünya genelinde büyük bir beğeniyle okunan bu büyük şairin, ismi herkes tarafından bilinse de yaşam öyküsü çok bilinmemekte. Shakespeare’in yaşam ve kariyer öyküsüne hep birlikte göz atalım:

Doğduğu Stratford’da eğitim gören Shakespeare, 18 yaşına geldiğinde Anne Hathaway ile evlendi. Bu evliliğin ardından Stratford’u terk eden Shakespeare’in hayatına dair 1592 yılına kadar bilgi bulunmamaktadır. Oyun yazmaya ne zaman başladığı pek bilinmese de 1592 yılında bir oyun yazarının yazdığı bir kitapçıkta Shakespeare’den bahsetmesi ve onu, başkalarının oyunlarını çalmakla suçlaması dolayısıyla Shakespeare’in bu sırada bir tiyatro topluluğunda yazar ve oyuncu olarak çalıştığı düşünülmektedir. Bu yıllarda Chamberlain topluluğunun önemli bir oyuncusu olarak bulunuyordu ve 1594 yılına geldiğimizde oyunları yayımlanmaya başlamıştı. 1600’lü yılların ilk çeyreğinde doğduğu kasabaya geri döndü ve çalışmalarını burada sürdürdü. Yaşamının bu dönemine ait fazla bilgi olmasa da 52 yaşında ölene kadar burada yaşadığı bilinmektedir.

Shakespeare, her biri birbirinden farklı komedi ve trajediler yazdı. Bu komedi ve trajediler incelendiğinde baş karakterlerin davalarına son derece adanmış ve aşırı derecede coşkulu oldukları görülür. Shakespeare’in trajik karakterlerine ve şiirlerine bakıldığında hissedilen duygu yükü göz ardı edilemeyecek kadar büyüktür. Hem tiyatro eserlerinde hem de şiirlerinde genellikle tarihi olaylara ve mitolojiye atıfta bulunur. Babasının intikamı için yaşayan Hamlet karakterini, yukarıda bahsettiğimiz “davalarına adanmış karakterlere” örnek olarak verebiliriz.

“Olmak ya da olmamak, işte bütün mesele bu! 
Düşüncemizin katlanması mı güzel, 
Zalim kaderin yumruklarına, oklarına 
Yoksa diretip bela denizlerine karşı 
Dur, yeter! Demesi mi? 
Kim dayanabilir zamanın kırbacına? 
Zorbanın kahrına, gururunun çiğnenmesine, 
Sevgisinin kepaze edilmesine 
Kanunların bu kadar yavaş 
Yüzsüzlüğün bu kadar çabuk yürümesine 
Bilinç böyle korkak ediyor hepimizi: 
Düşüncenin soluk ışığı bulandırıyor 
Yürekten gelenin doğal rengini. 
Ve nice büyük, yiğitçe atılışlar 
Yollarını değiştirip bu yüzden. 
Bir iş, bir eylem olma gücünü yitiriyorlar.”

Shakespeare, yaşamı boyunca 38 oyun, 154 sone, iki uzun öykü şiir yazdı. Komedi, trajedi ve romantik oyunlarda pek çok başarılı yazar vardır ama hiçbiri Shakespare gibi bunların tümünde birden başarılı olamamıştır. Yarattığı karakterler bir “edebi karakter” değil de insanların tanıştığı, konuştuğu, içlerinden biri olarak gördüğü karakterler gibidir. “Romeo ve Juliet”, “Hamlet”, “Macbeth”, “Othello” yazdığı mükemmel eserlerin başlıcalarıdır. Kısa sayılabilecek ömrüne sığdırdığı bu mükemmel yapıtlarla tarihte büyük bir iz bırakmış ve “ölümsüz” olmuştur.

Olmak ya da olmamak, işte bütün mesele bu.

 

Denizler gibi derin sana olan sevgim.
Sana ne kadar verirsem, o kadar çoğalıyor bende kalan,
Sonsuz çünkü ikisi de.

 

Ey kavgacı sevgi!
Ey sevilen nefret!
Ey hiçten yaratılan şeyler!
Ey ağır hafiflik! Ciddî hoppalık!
Güzel şekillerin biçimsiz kargaşası!
Kurşun tüy, parlak duman,soğuk ateş,hasta sağlık!
Hep uyanık uyku!
Ey kendisi olmayan!
Duyarım bu sevgiyi, ama zevk alamam ondan.

 

Nefretten neler doğuyor, ama daha çoktur sevgiden doğan.

 

Her düşünceni dile getirme,
Sana yakışmayan hiçbir düşünceyi hayata geçirme.
Samimi ol fakat asla basit davranma.

 

Şimdi olacaksa bir şey yarına kalmaz, Yarına kalacaksa bugün olmaz. Bütün mesele hazır olmakta. Madem hiçbir insan bırakıp gideceği şeyin gerçekten sahibi olmamış; Erken bırakmışsın ne çıkar, ne olacaksa olsun.

Kaynaklar: 123

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here