Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
41

Stefan Zweig “İnsanlığın Yıldızının Parladığı Anlar” adlı deneme kitabında insanların büyülü anlarından söz eder; insanların kaderini belirleyen, yaşantısını değiştiren bir tek takvime veya bir güne hatta ve hatta bir dakikaya sığan ilham almamızı sağlayacak parıltılı anlardan. Olağanüstü Bir Gece’deki kahramanımız Baron Von R. böyle parıltılı bi anı deneyimlemiştir; onun bu parıltı anındaki duygu yoğunlaşması onun körelmiş duygularının alevlenmesine ve insanları, insanlığı içinde hissetmesine yol açmıştır.

Baron Von R’nin yaşadığı dünya aslında hiçbirimize yabancı olmayan bir modern dünya portresidir; modern toplumun değerlerinin insanları tek kalıp halinde davranmaya zorladığı, insanların bu nedenle gerçek duygularını hissetmek yerine yabancı birtakım duygularla kendini kandırdığı, özgürlüğün ancak sözde kaldığı, baskının ve hiçliğin insan ruhunu sıkıştırdığı, kayıtsızlığın insanları ele geçirdiği, paranın insanların değerini belirlediği sahte bir 20. yüzyıl portresi. Bu eserin bireyleri gibi modern dünyanın bireyleri olarak biz, kendimize ayrılan rolü oynamak, toplumun seveceği bireyler olmak ve toplumun onayını almak için kendi iç dünyamızdan ödünler veriyoruz. İç dünyamızın gizemli yolculuklarına çıkmak yerine dışarıdaki sahte ortamda barındığımız için duyguların körelmesi kaçınılmaz oluyor, bunun sonucu olarak sahip olduğumuz en değerli şey olan duygularımızdan mahrum kalınca birbirimizle gerçek olan bir duygu alışverişi yapamıyoruz ve birbirimizin duygularını içimizde hissedemiyoruz. Hepimiz Camus’un Mersault’u gibi birbirimize kayıtsızlıkla yaşamımızı idame ettiriyoruz.

İçimizdeki körelen duyguları alevlendirmek istiyoruz içten içe; Baron Von R.’nin yaşadığı gibi bir “insanın yıldızının parladığı” anı arıyoruz, onun kendi iç dünyasıyla bir olduğu dakikayı, yaşamımız boyunca sırf bir kere duyguların çekim gücüne kendimizi kaptırmak için. Bir kez içindeki duyguları özgürce, korkmadan, gururla dışarı vuran insan duyguların gücünü kavrar ve insanın aslında duyguları sayesinde insan olduğu bilincine varır. İnsan olduğumuzun bilincine vardırır. İnsanların empati duygusundan, birbirimizi anlama yeteneğinden uzak olması bu modern dünyada insan olduğumuzun bilincine varamamaktan geliyor. Kim bu duygu akışının içinde olup da insanları hissedemez? Öyküde Baron Von R.’nın yaşadığı olaylar anlatılırken kendimizi onunla özdeştirdik; böyle bir baskı ve korku ortamından uzaklaşmak için onun gibi bir parıltılı an yaşama isteği uyandı; onun tüm hayat görüşünü değiştiren ve kendini duygulara bıraktığı o anı… Onun gibi sokaklarda dolaşırken sokağın gürültüsünü, insanların ruhunu, havanın rahatlatıcılığını, özgürlüğümüzü hissetmek istedik. Bütün dünyadaki sorunların belki de bir balon satan kişiye yardım edip onun da bizim gibi mutlu olmasını sağlayarak çözüleceğine inanıyoruz çünkü Zweig’ın belirttiği gibi “Birilerini sevindirmenin ve bundan sevinç duymanın ne kadar kolay olduğunu hissediyordum; insanın kendini açması yeterliydi.” Belki de Sait Faik’in dediği gibi “Dünyayı güzellik kurtaracak, bir insanı sevmekle başlayacak her şey.” İnsanın kendini açabilmesi için kendi iç dünyasına yolculuk yapması, orada kendini bulması gerekir; içimizde insan olmanın huzuru var ancak dışımızdaki baskılar, korkular, para, sahte duygular, modern dünya bize sadece fazladan yük oluşturuyor ve ruhumuzu ağırlaştırıyor. Belki de Baron balonları serbest bırakırken kendi gereksiz yüklerinden kurtarmıştır. Stefan Zweig’ın kitabın sonunda vurguladığı çarpıcı cümlesinden de anlayacağımız üzere;

“Bir kere kendini bulmuş olanın yeryüzünde yitirecek bir şeyi yoktur artık. Ve bir kez kendi içindeki insanı anlamış olan bütün insanları anlar.”

Kaynak:

Stefan Zweig, Olağanüstü Bir Gece, İş Bankası Kültür Yayınları
Stefan Zweig, İnsanlığın Yıldızının Parıldadığı Anlar, Can Yayınları
Sait Faik Abasıyanık, Alemdağ’da Var Bir Yılan, İş Bankası Kültür Yayınları

Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
41

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here