Aşk, tutku, duygusallık temaları üzerine yoğunlaşılması ile doğan romantik film kategorisi, en sevilen türler arasına adını yazdırmayı çoktan başarmıştır. Bu filmler, belirli bir alan içinde ve  sınırlı fikir olanağıyla, bir dönem için tahmin edilebilir olarak varlığını sürdürse de kısa süre içinde şaha kalkmayı bilmiştir. Biraz fantastik, biraz bilim kurguya kaçan ancak romantizmin gerçekliğinden uzaklaşmayan filmleri sizin için derledik. İyi seyirler…

1. The Age of Adaline (2005)

Adaline Bowman, trafik kazası geçirir ve artık asla yaşlanmayan biri olarak yaşamını sürdürmeye başlar. Tıbbi bir açıklama getirilemeyen durumda olan Adaline, insanlardan bunu gizlemek için devamlı yer değiştirmek zorundadır. Tüm bu zaman içinde de aşk, umut, hayal kırıklıkları her insan gibi onu da etkisi altına alır.

Filmin başrollerini Gossip Girl‘ün unutulmaz yıldızı Blake Lively ve Game Of Thrones‘ten aşina olduğumuz yakışıklı aktör Michiel Huisman paylaşıyor. Yönetmen koltuğunda ise Lee Toland Krieger‘in oturduğu film, sıra dışı senaryosu ile dikkat çekiyor. Tüm bu fantastik hikâye içinde film acımasız tesadüfleri ve aşk dolu karakterleri ile izleyicisini masalsı bir seyahate davet ediyor.

2. The Curious Case of Benjamin Button (2008)

Benjamin Button, 86 yaşındaki insanların fiziksel özelliklerine sahip olan bir bebek olarak dünyaya geliyor. Doğum sırasında annesi ölen, babası tarafından huzurevinin önüne bırakılan Button’ın, Queenie çiftinin gözetimine girmesiyle dünya ile tanışma macerası başlıyor. Benjamin Button aslında zamanı tersten akan bir hayatın hikâyesini izleyenlere sunuyor. Bu tuhaf yaşamın içinde en romantik günlerini, yıllardır tanıdığı Daisy ile geçiriyor.

The Curious Case of Benjamin Button, F. Scott Fitzgerald’ın 1922 yılında yazılmış öyküsünden beyaz perdeye uyarlanıyor. Brad Pitt ve Cate Blanchett‘in muhteşem performanslarını izlediğimiz film, usta yönetmen David Fincher‘ın bakışı ile izleyiciyi başka bir boyuta götürüyor. Film, En İyi Yapım Tasarımı, En İyi Görsel Efekt, En İyi Makyaj ve Saç Tasarımı Oscar’larının sahibi olmasının yanı sıra dünya çapında pek çok ödül törenine de damgasını vurmuştur.

3. Eternal Sunshine of the Spotless Mind (2004)

Joel Barish ve Clementine Kruczynski 2 yıllık ilişkilerini bitirme kararı aldıktan sonra birbirlerine dair izlerden kurtulmak için oldukça farklı bir yöntem tercih ederler. Çift birbirlerine dair anılarını sildirmek için tıbbi bir prosedürden geçer. Ancak geçmişten kurtulmak sanıldığından daha zordur ve iki aşığın yolları tekrardan kesişecektir.

Filmde Kate Winslet ve Jim Carrey‘nin büyüleyici performanslarına Elijah Wood, Mark Ruffalo, Kristen Dunst gibi başarılı isimler eşlik ediyor. Yönetmen Michel Gondry‘nin elinden çıkan film, 2005 yılında En İyi Özgün Senaryo Oscar’ının da sahibi oldu. Hüzün, eğlence ve romantizmin iç içe geçtiği Eternal Sunshine of the Spotless Mind, klasiklerin dışında senaryosu ile izleyici için tekrar tekrar izlenesi bir etki yaratıyor.

4. Equals (2015)

İnsanların tüm duygularından arındırıldığı distopik bir gelecekte insanlar robotik bir şekilde yaşamını sürdürmektedir. Fakirlik, şiddet gibi tüm olumsuzluklardan kaçmak için güzel duygularından da soyutlanmış insanoğlu, sadece hayatta kalmak için programlanmıştır. Tüm bu tekdüze dünyada Silas ve Nia ise gizemli bir hastalık sonucu duygularını geri kazanırlar. Birbirlerine aşık olan ikili topluma karşı aşklarını savunmak zorundadır.

Başrollerinde Nicholas Hoult ve Kristen Stewart‘ın olduğu filmin yönetmen koltuğunda ise Drake Doremus‘u görüyoruz. Film ilk etapta oyuncu kadrosu ve distopik hikâyesi ile dikkatleri çekmeyi başarıyor. Görsellik, kostüm gibi yapısal noktaları ile başarı yakalayan Equals, işleyişi ile izleyenlerde maalesef beklenen etkiyi yaratamıyor.

5. Edward Scissorhands (1990)

Mucidinin ölümünden dolayı elleri makas halinde kalmış yapay bir adam olan Edward, evli ve 2 çocuklu bir kadın olan Peg ile karşılaştıktan sonra samimi ve gerçek bir dünyaya adım atar. Edward insanların sıradan olan yaşamına uyum sağladığı bu süreçte masum bir aşkın da kahramanı olmuştur.

Tim Burton-Johnny Depp işbirliğinin bir ürünü olan filmde gotik bir dünyaya gidiyoruz. Depp’in iç burkan oyunculuğunun yanında, Burton’ın yalnızlıklık ve hayal kırıklıkları ile dolu dünyası bir bütün olarak filmin atmosferini oluşturuyor. Aynı zamanda Winona Ryder, Dianne Wiest gibi isimleri gördüğümüz filmdeki Edward karakteri, toplum içinde farklı olmaya dair sorgulamaları tetikleyen etkili bir karakter olarak, izleyicisini düşünmeye sevk ediyor.

6. Sen Aydınlatırsın Geceyi (2013)

Sen Aydınlatırsın Geceyi, izleyicisini zamanı durdurmadan duvarların ötesini görebilmeye, gözünden kan gelen insanlardan devlere kadar bambaşka özelliklere sahip insanlarla dolu bir kasabaya konuk ediyor. Ütopik bir dünyada yaşayan insanların sıradanlaştırılmış hayatlarını, hüzün dolu bir atmosfer içinde izleyeceğimiz filmde; Cemal, Yasemin ve Defne ile insanlığa dair 3 farklı pencereye şahitlik ediyoruz.

Onur Ünlü sinemasının en karakteristik ve etkili filmlerin olan Sen Aydınlatırsın Geceyi başarılı bir kara mizah örneği. Ayrıca film Ali Atay, Demet Evgar, Ahmet Mümtaz Taylan, Damla Sönmez, Serkan Keskin, Nadir Sarıbacak ve daha bir çok başarılı ismi bir araya getirmesinden dolayı kendini farklı bir yere taşıyor. Müziklerinden, senaryosuna kadar bambaşka bir bakışa sahip film; drama, fantastik ve romantizmi iç içe sunan etkili sinema yapıtı.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here