Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
2

Bugün konumuz sinemamızın dahi çocuğu. O dahi çocuğun önce  hayatına sonra filmlerine odaklanacağız. Türk sinemasını nasıl şaha kaldırdığı, filmlerinin her birinin kalbimizde ne kadar özel bir yere sahip olduğu su götürmez bir gerçek. Peki kimdir bu Nuri Bilge Ceylan?

1959 yılında İstanbul’da dünyaya gelen yönetmen çocukluk yıllarını Çanakkale’de geçirmiştir. Söz konusu eğitim hayatı olunca ise İstanbul’a dönüp İstanbul’da ilkokul öğretimine başlamıştır. Boğaziçi Üniversitesinin Elektrik Mühendisliği bölümünü kazanan Ceylan’ın hayali gerçekten bu muydu? Üniversite yıllarında seçmeli olarak sinema dersleri almaya başlayan yönetmen, beyaz perdeye olan tutkusuyla bu şekilde tanışmıştır. Okul bitti, peki şimdi ne yapacaktı? Bir yandan fotoğrafçılık ile ilgilenip bir yandan Mimar Sinan Üniversitesinde Sinema okumaya başladı. Ve o günden itibaren sinemayı hiç ama hiç bırakmadı.

Zamanı gelmişti artık, bir projesi vardı. “Koza” isimli ilk kısa filmini çekti ve film, 1995 yılında Cannes Film Festivali‘nden ödülle döndü ve aynı zamanda ödül alan ilk  kısa metrajlı Türk film olarak adını tarihe altın harflerle yazdırdı. İşte olmuştu, Cannes Film Festivali’nin kapıları Ceylan’a açılmıştı artık ve kapanmaya hiç niyeti yoktu. Sadece Cannes değil katıldığı tüm festivallerden ödülle dönmeye ve koltuklarımızı bol bol kabartmaya başlamıştı. Artık o herkesin yakından tanıdığı ve sevdiği bir yönetmene, bir sanat aşığına dönüşmüştü. Ardı ardına gelen başarılarını saymakla bitiremez, filmlerini övmeye kalkarsak sabahı zor ederiz. Bu yüzden gelin biz bahsetmeyi burada bırakıp topu size atalım. Şimdi Nuri Bilge Ceylan’ın birbirinden vurucu filmlerinin satırlarında kaybolma zamanı. Sizi buradan “uzak” bir yere bir “kasabaya” götürüp “kış uykusunun” kollarına bırakacağız. Belki geçerken bir de Anadolu‘ya uğrarız. Evi, odası ve kitapları neredeyse oralı olduğunu düşünenler için bir liste hazırladık. İşte sizin için seçtiğimiz birbirinden etkileyici Nuri Bilge Ceylan filmlerinin unutulmaz replikleri. Keyifli okumalar!

 

“Karşımızdakini olduğu gibi görmeyip onu Tanrılaştırmak, sonra da sanki böyle bir tanrı olabilirmiş de olmuyormuş diye ona kızmak…” -Kış Uykusu

“Herkes yaptığının cezasını çekiyor, çocuklar ise büyüklerin günahlarını…” -Bir Zamanlar Anadolu’da

“Bazı insanlar çok uzaktalar. Bizim asla gidemeyeceğimiz yerdeler.” -Uzak

“Valla ben evim, odam, kitaplarım neredeyse kendimi oralı hissederim; başka bir yere de ihtiyaç duymam. Ya bu insanın kendine bir dünya yaratabilme, kendini oyalayabilme yeteneği ile ilgili bir şey. Sıkılmak ne demekmiş ya? Sıkılmak için hiçbir zaman bir saniye vaktim olmadı benim. Ayrıca sıkılmak denen duygunun son derece lüks bir duygu olduğunu düşünüyorum bugünkü şartlar altında.” -Kış Uykusu

“Güçlüsün, dünyayı yerinden oynatabilirmişsin gibi geliyor. Gel gelelim dünyanın umurunda olmayan, hapisten farksız bu kasabada yaşamak zorundasın. Sağa bak ağaç sola bak ağaç, gitmeyip de ne yapacaksın.” -Kasaba

“Bu alet (kamera) insanın yüzündeki çizgileri daha çok mu gösteriyor Muzaffer?” -Mayıs Sıkıntısı

“-Ya doktor, bir insan bi başkasını cezalandırmak için hakkaten kendini öldürebilir mi doktor? Olabilir mi böyle bir şey ya, he?
+Zaten intiharların çoğu başka birini cezalandırmak için yapılmıyor mu, savcı bey?”  -Bir Zamanlar Anadolu’da

“Kafasında daha fazla fikir barındıran biri, diğerlerinden daha eylemci sayılır. Hiçbir şey yapmasa bile.” -Kış Uykusu

“– Hava yağacak galiba, gök gürüldüyor.
+ Filmden geliyor o ses.” -Mayıs Sıkıntısı

Kaynak 1, 2, 3, 4

Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
2

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here