Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
52

Nota, müzikal sesleri simgeleyen işaretlerdir. Bir başka deyişle temel frekanslara verilen addır. Nota sözcüğü, bir fikri daha sonra hatırlamak için işaretler ile onu temsil edecek biçimde yazıp dökmeyi anlatır. Gelin sizlerle notaların tarihçesine bir göz atalım. Müzikteki matematiksel gizemi keşfederek yazıya dökmenin temeli, ünlü matematikçi Pisagor tarafından atılmıştır. Kaynaklara göre, bir demir ustasının demir döverken kullandığı aletlerinin farklı sesler çıkardığını fark eden Pisagor, ustaya çeşitli aletler kullandırmış ve çıkan bu sesleri inceleyip kayıt altına almıştır.

Buna karşın, notalama sistemi Batı’ya 9. yüzyılın başlarına kadar uğramadı. Bu süreçte kulaktan kulağa aktarılan eserler, yazılı olmadıkları için değişime uğruyor, bir müddet sonra da kayboluyordu. Bu nedenle de müziğin gelişmesi ve yayılması pek mümkün olmuyordu.

9. yüzyılın ikinci yarısında ilk nota sistemi ortaya çıksa da, 11. yüzyılda Arezzo’lu Guido’nun, notaların üzerine dizildiği beş çizgiden oluşan porte’yi kullanmasıyla, notaların yüksekliği (do, re, mi,fa,sol…) ve süresi (birlik, ikilik, dörtlük,beşlik…) kesin biçimde belirlenebilir hale geldi. Nota isimlerinin ilk ortaya çıkışı da rahip Guido tarafından oluşturulan bir sistem ile başlamıştır (Si notası hariç). Arezzo bu adları Aziz Lohannes Battista ilahisindeki mısraların ilk hecelerinden alarak isimlendirmiştir. Yedinci ismi bir süre ”B” olarak kalmış, sonradan 13. yüzyılda Sanete Lohannes kelimelerinin baş harflerinden meydana gelen ”si” ismini almıştır.

İngilizce’de ve Almanca’da notalar harflerle gösterildi.

(C=do, D=re, E=mi, F=fa, G=sol, A=la, B=si-ingilizce.-, H=si-almanca.-). 

İlk zamanlarda Do notası ‘’Ut‘’ olarak söylendiği için okunuşta bazı sıkıntılara yol açıyordu. Bu sıkıntıyı ortadan kaldırmak amacıyla Ut ismi  do” olarak değiştirildi. Ancak Almanca gibi bazı dillerde Ut olarak da kullanılmaktadır.

Guido, elinin parmaklarındaki girinti ve çıkıntılara metnin ilk hecelerini yazmış, böylece müzikte bir gam dizisinin sekiz sesini birden sergilemiştir. Bu yöntem müzik tarihinde Guido’nun Eli olarak bilinir.

Notaların bulunması müziğin pratikte uygulanmasını daha basit bir hale getirdi. Bu sayede besteciler bir çok enstrüman için beste yapabildi. Ayrıca nota sistemi, müziği evrenselleştirerek önünü de açtı. İnsanlar, sadece notalara bakarak parçaları çalabilecek konuma geldiler.

Nota sistemi, 17. yüzyıla kadar sürekli bir gelişim halindeydi. 17. yüzyılda tamamlandıktan sonra dünyada yayılmaya başladı. İlk olarak Avrupa’da büyük bir ilgi toplayan bu sistem, Avrupa üzerinden dünyanın geri kalanına yayıldı.

Fakat günümüzde bu sistemin halen geliştirilerek kullanıldığını ve üzerinde yapılan araştırmaların devam ettiğini de unutmamamız gerekir.

Kaynak: 1  3

 

 

Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
52

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here