Garanti Caz Yeşili: Alice Phoebe Lou

5 Nisan Cuma, Kapı: 21.00, Konser: 22.00

6 Nisan Cumartesi, Kapı: 21.30, Konser: 22.30

Güney Afrika doğumlu, Berlin’de yaşayan, özgür ruhunu indie folk, caz ve blues’la besleyen şarkıcı ve şarkı sözü yazarı Alice Phoebe Lou, doğduğu Güney Afrika’nın sımsıcak ikliminde, piyano dersleri alırken, bir başına gitar çalmayı öğrendi. Paris ve Amsterdam arasında mekik dokuduğu dönemin ardından, tarih boyunca birçok müzisyen ve sanatçı için kendini yeniden keşfetme noktası olan Berlin’e taşındı. Folk, blues, caz ve elektronik müzikten aldığı ilhamla 2014’te ilk kısa çaları ‘Momentum’u yayımladı. Kısa çalarda yer alan şarkısı “Fiery Heart, Fiery Mind”, 2015’te Los Angeles Film Festivali’nden Jüri Özel Ödülü’yle dönen ‘Ayanda’ isimli filmde kulakların pasını sildi. TEDx performansıyla büyük plak şirketlerini peşinden koşturdu, “Live at Grüner Salon” isimli konser albümünün satışından yarattığı kaynakla 2016’da yayımlanan ilk albümü ‘Orbit’i kaydetti. Matteo Pavesi ve Jian Kellett-Liew yapımcılığında kaydedilen ‘Orbit’le Almanya Eleştirmenlerin Şeçimi Ödülleri’nde En İyi Kadın Sanatçı adaylığı elde etti. 2017’de yayımladığı kısa çaları ‘Sola’da yer alan şarkısı “She”, belgesel film ‘Bombshell: The Hedy Lamarr Story’ye “En İyi Orijinal Şarkı” dalında Akademi Ödülü aday adaylığı getirdi. Alice Phoebe Lou, 8 Mart’ta yayımlanacak yeni albümü ‘Paper Castles’ın turnesi ve Garanti Caz Yeşili kapsamında, 5 ve 6 Nisan’da, İstanbul’da ilk kez dinleyici ile Salon’da buluşuyor.

The Limiñanas

13 Nisan Cumartesi

Kapı: 21.30, Konser: 22.30

Serge Gainsbourg & Jane Birkin’in 21. yüzyıldaki yansıması, Fransız rock’n roll çifti Marie (davul, vokal) & Lionel Limiñana (gitar, bas gitar, org, vokal) The Velvet Underground, Suicide, The Stooges, Nick Cave ve Serge Gainsbourg’un rock’n roll tavırlarına adeta tapıyorlardı. 60’lar ve 70’lerin müzik devrimini alıp Frankofon ruhuyla modern zamanlara uyarladılar. Saykedelik rock, garaj rock, blues, 60’ların Fransızca popu ve altın çağı dönemindeki İtalyan “giallo” filmlerinin müziklerinden ilham aldılar. 2010’da kendi isimlerini taşıyan ilk albümlerini yayımladılar. Bu albümü, 2012’de ‘Crystal Anis’ ve 2013’te ‘Costa Blanca’ albümleri izledi. 2015’te, yollarının sıkça kesişeceği Fransız gitarist Pascal Comelade ile ‘Traité de Guitarres Triolectiques’ albümünü yayımladılar. Ünlerini Fransa sınırlarının çok ötesine taşıdıkları an ise, 2016’da yayımlanan albümleri ‘Malamore’ oldu. Eski Joy Division ve New Order üyesi Peter Hook bu albümde, alametifarikası baslarıyla ‘Garden of Love’ isimli şarkıda ikiliye eşlik etti. 2017 yılında İstanbul’a

ilk selamlarını, yayımladıkları kısa çalarları ‘Istanbul is Sleepy’ ile verdiler. Buram buram vintage kokan sound’larını zirveye taşıdıkları âna, Anton Newcombe’un yapımcılığını üstlendiği, eski dost Peter Hook’la tekrar buluştukları, ünlü aktris Emmanuelle Seigner’nin konuk olduğu şimdilik son albümleri ‘Shadow People’la 2018’de tanıklık ettik. Rock’n roll’u yaşayan ve yaşatan The Limiñanas, ilk İstanbul konseri için 13 Nisan’da Salon’a geliyor.

Jakuzi “Hata Payı” İlk Konser

16 Nisan Salı & 17 Nisan Çarşamba

Kapı: 20.30, Konser: 21.30

Jakuzi, Kutay Soyocak ve Taner Yücel tarafından 2016 yılında kuruldu. Akıllara kolayca kazınan synthesizer’lar ve Kutay Soyocak’ın nev-i şahsına münhasır vokaliyle yıldırım aşkı başladı. Taner Yücel’in prodüktörlüğünde ilk albüm ‘Fantezi Müzik’, ismiyle müsemma olarak önce Domuz Records tarafından kaset formatında yayımlamasının ardından, 2017 yılının başında bu sefer Berlin menşeli City Slang Records tarafından yeni şarkılarla birlikte yayımlandı. Yerli sahnenin gözbebeğine dönüşen Jakuzi, ‘Fantezi Müzik’le uluslararası prestijli mecralarda kendine yer buldu. Paris, Londra, Berlin gibi şehirlerde ve Primavera Club, Donaufest, Synästhesie, Pop Kultur gibi birçok büyük festivalde sahne aldı. Taner Yücel’in sahne ve grup üyeliğinden ayrılıp prodüktör ve besteci olarak bulunduğu Jakuzi yolculuğuna, 5 Nisan’da çıkacak yeni albüm ‘Hata Payı’ ile devam ediyor. Albüm, alışılmıştan daha karanlık bir yolda new-wave, post-punk, darkwave, krautrock ve lo-fi seslerini bir araya toplayacak. Salon’da gerçekleştirdiği tüm konserlerin biletleri tamamen tükenen Jakuzi, yeni albümü ‘Hata Payı’nın ilk konserleri ile bir kez daha, 16 ve 17 Nisan’da iki konserle Salon’da.

Marissa Nadler

18 Nisan Perşembe & 19 Nisan Cuma

Kapı: 20.30, Konser: 21.30

ABDli şarkıcı, söz yazarı Marissa Nadler, “dream folk” janrını literatüre sokan müzisyenlerden biri olarak görülüyor. İlk albümü “Ballads of Living and Dying”i 2004’te yayımlayan ve bir sene sonrasında “The Saga of Mayflower May”i, 2007’de ise “Songs III: Bird on the Water” albümünü yayımlayan Marissa Nadler, 2008’de Boston Music Awards’da “Outstanding Singer-Songwriter of the Year” ödülünü kazandı. 2010’da black metal grubu Xasthur’un son albümüne vokalleriyle katkıda bulundu. 2012’de Salon izleyicisinin bir diğer sevgilisi Angel Olsen ile iki ortak cover’a imza attı. 2014’te Father John Misty ile işbirliği yaptı, birbirlerinin şarkılarını yeniden yorumlayarak yeni bir dil yarattılar. Sekizinci stüdyo albümü “For My Crimes”, 2018’in Eylül ayında yayımlandı. Leonard Cohen cover’ı “Famous Blue Raincoat” ile yediden yetmişe, her türün dinleyicisinin sevgisini kazanan Marissa Nadler, 2013’te Türkiye’de ilk defa sahne aldığı Salon’a bir kez daha konuk oluyor, 18 ve 19 Nisan’da iki konserle İstanbullu izleyicisiyle kavuşuyor.

Seafret

20 Nisan Cumartesi

Kapı: 21.30, Konser: 22.30

Vokalist Jack Sedman ve gitarist Harry Draper’dan mütevellit İngiliz indie-pop ikilisi Seafret, buğulu olduğu kadar ümit dolu bir müzik yapıyor. 2014’te ilk kısa çalarları ‘Give Me Something’i, 2015’te ise ikinci kısa çalarları ‘Oceans’ı yayımladılar. Game of Thrones’un Arya’sı Maisie Williams’ın başrolde olduğu ilk teklilerinin klibi ‘Oceans’, YouTube’da 66 milyondan fazla izlendi, tekli ise Spotify’da 74 milyondan fazla dinlendi. 2016’da yayımladıkları ilk albümleri ‘Tell Me It’s Real’ ile İngiltere müzik listelerinde 59. sıraya yükselerek hayran kitlelerini iyice genişlettiler. 2018’in Eylül ayında yeni kısa çalarları ‘Monsters’la müzikal kimliklerini daha görkemli bir yapıyla yenilediler. 2019’un Şubat ayında yayımlayacakları yeni teklileri ‘Loving You’, Seafret için yeni bir dönemin ve yepyeni bir albümün, dinleyiciler için ise çalma listelerinde assolist olacak yeni bir şarkının habercisi. 2017’deki biletleri tükenen konserlerinin ardından Peçeteye İstek’in favorilerinden biri olan Seafret, İstanbullu dinleyicileriyle hasret gidermek için 20 Nisan’da ikinci kez Salon’da.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here