“Yalnız kalmayı seven ve yalnız kalan bir insanım. Bu da aslında hüzün meselesini kendiliğinden getiriyor. Yalnız kalabildiğiniz zaman kendinize düşmeye meyilli oluyorsunuz ama bir yandan da o hüzün, zaten huzuru daha kıymetli kılıyor ya da huzur, hüznü kıymetli kılıyor. İkisine de ihtiyacımız var bir şekilde, öfkeye de neşeye de ihtiyacımız olduğu gibi.”

Nilipek, müziğindeki huzur ve hüzün arasındaki dengeyi Milliyet röportajında bu şekilde açıklamıştı. Yetenekli müzisyen, gerçekten de her parçasında bu iki hissiyata erişebileceğimiz bir müzik yapıyor!

Onun bu özgünlüğü ise ülkemizin alternatif sahnesinde bu kadar benimsenmesinin en önemli sebebi. Bu anlamda da Batı müziğindeki singer-songwriter anlayışının dingin temsilcilerinden etkilendiği oldukça belli olan şarkıcı, zaten Seden Mestan’la dolmuştayken de belirttiği üzere Jeff Buckley, Nick Drake ve Björk gibi isimlerin hastası. Aynı zamanda Radiohead ve The Doors gibi ikonik gruplardan da esinlenmiş olan sanatçı, ülkemizden ise en çok Şebnem Ferah’ın hikaye anlatıcılığını benimsediğini ifade ediyor.

Güzel İzmir’in Güzel Bostanlı’sında büyüyen Nil İpek HülagüBAL’da okumasının ardından ilk olarak Boğaziçi’nde sonra da Maastricht’te eğitim gördükten sonra ülkemize döndü. Okuduğu bölüm olan psikolojik danışmanlık mesleğini yapmak yerine, yanına gitarını ve ukulelesini alıp genç yaşlardan beri tutkunu olduğu müzisyenlik yoluna baş koydu: İlk başlarda, güzide cover grubu 7 Pink Floydlar ve 2 Prenses’te geri vokallik yapan şarkıcı, daha sonra ise solo kariyerine yönelip 2015 tarihinde ilk albümü Sabah‘ı bizlerle buluşturdu.

5 yıllık bir sürecin sonunda hazırlanmış olan bu albümün ilk bölümü, sanatçının Akustikhane videosunda da tatlı bir şekilde yakındığı üzere gerçekten de “naiflik” ve “huzur” dolu. İkinci kısımdaki şarkılarda ise bir solo sanatçıdan öte, daha çok “grup müziği”ne evrilen eserler dinlediğimizi hissediyoruz.

Albümün açılışını yapan Sağanak Yağmurlu Şarkı, dingin akustik gitar arpejleri ve arka plandaki çocuk sesleriyle dinleyiciyi anında etkileyen bir eser oluyor. Size modern bir Fikret Kızılok eseri dinliyormuş hissi veren bu hikayenin ardındaki anlama ise Listelist videosundan erişebilirsiniz.

Senden Uzakta ise günümüz YouTuber’larının makyaj ya da yemek videolarının yüzde 99’unun arka plan müziği olabilir. Şaka bir yana, şarkıdaki aşırı tatlı ukulele akorları gerçekten de dinleyiciyi pamuk gibi yapabiliyor. Özellikle “Senden uzakta, tatsız çileklerden, tatlı reçeller yaptım sana” kısmı da albümün en çok akılda kalan dizelerinden oluyor. Ayrıca pek değerli sunucu ve sanatçımız Yekta Kopan’ın Noktalı Virgül’de bizzat ukulelesiyle bu parçaya eşlik ettiği samimi performansı da kesinlikle tavsiye ediyoruz.

Kınalıada parçası dikkatli dinlenildiğinde, akorlarının Duman’ın Belki Alışman Lazım klasiğinden fazlaca ilham aldığını hissedebilirsiniz. Şarkı, mızıka kısımlarının yarattığı country folk havasıyla albümün dikkat çeken eserlerinden biri oluyor.

Albüme adını veren Sabah ise sanatçının, röportajda bahsettiği üzere aslında gece boyunca görülen kabus (ya da hayatımızdaki sıkıntılar) sonrasında her zaman “sabah”ın olması ve güneşin doğması (yani sorunlarımızı bir şekilde aşmamız) hakkında bir eser. Aynı zamanda da şarkının sonunda sürekli tekrarlanan bu dizeler ise sanki bize Sakin grubunun eski bir şarkısını dinliyormuşuz hissini veriyor:

“Sabah olsun bak, açarız perdeleri.

Bizi korkutan o sesler, yavaş yavaş susar ve biter.”

Bir dönemin türkçe indie rock efsanesi Sakin grubunu, biraz önce boşuna anmadık: Nilipek’in muazzam Sakin cover’ı olan Hamur İşleri, albümün kesinlikle en değerli eserlerinden biri.

Şarkının orijinali, Seyfi Teoman’ın Bizim Büyük Çaresizliğimiz (2011) güzelliğinin film müziği olarak yayımlanmıştı. Ünlü yazar Barış Bıçakçı, hem bu filmin senaryosunu hem de şarkının sözlerini yazmıştı. Sakin ise Hayat (2008) isimli “mükemmel” bir albüme imza attıktan sonra da bu şarkıyla yine başarısını devam ettirmişti.

Ancak  çok kısa bir süre sonra, resmen art arda yıkıldık: Hem Seyfi Teoman, filmden 1 sonra 35 gibi gencecik bir yaşta aramızdan ayrıldı hem de o şarkıyı yorumlayan Sakin grubu tamamen dağıldı (Bkz. Onurr). Nilipek ise muhtemelen bu sebeplerle şarkıyı acayip “sakin” ve kırgın bir şekilde yorumluyor. Bu sözler ise içimizi acıtıyor: “Kapıyı açasım yok, dışarı çıkasım da.”

Albümün belki de en özel şarkısı olan Gömülür ise şarkıcının Vogue videosunda değindiği üzere “kariyerini değiştirdiğini düşündüğü iki şarkıdan biri”. Özellikle, parçanın nakaratı oldukça ön plana çıkıyor ancak albümün genelindeki şarkılarda ise bu niteliğe pek rastlayamamıştık.

“Güldürür müyüm seni, bıktırır mıyım bilmem.

Baktırır mıyım yüzüme eğer güldürürsem?”

Sözleriyle adeta albümün zirvesine yerleşen bu duygusal eser, 6 buçuk dakikalık süresine rağmen şarkıcının derin bir hisle söylediği vokalleri, gitar akorları, minimalist ksilofonu ve aranjmanıyla akıp gitmeyi başaran bir şarkı haline dönüşüyor.

Ayrıca, albümün enstrümantal açıdan en dolu işi olan Şapka ve sonu biraz fazla uzatılmış olsa da Yeşil Çimler de oldukça dikkat çeken eserler oluyorlar.

Genel olarak ise 5 yıllık bir emeğin sonucu olan bu albüm, hem şarkı sözleri hem de dinleyiciye geçirdiği hissiyatı açısından sanki yağmurlu pazar günlerimize eşlik edebilecek sıcaklıkta bir eser gibi. Ancak maalesef albümün en önemli sıkıntısı ise içerdiği hit sayısının azlığı. 2-3 parça dışında dönüp dönüp dinlenecek çok iş barındırmasa da bir bütün olarak dinlemenin aşırı keyif verdiği bir kayıt bu! Bütün isimlerinle sana bu albüm için teşekkür ediyoruz Nilipek, “Nilipek.”, Ayşegül Nazcan ya da Nil İpek Hülagü!

Kaynak: 1.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here