Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
1

Kurbağa Kermit, Kurabiye Canavarı, Kırpık, Minik Kuş ve Edi ile Büdü… Bu isimleri mutlaka duymuşsunuzdur. Hatta belki de bu isimler, sizi geçmişe götürmüş bile olabilir. Çünkü muhtemelen bu isimlerle çocukluğunuzda tanıştınız. Çocukluğunuzun en güzel zamanlarını televizyon ekranları önünde, bu isimlerin serüvenlerine şahit olarak geçirdiniz. Çocukluğunuzun en ünlü sokağında… Susam Sokağı’nda…

Türkiye’de 1980’li yılların sonlarında yayınlanmaya başlayan Susam Sokağı, ilk olarak 1969 yılında yayın hayatına başladı. Joan Ganz Cooney ve Lloyd Morrisett tarafından yaratılan programda Jim Henson’ın çizgi romanlarda, televizyon ekranlarında ve sinemalarda kendine yer bulan the Muppets karakterleri kullanıldı. Bu karakterlerin maceralarına tanık olduğumuz program, ilk yayın tarihinden itibaren büyük kitlelere ulaştı. Programın yapımcı şirketi, ilk olarak Children’s Television Workshop adı ile bilinse de 2000 yılından itibaren programın adıyla özdeşleşti ve Sesame Workshop olarak varlığını devam ettirdi.

Susam Sokağı fikri 1966 yılında ortaya çıktı. Yaratıcılar Joan Ganz Cooney ve Lloyd Morrisett, çocukları okula hazırlayan bir televizyon programı yapma amacındaydılar. İkili o zamanlardaki okul öncesi yayınların yetersiz ve kötü olduğunu düşünüyorlardı. Bu düşünce ikiliyi oldukça endişelendirdi. Çocukların televizyona ilgisi büyüktü ve bu kötü programlar, bu bağımlılık sayesinde onları kötü etkiliyordu. Bunun üzerine ikili, 1968 yılında harekete geçti ve Children’s Television Workshop (CTW) adında bir şirket kurdu. Kurulan bu şirketin misyonu, çocukların okul öncesi eğitimine katkıda bulunmaktı.

Şiketin bu amacı doğrultusunda Amerikan Federal Hükümeti, Ford Vakfı ve Carnegie Uluslararası Barış Vakfı bir televizyon programı yapmak için bir araya geldi. Ortaya çıkan Susam Sokağı ya da orijinal ismi ile Sesame Street, 10 Kasım 1969 tarihinde televizyonlardaki yayın hayatına giriş yaptı. Susam Sokağı, içeriklerini yapıcı laboratuvar araştırmalarına dayandırıyordu ve bu konuda ilk okul öncesi programıydı.

Diğer çocuk programlarından farklı olan Susam Sokağı, bu farklılıkları sayesinde izleyicilerin beğenisi kazandı. Özellikle Big Bird ya da Minik Kuş, izleyenler tarafından oldukça beğenildi. Öyle ki Minik Kuş, Time dergisinin kapağında bile kendine yer buldu. Programın ünü yayın süresiyle doğru oranda bir artış gösterdi. Program yayın hayatı boyunca 100’den fazla Emmy Ödül Töreni’nde zirveye ulaştı. Hatta aralarında Amerikan Başkanı Richard Nixon’ın da bulunduğu ünlü isimlerin de hayranlığını kazandı.

Programın artan şöhretine karşılık bazı sıkıntılar da yok değildi. Mississippi ilk başlarda, entegre kadrosunu gerekçe göstererek programı yayınlamayı reddetti. Mississippi’ye göre Latin Amerikalılar ve kadınlar programda geçen kalıplaşmış bazı sözlerden şikayetçilerdi. Zaman içerisinde programda bu konuyla alakalı bazı değişiklikler yapıldı. 1981 yılında Federal İletişim Komisyonu, çocuk gösterilerindeki bölüm ve reklam sayısına yönelik ticari düzenlemeler getirdi. Bu olay, programa sağlanan federal yatırımın kesilmesine yol açtı. Ancak bu durum Susam Sokağı’nın sonunu getirmedi. Kitap dergi ve oyuncaklar gibi materyaller reklamsız olarak Susak Sokağı’nı hayranlarıyla buluşturmaya devam etti. Programda işlenen doğum ve çocuk istismarı gibi hassas konular da epeyce tartışıldı.

Programdaki değişiklikler, sadece yapılan eleştirilere yönelik değil aynı zamanda gündem sorunlarını çözmeye de yönelikti. Örnek olarak, obezitenin çocuklar için bir sorun haline geldiği zamanlarda Kurabiye Canavarı, kurabiyenin sadece atıştırmalık bir yiyecek olduğuna ve daha sağlıklı besinlerin de çocuklar tarafından tüketilmesi gerektiğine vurgu yaptı. Genellikle programlarda verilen mesajlar bir şarkı içerisinde verilmekteydi ve böylelikle çocukların şarkılarla eğlenirken toplumsal mesajları da alması amaçlandı.

Susam Sokağı, ilk bölümünden itibaren aynı formatta ilerledi. Bu formatta akıcı ve güçlü bir görselliğin yanında mizah ve müzik yer alıyordu. İlk yayın tarihinden sonra araştırmacıların çoğu program süresinin uzunluğundan dolayı endişelilerdi. Çünkü küçük çocukların dikkatlerini uzun süreli çekmek pek kolay değildi ve 1 saatlik bir program bu konu bazında oldukça uzun bir süreydi. Programın bölümleri, bu sebeple devam eden hikâyeler olarak yazılmıyor, bunun yerine tek bir programda sonuçlanan kısa hikâyeler şeklinde tasarlanıyordu. Bu hikâyeler de daha çok karakterler arası etkileşim ön plandaydı. Bu format, yapımcıların pek çok stili ve karakteri bir arada kullanmasını da kolaşlaştırıyordu.

Programın ilk zamanlarında Muppets karakterlerinin insanlarla etkileşim halinde olmaması da yapımcılar tarafından verilmiş bir karardı. Çocuk psikologlarının önerileri üzerine verilen bu kararın sebebi, çocuklarda oluşabilecek kafa karışıklıklarını ve dikkat dağılmalarını önlemekti. Daha sonraki bölümlerde ise Minik Kuş ve Kırpık insanlarla etkileşime girmeye başladı. Programın formatı 2000 yılına kadar aynı şekilde devam etti. 2000’den sonra ise formatta bazı değişikliklere gidildi. Seyircilerden alınan geri dönütler neticesinde program, hikaye anlatıcılığına daha fazla bağlı olan yeni bir formata geçti.

Programın en belirgin amacı, okul öncesi çocukların eğitimine katkıda bulunmaktı. Bu amacı sağlamak adına yapmaları gereken ilk iş de çocukların programa olan ilgilerini sürdürebilmekti. CTW’nin ilk istişare kurulu başkanı Gerald S. Lesser de bu prensip ile hareket etti. Lesser, televizyonun çocukların eğitimi için bir araç olduğunu düşünüyordu. Lesser’e göre iyi bir çocuk programı yapmak, televizyonun doğru bir şekilde kullanılmasından geçmekteydi. Bunun üzerine Susam Sokağı’nda çocukların dikkatlerini çekebilmek için küçük ama etkili bazı ayarlamalar yapıldı. Programın bölümleri, bu prensip dahilinde yeniden düzenlendi ve sürekli iyileştirme çalışmaları yapıldı. Bu iyileştirme çalışmaları da geniş kapsamlı ve detaylı araştırmalardan geçiyordu. Program, bu presibi benimseyen ve prensip doğrultusunda çalışmalarda bulunan ilk çocuk programı olarak tarihe geçti.

Susam Sokağı’nın yaratıcılarının ve araştırmacılarının bu prensip dahilinde bazı hedefleri vardı. Bu hedefler, zihinsel ve duygusal olarak ikiye ayrılmaktaydı. İlk olarak zihinsel hedefler ön planda tutuldu. Duygusal hedeflere ise dolaylı olarak ulaşılması kararlaştırıldı. Bunun sebebi çocukların öz saygılarını ve yetkinlik duygularını geliştirmekti. Programın ulaşmak istediği ilk seyirci kitlesi, düşük gelirli ailelerin çocuklarıydı. Ekonomik zorluklar elbette ki aile yaşantısını etkilemekteydi ve ailedeki ilişkilerden en çok etkilenenler çocuklardı. Program, bu çocukları okula hazırlamaya öncelik verdi. Program dahilindeki yinelemeler, modellemeler ve mizah bu çocukların gelişime katkıda bulunmak için tasarlandı. Düşük gelirli ailede bulunan çocuklar haricinde diğer seyirci kitlesine ulaşmak için ise farklı düzenlemeler yapıldı. Yetişkinlere yönelik daha sofistike mizah kullanıldı. Kültürel referanslara özen gösterildi. Genel seyirci ilgisini her geçen gün artırmak için ise bazı cesaretlendirici senaryolar yazıldı. Bazı ünlü konuklara programda yer verildi.

İlk sezondan sonra programda daha hassas ve duygusal gündem konularına yönelik bölümler yer aldı. Programa olan çocuk ilgisi az değildi ve onların gündemdeki bazı sorunlara karşı farkındalık sahibi olmaları iyi bir şeydi. Bu sorunlar, programdaki karakterler arasında çıkan bazı anlaşmazlıklar neticesinde ele alındı. Programın sonraki sezonlarında da 11 Eylül saldırıları ve Katrina Kasırgası gibi bu tarz hassas konular ele alınmaya devam etti.

Susam Sokağı’nın etkilerini ve etkinliğini araştırmak için çok fazla çalışmaya imza atıldı. CTW, Eğitim Test Servisi’ni (ETS) bu alanda araştırma yapması için görevlendirdi. ETS’nin 1970 ve 1971 yıllarında yaptığı araştırmalar neticesinde, programın çocukların eğitimine yaptığı katkı oldukça fazlaydı. Üstelik program devam ettikçe bu etki katlanarak artıyordu. Üstelik bu başarıdan dolayı Susam Sokağı, bir reform niteliği taşımaktaydı. Televizyon, genel düşünceye göre çocuklar için sakıncalıydı ve Susam Sokağı, bunu değiştirebilir nitelikteydi. Pek çok eleştirmen, yazar ve araştırmacı Susam Sokağı’nın bu olumlu etkisinin, gelecekteki televizyon programlarını etkileyebileceğine değindi.

Çocuk programı denince akla ilk gelen isim olan Susam Sokağı, uzun yıllardır süren varlığına şu sıralar HBO Kids kanalında devam ediyor. 2016 yılından itibaren yayına devam eden program, yeni nesil çocuklara ulaşmaya ve onları okul öncesi eğitimine katkıda bulunmaya sürdürüyor.

Kaynak: 1

Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
1

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here