İçimizi ısıtan, çocukluğumuzu anımsatan büyülü bir dünya Narnia… Kitapları okuyan veyahut filmleri izleyen herkes o dünyayı düşlemiş; bir kez olsun hikayenin kahramanı olmayı, şömine ateşinin yanı başında, Mr. Tumnus’ın ninnisini dinleyerek dalıp gitmeyi dilemiştir mutlaka. Bir dolap, bir tren, bir tablo aracımız olsun isteriz, o evrene adım atabilmek için.

C.S.Lewis’in yazdığı, 7 kitaptan oluşan bu seri 2005 yılında beyaz perdeye aktarılırken ilk kitap olan “Büyücünün Yeğeni” yok sayılarak film serisine “Aslan, Cadı ve Dolap” ile başlandı. Sonrasında yeniden atlamalar yapılarak “Prens Caspian” ve “Şafak Yıldızının Yolculuğu” uyarlamaları ile devam edildi. Bu yazıda ise filmler ya da film kitap uyumsuzlukları hakkında yorum yapmayacağız; bu büyülü evrende, yılın büyülü zamanlarından biri olan Noel’den elimizdeki bilgilerce bahsedeceğiz.

Beyaz Cadı’nın hükümranlığı süresince Uzun Kış denen bir dönem yaşanır Narnia’da ve Noel asla gelmez. Aslan, Cadı ve Dolap bize bu Uzun Kış’ın sona erişini ve Aslan’ın nasıl tekrar güçlendiğini anlatıyor. Pevensie kardeşlerin Narnia’ya ayak basmasıyla beklenen günler nihayet gelmiştir ve ormanın da yardımıyla Beyaz Cadı/Jadis tahtından indirilecektir.

Tam da bu günlerde, Cadı’nın eski gücünü yavaş yavaş yitirmesiyle Father Christmas çıkar ortaya. Filmde de karşımıza çıkan bu karakter Santa Claus/Noel Baba’dan başkası değildir. C.S.Lewis karakter için kendi yaşadığı İngiltere’de daha yaygın olan Father Christmas ismini tercih etmiştir.

Father Christmas, bildiğimiz gibi hediyelerini dağıtır; cesur küçük prenses Lucy için hançer ve iyileşmeyi sağlayan sihirli bir içecek, akıllı ve adil Susan için yay, oklar ve bir boynuz, kral tahtının sahibi olacak Peter’a ise kılıç ve kalkan.

Father Chrismas’ın gelişi Narnia’da iyiye gidişi, Aslan’ın harekete geçtiğini ve Beyaz Cadı’nın çöküşünü anlatır bize. Çünkü Beyaz Cadı uzun zamandır O’nun ülkeye girişini engellemiştir ancak Noel her zamanki gibi büyüsüyle gelir.

Bu soğuk kış günlerinde, elimize sıcacık içeceklerimizi alıp Narnia Günlükleri izlemenin zamanı çoktan geldi. Ne duruyoruz öyleyse? Nice yıllara, nice Noel’lere…

“You’ll come back when it’s over

No need to say good bye.”

Kaynak: 1

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here