Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
62

Unutulmaz Six Feet Under ve Dexter dizilerinden tanıdığımız Michael C. Hall, 1 Şubat 1971’de Kuzey Karolina’da dünyaya geldi. Yeteneği çevresi tarafından henüz küçük yaşlarda fark edilmiş aktör, erken yaşta babasını kanser sebebiyle kaybetmişti.

İlerleyen süreçte New York Üniversitesinde Güzel Sanatlar alanında master yaptı. İlk dizisi Six Feet Under’dan önce başarılı bir tiyatro kariyeri olan Hall, bu dizide “David” başrolüyle farkını ortaya koydu.
Bir diğer deyişle Michael C. Hall, henüz “Dexter Morgan” değilken bile unutulmazlar arasına girmişti.

“New York’a gelene dek, oyunculuğu hiçbir zaman bir kariyer olarak düşünmemiştim.”

Günümüze kadarki süreçte ise SAG (Ekran Oyuncuları Derneği Ödülü), Golden Globe ve birçok Emmy adaylığı başarısına erişti.

Aktörün özel hayatına baktığımızda birçok evlilik göze çarparken, en çok gündeme gelen şüphesiz dördüncü ve sonuncu eşi, aktris Jennifer Carpenter. Yani Dexter dizisinin küfürbaz “Debra”sı ve aynı zamanda Dexter’ın üvey kardeşi.

Birçok hayranı tarafından dizinin bitiminden sonra öğrenilen bu evlilik oldukça kısa bir süre sonra (2009-2011) noktalandı. Bu süreçte ünlü aktöre kanser teşhisi konulduğunda da, onun en büyük destekçisi yine Jennifer Carpenter olmuştu.
Dizinin 2013’te final yaptığı düşünüldüğünde, boşanma sonrasında iki oyuncu birkaç sezon daha başrolleri paylaşmıştı.

“Bazı ilişkiler başlar, biter. Hala gerçekten arkadaşız. Hep iyi birer iş arkadaşıydık, bunu başarabiliyorduk. Bunu kaybetmedik.”

Dexter’ın finali demişken; bu denli ustaca kaleme alınmış bir TV dizisine göre, gelmiş geçmiş en büyük hayal kırıklıklarından birini yaşatan finallerden olduğunu söylemek yanlış olmaz (Remember the Monsters? IMDb: 4,8).

İlginçtir ki, birçok hayranına göre Six Feet Under da gelmiş geçmiş en iyi finale sahip (Everyone’s Waiting IMDb: 9,8).

En büyük iki rolü David ve Dexter‘ı ele aldığımızda önümüze benzerlikler ve farklılıklar çıkmakta.
Öncelikle aktörün kendine has oyunculuğuna dikkat çekmek gerek. Her iki karakterin de “soğukkanlı” karakterler oldukları söyleyebiliriz.

Bunun yanında Dexter, duyguları olmayan ve varmışçasına rol yapan bir psikopatken David; tutkulu, duygusal, özellikle de erkek arkadaşı Keith’e yoğun duygularla bağlı bir cenaze evi işletmecisi. Dexter, doğuştan gelen rahatsızlığını hayata entegre edebilmek için kendince bir kod izlerken; David duygularını içinden geldiği gibi yansıtan ve nispeten cesur bir karakter olarak karşımıza çıkıyor.

Bizce her ikisinde de göze çarpan detay, bu rollerin adeta Michael C. Hall için özellikle düşünülerek yazılmış kadar başarıyla işlenmiş olmaları.

Dexter’dan bir alıntıyla veda ediyoruz.

“Cadılar Bayramı’na bayılıyorum. Tüm bir yılda herkesin maske taktığı tek gün… Sadece benim değil. İnsanlar canavar gibi davranmanın eğlenceli olduğunu düşünüyor. Bense hayatım boyunca canavar değilmişim gibi davrandım. Erkek kardeş, arkadaş, sevgili… Bunlar benim kostüm koleksiyonumdan parçalar. Bazıları bana sahtekar diyebilir. Bakalım, görelim. Kendimi bir gizleme ustası olarak görmeyi tercih ederim.”

Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
62

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here