Tarih boyunca moda, çeşitli olaylardan, ideolojilerden etkilenmiş ve aynı sanat gibi bu olaylarla değişimlere uğramıştır. Yaşadığı dönemin koşullarına uyum sağlayarak ilerleyen moda için bir akım devrim niteliği taşımış, onun yolunu tamamen farklı bir yöne saptırmış, modanın gidişatını sanatın ve gençlerin ellerine bırakmıştır. Bu akım 68 kuşağı olarak da bildiğimiz çiçek çocuklarına ait Hippi akımıdır.

Amerika’nın askerlerini Vietnam’a göndermesi ile başlayan Hippi akımı, tamamen barışı savunmuş ve her türlü baskı yönetimini reddetmişti. Eski geleneklerden, atalarının yaşamından uzak bir yaşamı seçmiş olan Hippiler, özgürlüğü temel alıyorlardı. Daha çok gençler tarafından desteklenen bu akımın yaygınlaşması, döneminin sanatçıları tarafından müzik ile olmuş, ilk defa bir topluluk kendini müzik ile ifade etmişti.

60’ların sonunda San Francisco’da ortaya çıkmış olan Çiçek Çocukları, 70’lerin ortasına kadar tüm dünyaya yayıldı. Dünyanın her yerinden gençleri, dil, din, ırk fark etmeksizin ortak noktada buluşturan bir akım olma özelliği de taşıyan Hippilik, moda için de önemli bir rol üstlenmekteydi. Özgür yaşamı destekleyip baskıları reddeden bu akım, modada da eskiyi reddeden, özgürlükçü ve yeniliği amaçlayan bir dönemin yaşanmasını sağlamıştır. İlk mini etek Mary Quant tarafından bu dönemde yapılmış, kadınlar için kıyafet özgürlüğü ilk bu dönemde tam anlamıyla başlamıştır. Kıyafeti, özgürlüklerini ve haklarını savunma aracı olarak görmüş olan kadınlar, yine bu dönem mini etek giyerek eylemler yapmış, baskıların karşısında durmuştur. Nesiller arasındaki kıyafet çatışmasının da başlamış olduğu 60’larda, yaşlı kesimin muhafazakar giyimi tercih etmesine karşılık gençler arasında açık ve farklı bir giyim tarzı yaygındı.

68 kuşağı ile başlayan müziğin modayı etkilemesi, daha sonra da devamlılığını sürdürdü. 70’lerde Punk’ın ve Glam Rock’ın ve 80’lerdeki gotik müziğin ortaya çıkışı gençler arasında farklı giyim tarzlarının oluşmasına sebebiyet verdi.

Müzik ve moda ilişkisinin yeni yeni filizlendiği bu dönemlerin ardından 90’ların gelişi moda ve müzik ilişkisinin altın dönemini başlattı. Nirvana grubunun kuruluşu ile popülerleşmiş olan Grunge müzik tarzı , dönemin modasını da etkilemiş ve Grunge’ın başlı başına ayrı bir moda terimi olmasına neden olmuştur. Süper modellerin ve dönemin yıldızlarının da Grunge giyim tarzını benimsemesi, moda evlerini de etkilemiş ve bir müzik türü koskoca bir dönemin modasını etkilemiştir.

Müziğin modaya etkisi 2000’lerin ilk yıllarında devam etse de sosyal medyanın gelişiyle etkinliğini giderek kaybetmiştir. Günümüzde Instagram gibi sosyal mecralar üzerinden moda şekilleniyor ve kendine yol çiziyor olsa bile son yıllarda 90’ların Grunge modasına dönüş görülmekte, crop toplar, boyfriend jeanler yeniden mağaza vitrinlerinde boy göstermektedir. Bu dönüşün sebebi için onlarca fikir ortaya atılsa da bizler bu dönüşü, her şeyin sahte göründüğü günümüzde yakın geçmişin gerçekçiliğine olan özlem olarak değerlendiriyoruz.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here