Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
282

Gelmiş geçmiş en önemli keman virtüözlerinden, konçertoların babası, barok döneminin temsilcisi, namıdiğer Kızıl Rahip, Antonio Lucio Vivaldi. 4 Mart 1678’de berber bir babanın çocuğu ve dokuz kardeşin en büyüğü olarak dünyaya geldi. Müzikle ilgilenen babası daha sonraları usta bir kemancı olarak St. Mark kilisesinin orkestrasında çalmaya başladı. Vivaldi, ilk müzik eğitimini aldığı babasıyla birlikte konserler verdi ve bu konserler onun kendi eserleriyle ün kazanmadan önce tanınmasında etkili oldu. Aldığı papazlık eğitimi sonrası, 25 yaşındayken mesleğini icra etmeye başladı fakat bir yıl içinde astımdan dolayı papazlığı bıraktı. Aynı yıl Ospedale della Pietà adındaki kızlar yetimhanesinin keman öğretmeni oldu. Ona oldukça ilham veren yeni mesleğinde, yetim kızlara keman çalmayı öğretiyor ve onlara konserlerde seslendirmeleri için her ay iki adet konçerto yazıyordu. Sık sık görevden uzaklaştırılmasına rağmen yaşamının çoğunu bu yerde çalışarak geçirdi.

Kemanın yanı sıra flüt, obua, fagot gibi çalgılar için yazdığı birçok konçerto ile sahne kantatı ve bilinen kırk civarı opera eseri vardır. Hayatının belli bir döneminden sonra operaya yoğunlaştı. Aslında doksan dört opera yazdığını söylemiş olsa da maalesef çoğu bulunamadı. Amsterdam, Viyana ve Prag üçlüsünde operalarını organize etti. Bu dönemlerde opera sanatçısı Anna Giraud ile aşk yaşadığı söylenir. 28 Temmuz 1741’de Graz’da, Anna’yı dinlemek için Avusturya’ya yaptığı yolculuğu sırasında, Viyana’da konakladığı bir dulun evinde öldü ve öldüğü gün kimsesizler mezarlığına defnedildi.

Eserleriyle Bach, Handel, Tartini gibi pek çok besteciyi etkileyen Vivaldi’nin belki de en önemli ve onu şöhrete kavuşturan eseri The Four Seasons, orijinal adıyla Le Quattro Stagioni yani Dört Mevsim’dir. 1725 yılında solo keman ve yaylı çalgılar için bestelediği eser dört bölüme ayrılır; İlkbahar, Yaz, Sonbahar, Kış. Ve her bir konçerto üç kısımdan meydana gelir, tıpkı her mevsimin üç aydan oluşması gibi. İlki allegro veya hızlı bölüm, ikincisi largo yani yavaş bölüm ve üçüncüsü ise yine allegro veya presto finale. Bu muhteşem konçertoyu özel kılan detaylardan biri, her bölüme ortamı ve olayları anlatan on dört mısralık bir şiirin eşlik etmesidir. Eserini çalanlara hızlı, tempolu çal gibi talimatlar vermek yerine her konçertoya bir şiir eklemiştir müzisyen. 20. yüzyılın başında Vivaldi’nin el yazmaları bulununca açığa çıkan durum eserin muhteşemliğini bir kez daha kanıtlamıştır. Müziğiyle bize arka planda manzaralar betimlerken, bazen huzurlu ve sakin bazen ise şiddetli ve daha karamsar hikayeler anlatıyor dâhi besteci.

İşte anlatısı ile Dört Mevsim:

İlkbahar (La primavera):

İlk konçertonun birinci bölümünde içleri huzurla dolduran kuşların ötüşü kemanla seslendirilir. Aynı zamanda derenin şırıltısı ve meltem esintileri de bu coşkulu tempoya eşlik eder. Doğa yeniden canlanıyordur ve tüm canlılar umut doludur. İkinci bölümde ağacın altında uyuyakalan bir çoban resmedilir. Viyola kısmında ise bir köpek heyecanla havlıyordur.

Yaz (L’estate):

Açılış bölümünde boğucu sıcaklardan bunalan insanlar ve hayvanlar vardır Yaz konçertosunda. Bazı kaynaklarda sara hastası olduğu söylenen Vivaldi için yaz mevsimi pek iyi geçmez. Bu yüzden bir yaz neşesi göremeyiz onun yazında. Yağmurlu, fırtınalı ve merhametsiz sıcaklarla dolu bir ortamdır bu mevsim. İkinci bölümde yaklaşan bir fırtına duyarız, sanki gökyüzü ağır ağır kararıyordur. Üçüncü kısımda ise fırtına başlamıştır. Şimşekler, gök gürültüleri ve bardaktan boşanırcasına yağan yağmur vardır. Kemanlar şimşeklerin yaydığı ısıyı yüksek tonda çalarken, viyolalar yıldırımları seslendirir.

Sonbahar (L’autunno):

Nihayet hasat mevsimi gelmiştir Sonbahar’ın ilk kısmında. Köylüler ekinlerini kaldırmanın mutluluğunu yaşarlar. Solo keman içkiyi fazla kaçıran köylülerin sarhoş yürüyüşünü taklit eder. İkinci bölümde kutlama bitmiştir, hava sakindir. Mevsim onları uykuya çağırırken köylüler içkinin de etkisiyle, bu çağrıya uyup derin birer uykuya dalarlar. Son bölümde ise sıra avcılıktadır. Gün ağarırken köylüler, tüfek ve köpekleriyle ava çıkarlar. Korkan ve yaralanan hayvanların sağa sola kaçışı anlatılır. Solo keman acı çeken hayvanların çığlık sesleridir.

Kış (L’inverno):

Kış konçertosu dondurucu bir hava ve şiddetli rüzgarlarla başlar. Kışın bu ilk günlerinde eski yıl sona ulaşırken, her yer bembeyaz kar ile kaplıdır. Solo keman delice esen rüzgarı, yaylı çalgılar ise titreyen ve dişleri birbirine vuran insanları anlatır. İkinci bölümde kar yavaş yavaş yağarken, köylüler içlerini ısıtması için yaktıkları ateşin yanına sığınırlar, kışın huzurlu dinginliğine kendilerini bırakmışlardır. Konçerto, karda yuvarlanan çocukların neşesini yansıtan bir kapanışla sona erer.

 

Kaynak: 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7

Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
282

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here