Müzik tarihi günümüze kadar bünyesinde birbirinden başarılı ikililer barındırmış, unutulmayacak isimlere ve işlere ev sahipliği yapmıştır. Öyle kişiler bir araya gelmiştir ki aralarındaki uyum ile ortaya çıkan müziğin izleri hala varlığını koruyarak günümüz müzisyenlerine de ilham kaynağı olmaya devam etmektedir. Müzik tarihine adlarını yazdırmış en iyi ikilileri sizler için derledik. Keyifli okumalar ve dinlemeler!

THE EVERLY BROTHERS

Donald Everly ve Phillip Everly kardeşlerden oluşan rock and roll ikilisi The Everly Brothers 1956’da kendi şarkılarını yazmaya ve kaydetmeye başlayarak müzik piyasasına ilk adımlarını attılar. İlk hitleri olan Bye Bye Love parçasını Wake Up Little SusieAll I Have To Do Is Dreaming gibi efsaneleşmiş parçaları da takip etti. Grubu yöneten Acuff-Rose Music‘in CEO’su Wesley Rose ile uzun süredir devam eden anlaşmazlıklar, 1960’larda artan ilaç kullanımı ve popüler müzikte zevklerin değişmesi, grubun ABD’de popülaritesinin düşmesine neden oldu. Buna rağmen İngiltere ve Kanada’da hit tekliler yayınlamaya devam ettiler ve 1960’larda da çok başarılı turlar yaptılar.

İkili, onları takip eden neslin müziği üzerinde oldukça etkiliydi. Beatles, Beach Boys, Simon & Garfunkel gibi isimleri de büyük ölçüde etkileyen ikili, 1970’lerin başında solo kayıtlarını yayınlamaya başladılar ve 1973’te resmen ayrıldılar. 1983’ten itibaren kardeşler tekrar bir araya geldi ve Phillip’in ölümüne kadar performans sergilemeye devam ettiler.

Kardeşlerden Don Everly’nin kızı Erin Everly, Axl Rose‘un eski karısı ve Sweet Child O’Mine parçasının yazıldığı kişidir.

THE RIGHTEOUS BROTHERS

Bill Medley ve Bobby Hatfield 1962’de Los Angeles’ta Paramours adlı beş kişilik bir grubun parçası olarak bir araya gelmeye başladılar, ancak kariyerlerine ikili olarak devam etmeye karar verdiklerinde The Righteous Brothers adını aldılar. Phil Spector tarafından üretilen ve çoğu zaman en iyi çalışmalarından biri olarak kabul edilen 1964’te yayınlanan You’ve Lost That Loving Feeling adlı şarkı ilk büyük hitleri oldu. Diğer önemli hitler arasında Ebb Tide, (You’re My) Soul and Inspiration, Rock and Roll Heaven ve özellikle Unchained Melody yer alıyor.

Duygusal vokalleriyle “mavi gözlü bir ruh” olarak nitelendirilen The Righteous Brothers üyeleri Hatfield ve Medley, ikili olarak kendine özgü bir ses yaratmalarına yardımcı olan zıt ses aralıklarına sahipti. Medley alçak kısımları bas-bariton sesiyle seslendirirken, Hatfield tenor sesiyle yüksek rütbeli vokalleri üstlenmiştir.

En aktif dönemleri 1960’lardan ve 70’lerden sonra ikili, müzik kariyerlerine birkaç yıl boyunca solo olarak devam etse de, Hatfield ve Medley 1981’de yeniden bir araya geldi ve Hatfield’in 2003’te ölümüne kadar performans göstermeye devam ettiler. 2016’da Medley, Bucky Heard ile The Righteous Brothers’ı yeniden kurdu ve ikili olarak sahne almaya devam ediyorlar.

SIMON & GARFUNKEL

 

Çocukluk arkadaşları Paul Simon ve Arthur “Art” Garfunkel ilk olarak 1957 yılında Tom & Jerry ismi ile kuruldu ve yine bu isimle ilk hitleri sayılabilecek Hey Schoolgirl parçasını çıkardı. Ertesi yıl ayrılan ikili 1964 yılında Paul Simon’ın folk tarzında yaptığı birkaç şarkıyı Garfunkel’a göstermesiyle tekrar bir araya gelerek, ilk albümleri Wednesday Morning 3 A.M. ‘i yayınladılar.

Albümden kısa bir süre sonra tekrar ayrıldılar. Paul Simon İngiltere’ye gitti ve tek başına çalışmalarını sürdürdü. Bu arada 1965 yazında, yapımcıları Tom Wilson ilk albümde de yer alan The Sound Of Silence parçasına elektro gitar, bas gitar ve davul ekleyerek tekli olarak piyasaya sürdü. Şarkı kısa sürede listelere girerken şarkının yayınlandığından bile haberi olmayan Paul Simon bir Danimarka folk kulübünde sahneye çıkmaya hazırlanırken listede olduklarını öğrendi. Şarkı kısa bir süre sonra da listelerin zirvesine yerleşti. Paul Simon 1966 başında parçanın başarısı üzerine geri döndü ve Ocak ayında ikinci albümleri Sounds Of Silence‘ı çıkardılar.

Dönemlerine damga vurmaya devam eden ikilinin müzikleri ve isimleri dönemin en önemli sinema filmlerinden The Graduate ile toplumun hafızasına kazındı. The Sound of Silence, Mrs. Robinson ve Bridge over Troubled Water gibi efsane parçalara sahip ikili sürekli ayrılıp bir araya gelseler de birden fazla Grammy ödülünün yanı sıra “Rock and Roll Hall of Fame” ve “Long Island Music Hall of Fame” ödüllerine de sahip oldular. 2004 yılında Rolling Stone Magazine tarafından tüm zamanların en iyi sanatçıları arasında 40. sırayı almışlardır.

1970’teki ayrılıktan sonra çeşitli etkinliklerde bir araya gelmişlerdir. En önemlisi 500.000 kişi tarafından izlenen ve büyük yankı uyandıran 1981 yılındaki Central Park konseridir. 2003 Şubat ayında ömür boyu başarı ödülünü aldıkları Grammy töreninin açılışını The Sound Of Silence parçalarıyla yaptılar. Daha sonra Old Friends adını verdikleri turneye çıktılar ve bu turnede ikiliye Everly Brothers da eşlik etmiştir.

HALL & OATES

1972 yılında Darly Hall ve John Oates ikilisi, Hall and Oates adıyla müzik kariyerlerine başladılar. 80’lerin başında rock and soul adını verdikleri rock ve blues ritim bazlı müzikleriyle büyük bir şöhret yakaladılar.

Hall & Oates’ın ünü 1980’lerde söyledikleri pop şarkılarıyla güçlendi ve grup, albümler kaydedip turneler düzenlemeye devam etti. Aynı zamanda ikili birçok müzik tarzının sınırlarını geçebilme kapasitesi ile de tanındı.

Grup en çok Billboard Hot 100‘da 1 numaraya yükselebilen altı şarkısıyla tanınır. Bu şarkılar; Rich Girl, Kiss on My List, Private Eyes, I Can’t Go for That (No Can Do), Maneater ve Out of Touch ‘dır. Grubun Top 40’a girmeyi başarabilen daha birçok şarkısı da olmuştur. Hall & Oates toplamda Billboard Hot 100’a girmeyi başarabilen 34 tekli, 7 RIAA platin albüm ve 6 RIAA altın sertifikalı albüm üretmiştir. Bu başarılarından dolayı Billboard dergisi, grubu The Everly Brothers‘dan sonra rock alanındaki en başarılı ikili ilan etmiştir.

2003’te Hall & Oates “Songwriters Hall of Fame“e kabul edildi. Billboard dergisinin yayınladığı tüm zamanların gelmiş geçmiş en iyi 100 sanatçısı listesinde Hall & Oates, 15. sırada yer aldı. VH1 ise ikiliye kendi yaptıkları tüm zamanların en iyi 100 sanatçısı listesinde 99. sırada yer verdi.

THE CARPENTERS

 

New Haven, Connecticut doğumlu Karen ve Richard Carpenter kardeşler 1963 yılında Kaliforniya’ya taşındılar ve burada gittikleri Downey Lisesinde, Richard piyano ve Karen ise bateri ile ilgilenmeye başladı. 1966 yılında bir arkadaşları ile Richard Carpenter Trio grubunu kurmuşlardı fakat kariyerlerine ikili olarak devam etmek isteyen kardeşler The Carpenters adıyla pop ve soft rock tarzı müzikler yaparak piyasaya ilk profesyonel adımlarını atan çıkışlarını yapmışlardır.

Yükselişlerini, 70’li yılların başında çıkardıkları şarkılarla yakalamışlardır. Close to You, We’ve Only Just Begun, For All We Know ve Rainy Days and Mondays bunlardan bazılarıdır. 1980’li yılların başına dek süren başarılı dönem sonrası Karen Carpenter’ın Anoreksiya nervoza adlı rahatsızlığı ilerlemiş ve bu dönem psikoterapi dahil olmak üzere çeşitli tedaviler almıştır. Ancak 4 Şubat 1983 tarihinde Downey’de babasının evinde bu rahatsızlığının sonucu gelişen kalp yetmezliği sonucu 32 yaşında yaşama veda etmiştir. Richard Carpenter, sonrasında bir dönem daha çalışmalarını devam ettirse de ikili oldukları dönemdeki kadar başarıyı yakalayamamıştır.

STEELY DAN

 

Steely Dan, Walter Becker ve Donald Fagen ikilisinden oluşan caz ve rock grubudur. Grubun müzikal kariyerinin en uç noktası; caz, rock, funk, R&B ve pop ritimlerini harmanladığı ve altı albüm yayınladığı 1970’li yıllardır. Rolling Stone onlara “Yetmişler için mükemmel müzikal anti-kahramanlar” adını vermiştir.

Grup, 1972 ve 1974 yılları arasında turnelere çıktı, 1975 yılında ise stüdyo çalışmalarına ağırlık verdi. Grubun 1981’de dağılmasından sonra, Becker ve Fagen gelecek on yılın çoğunda daha az aktifti. 1993’te tekrar bir araya geldiklerinden beri, Steely Dan sürekli olarak gezmeye başladı ve iki yeni albüm çıkardı; bunlardan ilki, Two Against Nature, Yılın Albümü dalında Grammy Ödülü kazandı. Dünya çapında 40 milyondan fazla albüm sattılar ve Mart 2001’de Rock and Roll Onur Listesi’ne katıldılar. VH1, tüm zamanların en büyük 100 müzik sanatçısı listesinde Steely Dan’i 82 numarada gösterdi. Kurucu üye Walter Becker, 3 Eylül 2017’de hayatını kaybetti ve Fagen’i tek resmi üye olarak bıraktı.

EURYTHMICS

Eurythmics‘ten önce David A.Stewart ve Annie Lennox, 1980’de dağılmış olan The Tourists grubundaydı; Eurythmics, o yıl Avustralya, Wagga Wagga’da kuruldu. İkili, ilk stüdyo albümü In the Garden ile 1981’de başarı yakalamaya başladı ancak 1983’te yayınlanan ikinci albümleri Sweet Dreams (Are Made Of This) ile küresel bir başarı elde ederek ABD de dahil olmak üzere çeşitli ülkelerde listelerde yer aldı. İkili, 1990’da ayrılmadan önce bir dizi hit tekli ve albüm çıkarmaya devam etti.

Bu zamana kadar Stewart, aranan bir plak yapımcısıydı. Lennox, 1992’de ilk albümü Diva ile solo kayıt kariyerine başladı. Neredeyse on yıl sonra, Eurythmics, dokuzuncu albümleri Peace’in 1999 yılının sonlarında piyasaya sürüldüğü zamanki rekorunu tekrar kırdı. 2005’te Eurythmics üyeleri, derleme albümü Ultimate Collection‘ın bir parçası olan I’ve Got a Life‘ı yayınlamak için tekrar bir araya geldiler.

Eurythmics dünya çapında yaklaşık 75 milyon rekor sattı. Grammy de dahil olmak üzere pek çok ödülü bulunan ikili 2017 ve 2018’de Rock & Roll Onur Listesi’ne girmeye aday gösterilmiştir.

PET SHOP BOYS

Pet Shop Boys, 1981 yılında Londra’da kurulan ve Neil Tennant ve Chris Lowe‘den oluşan bir İngiliz synth-pop ikilisidir. Modern dans müziğiyle pop müziği karıştırarak, ritmik bir sentez yaratmışlardır.

Solist Neil Tennant ve bir zamanlar mimarlık okuyan klavyeci Chris Lowe ile bir elektronik eşya dükkanında tanışıp müzik zevklerinin aynı olduğunun farkına vararak bir grup kurmaya karar verdi. Gruba, evcil hayvan dükkanlarında çalışan arkadaşlarının anısına Pet Shop Boys adını verdiler.

Grubun ilk çalışması 1980’lerin başında çıktı. 1984 yılında piyasaya sunulan West End Girls hem İngiltere’de hem de ABD’de 1 numara oldu. 80’lerin ortasında ünlenen grubun bu 1 numarasının ardından Love Comes Quickly adlı 45’lik geldi. Her ne kadar parça İngiliz listelerinde ancak 19 numaraya çıkabilse de grubun en iyi parçalarından biri olarak kabul edilmektedir.

Grubun bu iki hiti taşıyan ilk albümü Please piyasaya sürüldü ve hem ABD’de hem İngiltere’de ilk 10’a girerek tüm dünyada 5 milyon civarında sattı. Albümden çıkan diğer tekliler Let’s Make Lots of Money ve Suburbia parçaları da oldukça beğeni topladı.

Sekiz ay boyunca sessizliğini koruyan ikili, Temmuz 1987’de muhteşem It’s A Sin ile “süper grup” lakabına doğru bir adım attı. Parça, 4 numaradan girdiği İngiliz listelerinde ikinci haftasında bir numaraya yerleşti ve 4 hafta boyunca yerini korudu. Parça ilerleyen haftalarda ABD’de piyasaya sürüldü ve 9 numaraya çıkarak PSB’nin üçüncü Top Ten Hiti unvanını kazandı.

1987 tarihli Always on My Mind ile 1988 tarihli Heart İngiliz listelerinde 1 numara olurken, It’s A Sin Amerika listelerinde 9, Elvis Presley coverı Always On My Mind ise 4 numaraya çıktı.

Grubun, İngilizlerin efsane sesi Dusty Springfield‘la seslendirdikleri What Have I Done to Deserve This? Atlantik’in iki yakasında da 2 numaraya yerleşti ve Dusty Springfield’ın kariyerinde yeni bir sayfa açıldı.

Grubun 1988 yılında çıkardığı latin esintiler taşıyan Domino Dancing teklisi, Amerika’da 1 numaraya ulaştı. 1993 yılında çıkan Very, grubun o güne kadarki en iyi albümü olarak nitelendiriliyor.

Pet Shop Boys, latin ezgileri içeren Bilingual albümüyle müzik dünyasına dönüş yaptı ve 1999’da da Nightlife albümünü çıkardı. Bu albümdeki New York City Boy parçası büyük ilgi gördü.

Pet Shop Boys, dünya çapında 100 milyondan fazla plak sattı ve The Guinness Rekorlar Kitabı tarafından İngiltere’deki müzik tarihinin en başarılı ikilisi olarak sıralandı. Üç kez Brit Award kazanan ve altı kez Grammy adayı olan ikili, inanılmaz liste başarılarıyla birlikte müzik tarihinin en iyi ikilileri listesine de adını altın harflerle yazdırdı diyebiliriz.

TEARS FOR FEARS

 

Okul arkadaşı olan Rolan Orzabal ve Curt Smith‘in Arthur Janov’un Prisoners Of Pain adlı kitabından esinlenerek oluşturduğu Tears For Fears isimli gruplarından önce ikili, Graduate adı altında başka bir grupta birlikte çaldılar ve bir de albüm çıkardılar. 1981’de Graduate dağıldıktan sonra History Of Headaches adlı ilk demolarını kaydettiler. Grup, Human League ve Depeche Mode gibi grupların pop müziğine yöneldiği dönemlerde 1981 yılında Phonogram Plak Şirketi ile bir anlaşma imzaladı. Bu dönemlerde grup Ian Stanley’nin keyboard’a, Manny Elias’ın da bateriye geçmesiyle genişledi. Grubun piyasaya sürdüğü ilk iki parçası Suffer Little Children ve Pale Shelter başarısız oldu. Fakat Adam And The Ants’ın bateristi Chris Hughes’ın yaptığı Mad World parçasıyla Kasım 1982’de İngiltere listesinde 3 numaraya yükselerek başarılı bir dönüş yaptılar.

Curt Smith, farklı giyim tarzıyla İngiltere’de gençlerin idolü haline gelirken grup İngiltere listelerinde de zirveye yerleşiyordu. Change ve Pale Shelter gibi parçalarıyla ilk 10’a girmeyi başardılar. Songs From The Big Chair albümündeki vokallerin çoğunu Orzabal’ın yapması sebebiyle grubun söz yazarı konumuna geldi. Shout ve Everybody Wants To Rule The World parçaları Amerika’da 1 numara olurken, albüm de aynı başarıyı yakaladı.

Grup çalışmalarına 1985’ten sonra uzun bir süre ara verdi. Dört yıl sonra The Seeds Of Love albümüyle tamamen farklı bir tarzla dönüş yaptılar. Fakat umdukları gibi gitmeyen kariyerleri art arda gelen başarısız parçalarla grubun reklam açısından başarısızlığının başlangıcı oldu. 1992’de çıkarttıkları Greatest Hits’den kısa bir süre önce Smith, grubu solo kariyerine başlamak üzere terk etti ve 1998’de adını Mayfield olarak değiştirdi. Orzabal ise grubu aynı isim altında devam ettirerek ve ilk defa Smith’ten ayrı olarak 1993’te Elemental albümünü çıkarttı. 1995’te Raoul and The Kings Of Spain albümü çıktı ve 6 sene sonra da Orzabal solo kariyerine başlayarak ilk albümünü çıkarttı.

WHAM!

 

George Michael ve Andrew Ridgeley 1979’da tanışarak Executive adlı bir gruba dahil oldular. Grup dağılınca ikili olarak devam etmek istediler ve Wham! adıyla funk ve soul temelli ilk albümleri Fantastic‘i (1983) piyasaya sürdüler. Albüm İngiltere listelerinde 4 numaraya kadar yükseldi.  Bu albümleriyle İngiltere’nin işssizlik problemine ve gençlik çağındaki sorunlarına değinen ikili, Wham! innervision ile imzaladıkları adaletsiz anlaşma nedeniyle ilk albümlerinin başarısından çok az para kazandı ve ikili sözleşmelerinden vazgeçmek ve Sony’nin kardeş şirketi Epic Records ile yeni bir anlaşma imzalamak için ilk albümlerinden elde edilen gelirlerin çoğundan vazgeçmeye zorlandı.

İkinci albümleri Make it Big için imajlarında bir değişiklik oldu. Ridgeley’in tavsiyesi üzerine öfkeli ve biraz politik seslerinden, daha dost canlısı bir pop sesine geçtiler. Michael 1988’de Q ile olan bir röportajında beyaz şort ve küpeler takmanın hiç rahat olmadığını söyledi. “Bu çok kadınsı görünüyordu!”

’84 yılında Wake Me Up Before You Go Go ile dünya çapında hit oldular. Hemen ardından George Michael solo kariyeri için hazırlıklara başladı ve efsaneleşmiş Careless Whisper ile karşımıza çıktı. 1985’te ikili için dağılma belirtileri başladı ve Londra Wembley Stadyumu’nda bir veda konseri vererek dağıldılar.

MODERN TALKING

 

Modern TalkingDieter Bohlen ve Thomas Anders tarafından 1984 yılında Almanya’da kurulan bir grup. İkili, Amerika’da keşfedilme ümidiyle sürekli İngilizce albümler yayınlamaktaydı. You can Win If you Want adlı şarkısıyla ses getiren grup Cheri Cheri Lady ile seslerini duyurarak Amerika listelerine giriş yaptı. Brother Louie ile İngiltere listelerini sarstıktan sonra dünya çapında yayılmaya başladılar. Türkiye’de ise inanılmaz bir üne kavuşan grubun hemen her şarkısı Türk filmlerinde yer alıyordu. Amerika’da hit olan “Brother Louie” albümüyle Modern Talking hayaline kavuştu. İkili çoktan Amerika’da parlamaya başlamıştı bile.

1987 yılında ayrıldıktan sonra 1998’de tekrar bir araya geldiler. 1987 yılında ayrılmalarının nedeni, Dieter Bohlen’in arka planda kalırken Thomas Anders’in daha çok öne çıkmasıydı. 1998’de bir araya geldikten sonra F1 yarışlarının soundtracklerine imzalarını attılar. 2003’te yeniden ayrılmalarının nedeni ise Dieter Bohlen’in artık Modern Talking’e zaman ayırmasının zorlaştığını belirtmesiydi, buna rağmen gruptan bu kez dostça ayrılmışlardır.

Besteci, söz yazarı, aranjör, kompozör, vokalist ve solist olarak grubun beyni olan Dieter Bohlen solo albümlerini Blue System adı ile çıkardı. Ayrıca Chris Norman (Smokie)C.C. CatchBonnie Tyler ve Bad Boys Blue gibi şarkıcı ve gruplara da destek oldu. 1989 yılında Lozan’da yapılan Eurovision Şarkı Yarışması’nda Avusturya (Thomas Förstner – Nur ein Lied) ve Almanya (Nino De Angelo – Flieger) adına besteci olarak katıldı.

OUTKAST

Liseyi Atlanta’da aynı okulda okuyan André Benjamin (André 3000, eski adıyla Dre) ve Antwan Patton (Big Boi) hip hop ikilisi 1991’de OutKast ismiyle müzik piyasasına adım attı.

Liseden sonra LaFace Records’a geçen ikili, 1994’te ilk albümleri olan Southernplaylisticadillacmuzik‘i yayınladı. Albümden çıkan ilk single Player’s Ball ile rap listelerinde 1 numaraya yükselen OutKast, bu teklinin 6 hafta boyunca 1 numarada kalmasıyla ilk altın plağını aldı. Albüm ise ilk 20’ye girdi ve yılın sonunda gruba platin plak kazandırdı. Dre ve Big Boi, 1995 yılında Source Ödülleri’nden “En İyi Yeni Rap Grubu” ödülünü alırken, ikili “Higher Learner” filminin soundtrackine de Phobia isimli şarkıyı ekleyerek bir kez daha kendilerini gösterme fırsatını yakalamış oldu.

İki yıl aradan sonra 1996’da yeni albümleri ATLiens ile geri dönen OutKast başarılarını katlamaya devam ediyordu. Elevators (Me & You) teklileriyle Top 40 listesinde ve Billboard Hot Rap Singers Chart’ta zirveye yerleşti. Bu tekli ile Hot R&B Singles Sales Chart’ta 4 hafta boyunca birinciliği kaybetmeyen ikili, 1998’de Aquemini isimli 3. albümlerini piyasaya sürdü. Bu albümleriyle de platin plak kazanan grup, 1999 yılında Grammy Ödülleri’ne En İyi Rap Performansı dalında aday gösterildi.

Yeni albümlerinden önce verdikleri düzenli “iki yıl ara” alışkanlıklarını bozmayan Outkast, 2000 yılında Stankonia adlı albümü piyasaya sürdü. Bu albümden ilk çıkan single B.O.B. Bombs Over Baghdad olurken, albüm gruba iki kez platin plak kazandırdı ve albümden çıkan Ms. Jackson teklisi ile ikili, haftalarca birçok listenin 1 numarasında kalarak grubu inanılmaz büyük bir başarıya ulaştırdı. Bu dönemde André sahne ismini Dre’den André 3000’e çevirdi ve 2001 yılında aynı tekliyle Top 40 listesininde zirvesinde yine OutKast görünüyordu. Speedballin şarkılarıyla Tomb Raider filminin soundtrackinde yer alan grup, Ms. Jackson şarkısının klibiyle de MTV Müzik Ödülleri’nden “En İyi Hip-Hop Videosu” ödülünü kazandı.

Kazandıkları ödüllerin ardından hit şarkılarının toplandığı Big Boi & Dre Present Outkast albümünü çıkaran Outkast, 2002 yılında iki tane Grammy Ödülü kazandı. BET Awards’dan da “En İyi Grup” ödülüne sahip olan ikili, 2003 yılında Amerikan Müzik Ödüllerinden “En İyi İkili R&B Hip-Hop Grubu” ve Grammy’den de “En İyi Rap Performansı” ödüllerine layık görüldü.

2003 yılında Speakerboxxxx: The Love Below isimli 4. albümlerini piyasaya süren Outkast, Hey Ya şarkısıyla Top 40’a hızlı bir giriş yaptı ve bu parçayla Top 10’de 7 hafta boyunca 1 numarada kaldı. 2004 yılında albümlerinin çıkmasının üzerinden henüz bir yıl geçmişken, albüm, satışlarıyla 8 kez platin plak almıştı. Bu albümleriyle de üç tane Grammy Ödülü kazanan ikili, Mart ayında Rolling Stone dergisinin kapağında gözüktü. “Hey Ya” şarkılarıyla MTV Video Müzik Ödülleri’nden 4, Amerikan Müzik Ödülleri’nden de 3 ödül kazanan Outkast üyeleri, 2005 ve 2006 senelerinde sinema sanatıyla ilgilenmeye başladı.

André 3000, 2005 senesinde John Singleton filmi Four Brothers’da rol alırken, Big Boi “ATL” adlı filmde ufak bir rol üstlendi. Bu projeler sonrasında “Idlewild” adlı filmde birlikte oynayan ikili, 2006 Ağustos ayında bu filmin soundtrackini piyasaya sürdü. Albümden çıkan ilk tekli The Mighty ‘O’ olurken, grup bu albümle Amerika listelerinde 2 numara oldu. Big Boi, Kasım ayında oluşturduğu Purple Ribbon All-Star adlı projesiyle Got Purp? Vol. 2 adlı albüme imza atarken, medyada bu albüm sonrasında OutKast’in dağılacağına dair haberler yayınlanmaya başladı. Bu haberleri yalanlayan ikili, yeni albümleri üzerinde çalıştıklarını belirtse de müzik piyasasında aktif olmadılar.

DAFT PUNK

 

Fransız müzisyenler Guy-Manuel de Homem-Christo ve Thomas Bangalter‘dan oluşan Daft Punk 90’lı yılların ve günümüzün en önemli müzik gruplarındandır.

Daft Punk, bağımsız sanatçıların şarkılarına vokalsiz coverlar yapan bir grup olarak işe başladı. Progressive House’dan Funk’a, Electro ve Techno’dan Hip-Hop’a kadar karışık, deneysel ve kendilerine özgü bir tarza sahip olan Daft Punk, 1993’te ilk teklisi The New Wave‘i yayınlandı. Ardından gelen teklileri Da Funk, başarılı bir satış rakamına ulaşarak tüm dünyada tanınmalarını sağladı. 1997 yılında yayınlanan ilk albümleri Homework, son derece başarılı oldu. Albümden çıkan Around The World teklisi videosuyla da 90’lı yılların klasikleri arasındaki yerini aldı.

2001 yılında yayınlanan Discovery albümü, daha çok elektro-pop tarzındaydı ve listelerde iki numaraya kadar yükseldi. Bu albümdeki parçalar daha sonra yaptıkları anime film Interstella 5555: The 5tory of the 5ecret 5tar 5ystem‘in film müziklerini oluşturdu. Aynı yıl, canlı performanslarından oluşan Alive 1997 albümü yayınlandı. İlk dönemlerinde grup; röportajlarda, müzik videolarında ve canlı performanslarına, robot kıyafetleri ile çıkıyordu. Homework albümü zamanlarındaysa genelde maskelerle sahneye çıkan ikili Discovery albümüyle daha çok LED efektli kasklar, metal eldivenler giymeye başladı. Daha sonra bu görünüşleri de değişen Daft Punk, Discovery’de kullandıkları kıyafetlerin daha basitleşmiş hallerini kullanmaya başladı. Buna rağmen ikilinin yüzlerinin gözüktüğü birkaç fotoğrafı da bulunmakta.

“Doğrusu bu kostümleri giyiyor olmamızın tek nedeni çekingenliğimiz. Ancak bunlar, kısa sürede dinleyicilerimizi heyecanlandıran ögeler oldular. Süper güçleri olan sıradan çocuklar olduğumuz hissini uyandırıyor olmalı.” – Thomas Bangalter

İkilinin bir sonraki albümü ise 4 yıl aradan sonra geldi. 6 haftada kaydedilen bu albüm Human After All adını taşıyordu. Albüm büyük bir liste başarısı elde edemedi. Daft Punk son olarak en iyi parçalarını bir araya topladıkları Musique Vol. 1: 1993-2005 albümünü yayınladı.

Daft Punk’ın 2013 Mayıs ayında Columbia Records, Sony Music etiketiyle Random Access Memories adlı yeni albümü yayınlandı. Büyük ve gizemli bir pazarlama kampanyası ile duyuruları yapılan albümün ilk teklisi Pharrell Williams eşliğindeki Get Lucky 19 Nisan 2013’te yayınlandı ve bu parçayla oldukça güçlü bir şekilde geri döndüklerini gösterdiler.

Los Angeles’ta bulunan Staples Center’da 26 Ocak 2014’te gerçekleştirilen 56. Grammy Müzik Ödülleri töreninde Yılın Kaydı, Yılın Albümü, En İyi Düet/Grup Pop Performansı ve En İyi Dans/Elektronik Albümü olmak üzere toplam 4 dalda ödül alan ikili büyük başarı yakaladı.

THE BLACK KEYS

 

The Black Keys, 2001’de Ohio, Akron’da Dan Auerbach ve Patrick Carney tarafından kurulan rock-blues grubudur. Çocukluk arkadaşları, Auerbach ve Carney üniversiteyi bıraktıktan sonra bodrum katında müzik kaydederek kariyerlerine başladı. 2010’da oldukça dikkat çekmeye başlayan ikili, The Big Come Up (2002) adlı albümünü piyasaya sürdü ve bu albüm onlara Fat Possum Records ile yeni bir anlaşma kazandırdı. The Black Keys bu süreç içerisinde kendine lokal bir hayran kitlesi oluşturmayı çoktan başarmıştı. Üçüncü albümü Rubber Factory (2004), hatırı sayılır bir beğeni toplayarak grubun profilini güçlendirdi ve sonunda 2006 yılında Nonesuch Records ile bir anlaşma yaptılar. İkili, Attack & Release (2008) albümleriyle 4 yıl aradan sonra geri döndü.

İkili 2010 yılında, popüler teklileri Tighten Up ile güçlü bir dönüş yaptı. Grammy Ödülü kazandıran Brothers albümünden sonra 2011 yılındaki El Camino albümüyle de güçlü eleştiriler alan grup Billboard 200 listesinde zirveye ulaştı. Albüm ve hit tekli Lonely Boy üç Grammy Ödülü kazandı. 2014’te; ABD, Kanada ve Avustralya’daki ilk birincisi olan sekizinci albümü Turn Blue‘yu piyasaya sürdüler. Turn Blue Tour’u 2015’te tamamladıktan sonra ikili, birkaç yıl boyunca yan projeler üzerinde çalışmak için ara verdi. 2019’da dokuzuncu albümleri Let’s Rock ile geri dönmüşlerdir.

THE WHITE STRIPES

 

The White Stripes, Jack White (solist, söz yazarı, gitarist, piyanist) ve Meg White (davul, perküsyon, vokal) ikilisinden oluşan 1997 kuruluşlu rock grubudur. Jack White ve Meg White’ın kardeş oldukları sanılsa da boşanmış bir çifttirler.

Jack ilk albümlerini en kızgın, en güçlü ve Detroit soundlu albüm olarak tanımlamıştır. İkinci albümleri De Stijl Hollanda sanat akımını takip ettiklerine dair albüme verdikleri isimdir. Bu sanat akımı albüm kapaklarında da görülür.

Grup 2001 yılında üçüncü albümleri White Blood Cells ile ilk büyük başarısını elde etti. Grubun yaptığı garage rock türü önce İngiltere’de sonra ABD’de büyük ilgi gördü. Q Dergisi 2002 yılında grubu, ölmeden önce görülmesi gereken 50 grup arasında gösterdi.

Ardından, 1 Nisan 2003’te Elephant albümleri geldi. Bu albüm de oldukça ilgi gördü. Grup artık tüm dünya tarafından tanınıyordu. Bu albümdeki Seven Nation Army isimli teklileri, ikiliye 2004 yılında En İyi Rock Şarkısı dalında Grammy Ödülünü kazandırdı.

İkili 15 Haziran 2007’de 6. ve son albümleri olan Icky Thump’ı yayınladı. 2007 içerisinde uzun bir Avrupa turnesi ayarlayan grup, Meg White’ın aynı yıl içerisinde çıkan seks kasedi skandalından dolayı tüm turneyi iptal etti. 2007’de turne iptalinden sonra The White Stripes adı altında herhangi bir aktivitede bulunmadılar. 2010’un sonlarında Jack White grubun yeni çalışmalar yapabileceği yönünde açıklamalar yapmış olsa da, grup 6 şubat 2011 tarihinde resmi olarak dağıldığını açıkladı.

THE LAST SHADOW PUPPETS

 

Arctic Monkeys ve The Little Flames’in birlikte çıktıkları turnelerde tanışan Alex Turner ve Miles Kane bir Cumartesi günü telefonda görüşerek 60’ların havalarında bir şeyler yapmanın güzel olacağını konuştu ve böylece 2007’de Alex Turner ve Miles Kane öncülüğünde The Last Shadow Puppets kuruldu. İkili grubu kurarken Scott Walker, David Bowie ve David Axelrod gibi isimlerden ilham aldı.

Grup, prodüktörleri (ve aynı zamanda bateristleri) James Ford (Arctic Monkeys’in 2. stüdyo albümüne de prodüktörlük yapmıştır) ile Nantes-Fransa yakınlarındaki Black Box stüdyolarında 2 haftada şarkılarını kaydetti. Kayıt sırasında gruba Owen Pallet önderliğinde 22 kişilik Londra Metropolitan Orkestrası da eşlik etti.

İlk albümleri The Age of the Understatement 21 Nisan 2008 tarihinde çıktı. Albüm çıktığı haftada İngiltere albüm listelerine birinci sıradan giriş yaptı. Albüm ile aynı adı taşıyan tekli The Age of the Understatement ise 15 Nisan’da Domino Plakçılık tarafından yayınlandı. Albümün ikinci teklisi Standing Next To Me, 7 Temmuz 2008’de çıktı ve bu tekliyi 3. tekli olan My Mistakes Were Made for You takip etti.

2015 yılı sonlarında albüme katkıda bulunan sanatçılardan bazıları grubun ikinci albümlerini hazırladığını açıkladılar. 10 Ocak 2016’da grubun uzun bir aradan sonra ilk yayınlanan teklisi Bad Habits dinleyicilerle buluştu. 21 Ocak 2016’da albümün adının Everything You’ve Come to Expect olacağı, albümde Turner, Kane ve Ford’un yanı sıra bas gitarda Zach Dawes‘in olacağı açıklandı. 1 Nisan 2016’da albüm piyasaya sürüldü ve Miracle Aligner, Aviation ve Pattern gibi oldukça beğenilen parçalara ev sahipliği yaptı.

Grup, ilk canlı performansını, albüm çıkmadan 1.5 ay önce, Sound Fix stüdyolarında yaptı. Albüm çıktıktan sonra Glastonbury’de gizli konser veren grup, daha sonra Reading ve Leeds festivalini de içine alan bir turneye başladı. Turnede gruba 16 kişilik de bir orkestra eşlik etmiştir.

 

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here