Ünlü rap müzisyeni Kendrick Lamar’ın 3. stüdyo albümü To Pimp A Butterfly, 15 Mart 2015 tarihinde yayınlandı. Albümün prodüktörlüğünü Dr. Dre ve Anthony “Top Dawg” Griffin üstlenirken, Boi-1da, Flying Lotus, Sounwave, Thundercat ve Pharrell Williams gibi başarılı prodüktörlerin de imzası bulunmakta. Dünyada büyük ses getiren albüm, milyonlarca kopya sattı ve 58. Grammy Ödüllerin’de yılın albümü ve yılın rap albümü kategorilerinde aday gösterilip, yılın rap albümü ödülünü kazandı.

Kendrick Lamar, jazz, funk ve soul müzik türlerinden ağır şekilde esinlenilmiş prodüksiyonda şairane bir anlatımla siyahi kültürü, ırksal eşitsizlik, endüstriyel ayrımcılık ve depresyon konularını işliyor. Albüm boyunca dinlediğimiz şiir ise albümün konseptinin bir özeti niteliğinde ve albüm içerisinde şarkılar ve konseptler arası bağlantı kurma görevi görüyor. Şimdi gelin bu şiiri, albümü ve aralarındaki bağlantıyı inceleyelim.

Kendrick Lamar, albümün açılış parçası “Wesley’s Theory’” de albümün ana teması olan müzik endüstrisinin siyahi sanatçıları nasıl kendi çıkarları uğruna kullandığını ve sağladığı lüks yaşamı bir gün elinden alacağını iki farklı perspektif ile anlatıyor: albümün isminde kelebek metaforu yapılan siyahi artist ve onu pazarlayan kapitalist müzik endüstrisini temsil eden “Uncle Sam”.

Wesley’s Theory’nin devamında gelen ve Kendrick Lamar’ın albümdeki favori şarkısı olduğunu belirttiği “For Free?” ile Lamar, müzik endüstrisi ile çatışmaya devam ediyor. Lamar, jazz altyapının üzerinde rap yapmaktan ziyade, “spoken word” isimli, kelime oyunlarına ve tiyatral vokallere dayanan şiir performans sanatını sergiliyor. Şarkının ilk kısmında kendisine istediği hiçbir şeyi almayan Kendrick’e parası ve gücü olmadığı sürece kendisine yeterli olmadığını sert bir dille söyleyen kadın, başarılı bir rap müzisyeni veya atlet olmadığı sürece hiçbir siyahiyi ciddiye almayan Amerika’yı temsil ediyor. Kendrick ise kendisini aşağılayan kadına kendisinin bedava olmadığını söylerken bize de iki anlamlı bir sonuç veriyor: hiçbir kadının kendisini parası için kullanamayacağını ve müzik endüstrisinin çıkarları için kendisinden fayda sağlayamayacağını.

Albümün funky ve dinlerken yerinizde duramayacağınız üçüncü şarkısı “King Kunta”, Kendrick Lamar’ın güç gösterisi yaptığı bir siyahi marşı niteliğinde. Şarkının ismi Alex Haley’in “Roots: The Saga of an American Family” adlı 18. yüzyılda geçen romanındaki Kunta Kinte adlı köleden esinlenilmiş. Kunta Kinte kaçma denemelerinden sonra sağ ayağı kesilmiş ve kendisine verilmek istenen Amerikan ismi Toby’i reddederek köklerine sadık kalmış bir köle. “King Kunta” tezat ibaresi ile Lamar, kendisinin köle gibi ezilirken aynı zamanda da bir kral gibi domine ettiğini ifade ediyor. Kendisi fakir ve ünlü değilken yanında olmayıp, tüm piyasayı domine ederken Kunta Kinte’ye yapıldığı gibi ayağını kesmeye çalışanlara asla kaybetmeyeceğinin mesajını güçlü bir şekilde veriyor. İkinci stüdyo albümü good kid, m.A.A.d city sonrasındaki dönemde çeşitli konuk performanslarında kendini kral ilan etmiş Kendrick, bu şarkıda kralın hala kendisinin olduğunu piyasadaki diğer rap sanatçılarına sert göndermeleriyle hatırlatıyor. Şarkının sonunda ise albüm boyunca devam eden şiirin ilk mısrasını bizlere okuyor.

“I remember you was conflicted, misusing your influence”

Bir sonraki parça “Institutionalized”, Kendrick Lamar’ın “King Kunta” da gösterdiği yüksek güvenin tam tersine, sanatçının zayıf ve düşük hissettiği bir şarkı. Lamar, yakaladığı büyük başarıya rağmen aklının hala gettoda hapis olduğunu ve sadece aç karnını doyurmak isterken, birden bire ünlü olmanın ve ünlü sorumluluklarına sahip olmanın artık şehri Compton’daki hayatına dönmesini imkansızlaştırdığını hissediyor. Şarkının ilk kısmında ülkenin başkanı olsa, yapacağı şeylerin annesinin kirasını ödemek ve hapisteki dostlarını serbest bırakmak olduğunu söyleyerek gettonun ne kadar beyninin içinde yer ettiğini anlamamızı sağlıyor. Şarkının ikinci kısmında anlattığı hikayede ise gettodaki dostlarından bazılarını bir müzik ödülünün törenine götürüyor. Kendi gençliğindeki kafa yapısına çok benzer kafa yapısındaki bir çocuk ise etrafında gördüğü zengin ve başarılı insanların mücevherlerinden gözünü alamayıp hırsızlık yapmak isteyince Kendrick’in aklına babaannesinin bir şeyler yapmadığın sürece hayatta hiçbir şey değişmeyecek mesajlı tavsiyeleri geliyor. Genel olarak şarkının mesajı herkesin kafasını esir eden şeylerin olduğu. Fakirin hapis ve ırkçılık, zenginin ise korkular ve para.

“I remember you was conflicted, misusing your influence

Sometimes, I did the same”

Bir sonraki şarkı şiirin bu dizeleriyle başlıyor. Lamar’ın kafasının içinde çatışmalar var ve etkisini yanlış kullanıyor. Çünkü sıradaki şarkı “These Walls”, Kendrick’in, zamanında dostunu öldüren katil hapisteyken, onun sevgilisiyle arasındaki ilişkiyle alakalı. Bunu bir intikam olarak düşünen sanatçı, şarkı ismindeki duvar tabirini üç farklı anlamda kullanıyor: kadın cinsel organı çeperleri, hapishane duvarları ve beyninin içindeki çeperler. Şarkı boyunca beyninde yaptığının doğruluğunu sorguladıktan sonra şarkının sonunda arkadaşını elinden alan katile intikam hisleriyle dolu bir mesaj gönderiyor. Katile kaderinin hapishane duvarlarından başka bir şey olmadığını hatırlatıyor ve sevgilisinin dünyaca ünlü bir sanatçıyla neler yaşadığını anlatıyor. Kendi gücünü kötüye kullandığı “These Walls”,  şiirin şu dizeleriyle bitiyor;

“I remember you was conflicted, misusin’ your influence

Sometimes, I did the same

Abusin’ my power, full of resentment

Resentment that turned into a deep depression

Found myself screamin’ in a hotel room”

Bu dizelerin hemen ardından “u” başlıyor ve Kendrick’i bir otel odasında acı dolu çığlıklar atarken duyuyoruz. Şarkının karanlık ve melankolik alt yapısı, depresyon ve intihar temalı şarkıyı çok iyi tamamlıyor. Sarhoş ve en dipte olan Kendrick’in kendisine nefret mektubu olan bu şarkıda tüm pişmanlıklarını, kendisini suçladığı her şeyi, kendisinden ne kadar nefret ettiğini, kendisini nasıl bir başarısızlık olarak gördüğünü ve intihar düşüncelerini acı dolu sesinden dinlerken boğazınız düğümleniyor. Para ve ün için şehri Compton’ı bıraktığı ve 2013’te kaybettiği arkadaşı hastanedeyken ziyaretine bile gitmediği için kendine duyduğu nefreti de en içten şekilde bu şarkıda işliyor. Şarkının gelgitli prodüksiyonu Kendrick’in duygularının dengesizliğini ve ne kadar yerle bir olduğunu temsil eder nitelikte.

Kendrick’in kayıt mühendisi MixedbyAli, bir ropörtajında, şarkının kaydı esnasında ortamın ne kadar rahatsız olduğunu ve Kendrick’in gerçekten sarhoş bir şekilde şarkıyı yazıp kaydını aldığını söylüyor.

Lamar, “u” ve “For Sale” şarkılarına tek bir klip çekip “God Is Gangsta” ismi ile yayınlamıştır.

Albümün yedinci şarkısı “Alright”, “u”dan sonra  Kendrick’in kendini toparlayıp asıl amacını aradığı, durumunun kötü olduğunu ama her şeyin düzeleceğini haykırdığı bir şarkı. Pharrell Williams’ın da bize harika bir nakarat verdiği bu şarkı aynı esnada Amerika’da yaşanan siyahi protestolarında bir marş görevi görmüştü. “Alright” 58. Grammy Ödülleri’nde en iyi rap performansı ve en iyi rap şarkısı kategorilerinin ikisinde de ödülü kazandı. Şarkı Kendrick’in şu dizeleriyle son bulmakta;

“I remember you was conflicted

Misusing your influence, sometimes I did the same

Abusing my power, full of resentment

Resentment that turned into a deep depression

Found myself screamin’ in the hotel room

I didn’t wanna self-destruct

The evils of Lucy was all around me

So I went runnin’ for answers”

Sıradaki şarkı “For Sale?”de Kendrick’in bahsettiği Lucy ile tanışıyoruz. Lucy, Lucifer’ın kısaltması, Kendrick’i tanrıdan uzaklaştırmaya ve varlıkla kandırmaya çalışan bir kadın. Şarkının keyifli ve neşeli prodüksiyonu ise Lucy’nin vaat ettiği sahte mutluluğu çok güzel desteklemiş. Kendrick şarkı boyunca kullandığı güneyli aksanı OutKast’ın André 3000’inden esinlenmiş. Şarkının kapanışında altyapı neşeli halinden çıkıp gittikçe gerginleşiyor ve Kendrick bize şu dizeleri okuyor;

“I remember you was conflicted

Misusing your influence, sometimes I did the same

Abusing my power full of resentment

Resentment that turned into a deep depression

Found myself screamin’ in the hotel room

I didn’t wanna self destruct

The evils of Lucy was all around me

So I went runnin’ for answers

Until I came home”

Ve Kendrick eve, köklerine dönüyor. “Momma” albümün kırılma noktası ve en önemli şarkılarından birisi. Albümün tüm temalarını küçük ölçeklerde yansıtan bu şarkıda Kendrick, bu zamana kadarki serüvenini gözlerimizin önüne seriyor. Bu Kendrick’in kendini kral ilan ettiği “King Kunta”dan bu yana evi Compton’a ilk dönüşü. Büyük ünü ve bunun getirdiği deneyimlerden sonra Kendrick köklerine dönmenin huzuruyla konuşuyor bizlere. “Momma” Kendrick’in olgunlaşma ve büyüme sürecini gözler önüne seriyor. “King Kunta”nın tam aksine artık ünlülüğü ve beraberinde gelenleri yüceltmiyor, kendini keşfetmeye ve iç huzurunu arayışa başlıyor. Bu zamana kadar müziğin kendisine yaşattığı deneyimler sonunda onu pozitif etkilemeye başlıyor ve müziğe onu eve döndürdüğü için teşekkür ediyor. Kendrick, metaforik kozasından çıkmaya başlıyor. Şarkının yarısından itibaren artık ev olarak bahsettiği yer Compton değil, ana vatan Afrika. Eve, Afrika’ya geri dönüşünde, hayatı ve kariyeri boyunca kendisi ve dünyayla ilgili bildiğini sandığı her şeyi tekrar gözden geçirmeye başlıyor artık. Bu dönüşte, kendi özelliklerini taşıyan küçük bir çocukla tanışıyor. Çocuk İngilizce konuşamamasına rağmen Kendrick’e aslında aynı dili konuştuklarını söyleyerek ortak miraslarını, atalarını hatırlatıyor ve Amerika’da siyahi kültürüyle ilgili öğrendiğini sandığı her şeyin saçmalıktan ibaret olduğunu söylüyor. Artık Kendrick bir yol ayrımında. Büyük bir ses olup gücünü kendi topluluğunu eğitmek için mi kullanacak, yoksa Lucy’nin ayartmalarına boyun mu eğecek? Şarkının kapanışında Kendrick bir kriz geçirmeye başlıyor. Bir anlam, tamamlanmışlık hissi ve varoluş amacı arayıp bulamamak onu bu krize sokuyor ve kriz anını da gergin ve dengesiz vokalleriyle sonuna kadar hissedebiliyoruz. Aslında albüm boyunca bu anlamı aradı Kendrick. “Wesley’s Theory”de parada, “These Walls”da kadınlarda aradığı anlamı bulamadı ama Afrika’ya geri dönüşünde artık aradığı cevapları bulmaya başlıyor. Şarkı bittiğinde yol ayrımındaki Kendrick’in artık kesinlikle topluluğunu eğitip onların sesi olmayı seçtiğini fark ediyoruz. Kelebeğin dönüşümü başlıyor.

Sıradaki şarkı “Hood Politics” ile Kendrick’in gençlik günlerine ve Compton’a gidiyoruz. Şarkı vokallerinde incelterek kullandığı sesinin sebebi de gençlik günlerinde olmamız. Kendrick Compton gettolarına, aralarındaki husumetlere ve çete kültürüne mercekle bakmamızı sağlıyor. Bir önceki şarkıda artık gettoda olmanın nasıl olduğunu unutup dünyaya daha aydın bir pencereden bakmaya başlayan Lamar, bu şarkıda tam aksine bizi hayatında bildiği tek şeyin getto olduğu günlere götürüyor. Getto politikalarından daha çok Amerikan politikalarına değinen Kendrick, asıl gangsterlerin politikacılar olduğunu ama politikacıların siyahilere silah ve uyuşturucu verip onları gangster ilan ettiklerini söylüyor. Republican ve Democrat’ları, Blood ve Crip’lere benzetiyor. Ayrıca kendini eleştiren müzik kritiklerine de sert sözleri olan Kendrick, en sonunda gözdağı vermeyi de unutmuyor. Batıdaki en güçlü ve söz sahibi iki kişinin Snoop Dogg ve kendisi olduğunu ilan ediyor. Şarkı Kendrick’in dizeleriyle son buluyor.

“I remember you was conflicted

Misusing your influence

Sometimes I did the same

Abusing my power full of resentment

Resentment that turned into a deep depression

Found myself screaming in a hotel room

I didn’t want to self-destruct

The evils of Lucy was all around me

So I went running for answers

Until I came home

But that didn’t stop survivors guilt

Going back and forth

Trying to convince myself the stripes I earned

Or maybe how A-1 my foundation was

But while my loved ones was fighting a continuous war

Back in the city

I was entering a new one”

Her ne kadar eve dönse de içinde başarıyı yakalayıp evi terk etmenin hala suçluluğunu çeken Kendrick, hayatında yeni bir sınavla karşı karşıya geliyor. Aç gözlülüğün ve paranın kendisini yozlaştırdığı gerçeğiyle “How Much A Dollar Cost” ile yüzleşiyor. Bu kadar lüksün içinde bile içindeki rahatsızlığı midesindeki parazitler olarak nitelendiriyor. Midenin ruhu ve parazitlerin günahları olması metaforlarını kullanıyor.  Eğer şarkıyı henüz dinlememişseniz, plot twistlerden hoşlanan biriyseniz ve spoiler yemek istemiyorsanız önce şarkıyı dinleyip tekrar buraya dönmeniz önerilir. Storytelling rap şarkılarının en güzel örneklerinden olan bu şarkıda Kendrick, Güney Afrika’da lüks arabasıyla benzin istasyonuna giriyor. İstasyonda evsiz bir adam kendisinden 10 rand yani bir dolar istiyor. Kendrick ise önyargılı yaklaşarak adamın samimiyetine inanmıyor ve uyuşturucuya harcayacağını düşünüp vermek istemiyor. Şarkıdaki “ten rand” telaffuzu “ten grand” telaffuzuna çok yakın, bu Kendrick’in evsizin bir dolar değil de binlerce dolar istemiş gibi davranmasını destekleyici nitelikte bir detay. Peki bir dolar ne kadar ediyor? Bu hikayede evsiz adam için her şey ama Kendrick için hiçbir şey. Açgözlülüğü ve bencilliği yüzünden Kendrick artık tanrıyı tanımıyor. Tıpkı hikayenin sonunda tanrı olduğu ortaya çıkan evsiz adamı tanıyamadığı gibi. Bu bencilliği ise onu Lucy’nin ellerine teslim etmek üzere. Hikaye devam ettikçe Kendrick evsiz adama direnmeye devam ediyor ve evsiz adam artık gerçeği ona söylüyor;

“…and I’ll tell you just how much a dollar cost

The price of having a spot in Heaven, embrace your loss—I am God”

Şarkının kapanışında Ronald Isley’in seslendirdiği kısımda ise Kendrick’in pişmanlığını görüyoruz. Tanrı’dan yeni bir sayfa istiyor ve onun için neler yapabileceğini soruyor.

Bir sonraki “Complexion (A Zulu Love)” renkleri konu alan bir parça. Koyu tenli siyahi bir tarla kölesi Kendrick’in açık tenli bir ev kölesi olan sevgilisine söylediği aşk şarkısı. Kendrick’in eşi Whitney Alford’un da açık tenli bir kadın olması güzel bir detay. Şarkının ana teması renklerimizin değil karakterlerimizin bizi betimlediği olsa da daha çok siyahiler arasındaki renk farklılığı ayrımcılığına değinilmiş. 19. Yüzyılda nasıl koyu tenlilere tarlada, açık tenlilere evde kölelik yaptırılarak ayrımcılık yaptırılıyorsa, 21. Yüzyılda da bu ayrımcılık siyahi topluluğun kendi içerisinde bulunmakta. Zulu terimini ise zulu felsefesi Ubuntu’yu kastederek kullanıyor. Ubuntu’ya göre insan olmak ve sevgi, renk ve ırktan daha önemli. Ki Zulu ismi, Afrika Bambaata, Universal Zulu Nation hip hop topluluğunu kurduğundan bu yana hip hop tarihinde sık sık duyulmakta. Siyahiler arasındaki renk farklılığını anlatsa da tüm ırkların ve çete renkleri olan kırmızı ve mavi renklerinin farklı olmadığı ve kardeş oldukları mesajını veriyor. Rapsody’nin konuk performansı ise bahsedilmeden geçilemeyecek kadar güzel. Bir röportajında Kendrick, albüm yapım aşamasında şarkının nakaratında Prince’in olmasını istediğini ve planlarında şarkıya hiç verse yazmamak olduğunu söylemişti fakat şartlar nedeniyle bu gerçekleşmedi. Şarkının kapanışındaki kısımda Kendrick, Compton’a baktığında dünya üzerindeki cehennemi gördüğünü söylüyor. Anlamını irdeleyecek olursak, gettoya baktığında dünyayı saran tüm kötülüklerin dışa vurumunu görüyor. Lucy’nin yoldan çıkartma çabalarını da göz önüne alırsak, bu kapanış Amerika’nın siyahilere nasıl kendilerinden nefret etmeyi öğrettiğini yansıtıyor. Kendrick ise bunu Lucy’nin yarattığı bir cehennem olarak görüyor. Bu kapanış, bir sonraki şarkı “The Blacker the Berry” için bir açılış niteliği taşıyor.

Kendrick albümün on üçüncü şarkısı “The Blacker The Berry”de kendisinin ne kadar ikiyüzlü olduğunu söyleyerek başlıyor. Bu düşüncesini defalarca söyleyip nedenini söylemeyen ve “bu şarkı bittiğinde anlayacaksınız” diyen Kendrick, şarkı boyunca ırkçılıktan, kölelikten, başarılı bir siyahi olmaktan ve Amerika’nın siyahlara karşı politikasından bahsediyor. Bu konular Kendrick için yeni değil ama neden bu sefer bu kadar öfkeli ve etrafına kin kusuyor? Tupac’ın feminist marşı niteliğindeki şarkısı “Keep Ya Head Up” tan esinlenilmiş “blacker the berry” terimini iki amaçla kullanılıyor: Tupac’ın kullandığı gibi, siyahi olmanın çirkin veya çekinilecek olmadığı, aksine iyi olduğu ve bir Amerika vatandaşı ne kadar siyahsa vurulmaya o kadar yakın olduğu. Şarkı ilerledikçe Kendrick’in eleştirileri beyaz üstünlükçü insanlardan daha çok, kendi topluluğu siyahilere yönelik olmaya başlıyor. Siyahilerin, siyahi olduklarıyla sadece her yıl şubatta olan “Black History Month” ile değil, her zaman gurur duymaları gerektiklerine değiniyor. Siyahiler içi çete aktivitelerini ve cinayetleri eleştiriyor. Beyazlar ilerlerken, kendilerinin neden birbirleriyle savaştıklarını sorguluyor. Toplumuna ve kendisine iki yüzlü demesinin sebebi ise, sokakta polis şiddeti yüzünden ölen siyahi çocukların sokakta olmasının sebebinin kendi iç savaşları ve çetelerinin yüzünden olduğunu düşünmesi. Bu sisteme kurban giden gençlerden biriyse 17 yaşında polis cinayetiyle hayatını kaybeden Trayvon Martin. Şarkının son sözü tüm anlattıklarının özeti niteliğinde;

“So why did I weep when Trayvon Martin was in the street

When gang banging make me kill a n*gga blacker than me?

Hypocrite!”

Sıradaki şarkı “You Ain’t Gotta Lie (Momma Said)”,  Kendrick’in annesinden zamanında aldığı tavsiyeleri bizimle paylaşıyor. Hayatta çoğu şeyi deneyimlemeden öğrenemeyeceğimiz… Şarkının ilk kısmı Kendrick’in annesinin perspektifinden sonunda eve dönen oğluna eleştirilerinden oluşuyor. Annesi Kendrick’e ne kadar göstermeye çalışmasa da güvensizliklerini görebildiğini ve ilk günkü kadar esaslı biri olmadığını söylüyor. Şarkının köprü ve nakarat bölümlerinde Kendrick, dünyaca ünlü biri olarak döndüğü Compton’daki çevresine, onu etkilemek için ona klasik bir rap sanatçısı gibi muamele göstermemeleri gerektiğini ve olmadıkları insanlar gibi davranmamaları gerektiğini tavsiye ediyor. Yani Kendrick, onunla takılabilmeniz için olmadığınız biri gibi davranmanızı saçma bulacak ve kendiniz olduğunuz sürece esaslı olduğunuzu düşünecektir. İkinci kısımda bazı endüstri ürünü rap sanatçılarına sesleniyor. Yaşamadıklarını yazmamaları gerektiğini, toplum tarafından kabul görmek için kendileri olmayan birini taklit etmemeleri gerektiğini söylüyor. Sokak hayatını yaşamayan ama yaşıyormuş gibi davranan rap sanatçılarının belli bir mesajları ve iletileri olmadığı sürece tek yaptıklarının sokaktaki şiddete teşvik ettiklerini iddia ediyor. Kendrick de zamanında bu hataya düştü. “good kid, m.A.A.d city” albümündeki “The Art of Peer Pressure” şarkısında çevresinde kabul görmek için başkası gibi davranıp başını belaya soktuğu hikayesini dinleyebilirsiniz. Bu arada söylemeden geçmemek gerekiyor, 90’lar batı elektronik müziği esintileri taşıyan, funky ve harika bir prodüksiyona sahip “You Ain’t Gotta Lie”.

Albümün sonuna gelmeden bir önceki durağımız, şeytani “u” nun melek gibi kardeşi “i”. İkizler burcu olan ve bundan şarkılarında ara sıra bahsettiğini duyduğumuz Kendrick’in, dengesiz hislerinden ve karşıtlıklardan meydana getirmesine rağmen harika bir doğal uyuma sahip olan  “u”-“i” ikilisinin diğer yarısı. “u” için ne dediysem bu şarkıda tam tersini diyeceğim. Özsevgi ve özsaygı marşı. Saf funk. 57. Grammy Ödülleri’nde en iyi rap şarkısı ve en iyi rap performansı olmak üzere 2 ödül kazanan albümün ilk teklisi. Yüksek tempolu, neşeli prodüksiyonu ama en önemlisi yaydığı pozitif mesajla albümün en öne çıkan şarkılarından. Tüm albüm boyu sorulara yanıt arayan, yolunu kaybetmiş, varoluş amacını bulamayan depresif Kendrick’in kelebeğe dönüşmeden hemen önce kendini en yüksek ve mutlu hissettiği an. Mutluluğunun en büyük sebebi ise yolundan sapmamış, Lucy’nin ayartmalarına kanmamış ve kendisini endüstriye satmamış olması. Tekli versiyonundan farklı olarak albüm versiyonunda bir koroyla birlikte canlı performans atmosferi yaratılmış. Şarkı esnasında Kendrick sahnede müziği kestiriyor ve dinleyici kitlesine, yani topluluğuna, arkadaşlarına ve sevdiği herkese seslenmeye başlıyor. Çünkü albüm boyunca tanrıya defalarca bir cevap için yalvardı. Kayıpken, köklerine dönüp “Momma” da kendini yol ayrımında buldu. Yollardan biri artık mikrofonu eline alıp toplumuna seslenmek ve onları eğitmekti. “i” Kendrick’in bu yolu seçtiğinin ilk kanıt somutu. Kendrick seslendiği insanlarına öz sevgiden, günün birlik beraberlik günü olduğundan ve onları ne kadar sevdiğinden bahsediyor. Şarkı sonunda yaptığı acapella ile Kendrick “n*gga” kelimesinin kökenlerine iniyor ve Etiyopya orijinli bu kelimenin kral anlamına geldiğini, fakat Amerika’da özellikle siyahiler ve rap endüstrisi arasında yanlış amaçla kullanıldığından bahsediyor. Köklerine dönen Kendrick, yozlaşmaya yüz tuttuğunu düşündüğü topluluğuna sesleniyor ve hepsini köklerine çağırıyor.

Ve geldik albümün sonuna, tüm konsepti tanımlayan “Mortal Man” e. Rap tarihinin en önemli albümlerinden biri olan, modern zaman klasiği “To Pimp a Butterfly” ın ne kadar şairane ve büyük bir iş olduğuna inanmanızı sağlayacak 12 dakika uzunluktaki son kanıt. Kendrick bu şarkıyla dinleyicilerine kendisinin kusursuz olmadığını hatırlatıyor. Kendisini Nelson Mandela’nın hayaleti olarak gören ve Mandela gibi topluluğuna, ırkına hizmet edecek Kendrick, kendisiyle beraber yürüyenlere hatalara da hazır olmalarını söylüyor ve onlardan yapacağı hatalarda da yanında kalmalarını, ona inanmalarını istiyor. Endüstrinin kurduğu bir komploya kurban giderse hayranlarının onu sadece başka bir uyuşturucu bağımlısı veya gangster olarak görmelerinden endişe duyuyor. Kendrick Mandela gibi sevilmek istiyor ve şarkı boyunca Güney Afrika liderinin yaşantısına paralel ilerliyor. Mandela gibi 27 yıl hapis yatarsa yanında kimin kalacağını, mesajını yaymanın bu riski almaya değip değmeyeceğini sorguluyor. Mesajcılığını yaptığı dava kendisinden çok daha büyük olduğu için şüpheleri ve korkuları var. Hz. Musa, Martin Luther King Jr., Malcolm X, John F. Kennedy gibi ihanete uğramış liderleri hatırlatıp sonunun onlara benzemesinden çekiniyor ve çocuk istismarı suçlarıyla yüzleşmiş Micheal Jackson’ı da unutmuyor. Çünkü pop tarihine sayısız klasik vermiş Micheal Jackson’ın tüm kariyerinin ve yaptıklarının bu iddialar yüzünden unutulmasının haksızlık olduğunu düşünüyor ve kendisinin de aynı haksızlığa kurban gitmesini istemiyor.

Müzik yavaş yavaş kesiliyor ve Kendrick artık tamamladığı şiirini son bir kez okumaya başlıyor.

“I remember you was conflicted

Misusing your influence

Sometimes I did the same

Abusing my power, full of resentment

Resentment that turned into a deep depression

Found myself screaming in the hotel room

I didn’t wanna self destruct

The evils of Lucy was all around me

So I went running for answers

Until I came home

But that didn’t stop survivor’s guilt

Going back and forth trying to convince myself the stripes I earned

Or maybe how A-1 my foundation was

But while my loved ones was fighting the continuous war back in the city

I was entering a new one

A war that was based on apartheid and discrimination

Made me wanna go back to the city and tell the homies what I learned

The word was respect

Just because you wore a different gang color than mine’s

Doesn’t mean I can’t respect you as a black man

Forgetting all the pain and hurt we caused each other in these streets

If I respect you, we unify and stop the enemy from killing us

But I don’t know, I’m no mortal man

Maybe I’m just another n*gga”

Tüm albümü ve hikayesini içinde barındıran şiir böylece sona eriyor. Yolunu şaşırdığı ve gücünü yanlışa kullandığı “These Walls”, depresyon ve intihar isteğini dışa vurduğu “u”, Lucy etrafını sarmışken ona karşı koyduğu “Alright”, “For Sale” de bizlerle tanıştırdığı Lucy’e kanmamak için aradığı cevapları ve mesajı eve dönünce bulduğu “Momma”, yıllar sonra evine döndüğünde toplumunun iç savaşını gördükten sonra onlara borcunu ödemek için toplumunun sesi olma kararını aldığı ve yeni bir savaşa adım attığı “Hood Politics”, ve Compton’a dönüp tüm gördüklerini, şiddeti bitirme ve toplumunu yüceltme amacıyla anlattığı, liderlik yaptığı “i” ve “Mortal Man”.

Şiir bitince fark ediyoruz ki Kendrick albüm boyunca şiirini Tupac’ın yanında ona okuyormuş. To Pimp a Butterfly, baştan aşağı Tupac esintileriyle dolu ve onun için yapılmış. Hatta Kendrick bir röportajında kısaltması “To P.A.C.” olacağı için ilk başlarda albümün isminin “To Pimp a Caterpillar” olarak düşündüğünü söylemişti.

Şiir bittikten sonra Kendrick Tupac’la röportajına başlıyor. Röportajda Tupac, toplumun fakir kesiminin artık yiyeceği kalmadığında zengin kesimi nasıl yiyeceğinden, geldiği konuma gelebilmek için neler çektiğinden ve nasıl başardığından, kazandığını insanlarına nasıl geri verdiğinden, savaşmanın doğasından gelmesinden ve sesinin Kendrick gibi arkasından gelenlere savaşmak için nasıl bir ilham kaynağı olacağından bahsediyor. Röportajda Tupac’ın son sözleri şöyle;

“Because it’s spirits, we ain’t even really rappin’

We just letting our dead homies tell stories for us”

Soruları bittikten sonra Kendrick, Pac’a son bir şey okumak istiyor. Kendi dünyam diye yorumladığı tırtıl ve kelebeğin hikayesi. Hikaye şöyle;

“The caterpillar is a prisoner to the streets that conceived it

Its only job is to eat or consume everything around it

In order to protect itself from this mad city

While consuming its environment

The caterpillar begins to notice ways to survive

One thing it noticed is how much the world shuns him

But praises the butterfly

The butterfly represents the talent, the thoughtfulness

And the beauty within the caterpillar

But having a harsh outlook on life

The caterpillar sees the butterfly as weak

And figures out a way to pimp it to his own benefits

Already surrounded by this mad city

The caterpillar goes to work on the cocoon

Which institutionalizes him

He can no longer see past his own thoughts

He’s trapped

When trapped inside these walls certain ideas take root, such as

Going home, and bringing back new concepts to this mad city

The result?

Wings begin to emerge, breaking the cycle of feeling stagnant

Finally free, the butterfly sheds light on situations

That the caterpillar never considered, ending the internal struggle

Although the butterfly and caterpillar are completely different

They are one and the same”

Kendrick tırtılken, Compton’da fakir bir hayat yaşıyordu. Rap yapma yeteneklerini fark ederek kendini geliştirdi ve sonunda mesajını tüm dünyaya yaydı. Bu, Kendrick’in kozası olan Compton’dan çıkıp kelebeğe metamorfozuydu. Tırtıllar, yani Kendrick’in Compton’daki çevresi ve Kendrick’i çıkarları uğruna kullanmaya çalışan varlıklı insanlar, henüz hayattaki potansiyellerini bulup dönüşemeyenler. Yaşayabilmek için etrafındaki her şeyi tüketen ve çevrelerine her şekilde zarar veren varlıklar. Kelebekler ise, tırtılların tam tersine potansiyelini bulup parlamış, yeteneği temsil eden varlıklar. Tırtıl, kelebeği zayıf gördüğü için onu çıkarları uğruna kullanmak ister ve onu pazarlamanın bir yolunu bulur. Kendrick, “King Kunta” da etrafındaki tırtılların nasıl onun bacaklarını yani kanatlarını kopartmak istediğini anlatıyor. Albümde ise uzun bir aradan sonra Compton’a dönen Kendrick, etrafındaki tüm tırtılları, kelebeğe dönüştürmek umuduyla parlatmaya ve onları hapsetmiş kozalarını terk etmelerini sağlamaya çalışıyor. Başarılı rap sanatçılarının kelebek ve kalan insanların tırtıl olduğu senaryoda, koza; medya, devlet, okul gibi insanları kurumsallaştırmış herhangi bir şey olabilir. Kozanın duvarları, içine hapsolmuş tırtılı kör etmekte ve perspektifini kısıtlamakta. Fakat Kendrick, “These Walls” da hapsolduğu duvarlar gibi olan bu koza duvarlarının arkasında da düşüncelerin belirebileceğini ve kozanın tırtıla yeni fikirler için ilham verebileceğine inanıyor. Koza, yani sistem, sıkıntılar, ayrımcılık ve ırkçılık gibi faktörler olmasaydı şuan ne bir Tupac, ne de bir Kendrick Lamar olurdu. Koza Kendrick dönüşmeden önce hala kozadayken, beyninde terk ettiği şehri Compton’a dönüp sesini duyurma fikrinin köklerini saldı. Kendrick, kozasını kendi bilincini, yaratıcılığını, fikirlerini geliştirebilmek için kullandı. Sonuç olaraksa, kanatları çıktı ve kozasından kurtuldu. Tırtılın farkında olmadığı sıkıntıların hepsinin üzerine gitti. 16 şarkıdan oluşan albümün ilk 8 şarkısı boyunca tırtıl olan Kendrick, “Momma” da kozasından çıkıp kelebeğe dönüştü ve bu şarkıyla birlikte albümün kalan 8 şarkısında tırtıllara, yani insanlarına kelebek olma yönünde öncülük etti. Çünkü ne kadar farklı olsalar da aslında tırtıl da kelebek de aynıdır ve her tırtılın içinde bir kelebek vardır.

Maalesef Tupac bu hikaye bittiğinde çoktan gidip Kendrick’i cevapsız bırakmıştı. Çünkü Pac’ın son sözlerine tekrar dönüp baktığımızda şunu anlıyoruz; Pac’ı tekrar duyamadık, çünkü o artık Kendrick’in müziğinde yaşıyor.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here