Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
7
”Mantığın ötesindeki tek gerçek aşktır.”

Heartbeats, orijinal adıyla Les Amours Imaginaires, Kanadalı genç yönetmen Xaiver Dolan‘ın 2010 yapımı filmi. Günümüzün en çok tanınan yönetmenlerinden biri olmayı başaran Xaiver Dolan genç yaşına rağmen sekiz civarı uzun metrajlı film yazdı ve yönetti. Öğretmen bir anne ve şarkıcı bir babanın çocuğu olarak 20 Mart 1989’da Kanada’da doğan Dolan hayatı boyunca kameralarla hep iç içeydi. Çocukluk ve gençlik dönemlerinde çok sayıda reklam filminde oynayan Dolan sinema sektörüne farklı bir alanda giriş yaptı. Yine yönetmenlik deneyiminden önce bazı filmlerde ve dizilerde de rol alan Dolan aynı zamanda onlarca filmde seslendirme yapmış bir dublaj sanatçısı. 2009 senesinde ilk filmi J’ai Tue Ma Mere (I Killed My Mother) çektiğinde 20 yaşındaydı. Yazıp yönettiği ayrıca baş rolünde oynadığı bu yarı otobiyografik film çoğunlukla çok iyi eleştiriler aldı.

Genç yaşına rağmen kendine ait bir tarz yaratmayı başaran yönetmen, 2019 senesine geldiğimizde festivallerdeki önemli isimlerden ve çok sayıda ödülün sahibi. Filmlerinde sıklıkla lgbt, anne – çocuk ilişkisi, ergenlik problemleri gibi konuları işleyen yönetmenin oluşturduğu sinema dili gerçekçi, samimi ve etkileyici. Tüm filmlerinde başarılı bir görüntü yönetmenliği var. Kullandığı renk tonları, seçtiği müzikler, samimi diyalogları sayesinde filmleri sizi içine çekiyor.

Monia Chokri, Niels Schneider ve kendisinin baş rollerinde oynadığı Les Amours Imaginaires aslında aşk ve dostluk üzerine bir film. Fakat yönetmenin farklı bakış açısıyla klasik bir aşk filminden uzaklaşarak etkileyici bir hikayeye dönüşüyor. Film, iki yakın arkadaş olan Marrie ve Francis’in Nicolas ile tanıştıktan sonra yaşadıklarına odaklanıyor. Görsel açıdan başarılı olduğu kadar hikaye anlatımı konusunda da başarılı. Karakterlerin psikolojilerini seyirciye oldukça iyi biçimde aktarıyor. Bunu yapmak için kelimelere ihtiyaç duymuyor, jest ve mimikler, kullanılan şarkılar ve hatta bazen renkler karakterlerin duyguları hakkında bize iyi bir analiz yapma fırsatı veriyor. Pastel tonlar, güzel kıyafetler, orijinal mekanlar… Yönetmen film boyu yakaladığı uyumla izleyenleri estetik açıdan tatmin ediyor.

Çok başarılı diyalogları bulunan filmde dikkatimizi çeken repliklerden bazıları;

”Hayatımı seni çok severek harcamak istemiyorum.”

”O mefhuma aşık olursunuz. Ondan daha çok o mefhuma aşıksınızdır. Aranızdaki mesafedir sevdiğiniz.”

”Kırlar çok güzelmiş. Hep unutuyoruz.”

”Sigarayı severim. Sigara içmek sanki unutmak gibi. Moralim dibe vurduğunda sigaram elimdeki tek şeydir. Yakarım, tüttürürüm ve sesimi keserim. Böylece duygularımı saklarım. Sigara duyguları saklar. Mentollü ve vanilyalı sigaralar vardır. Bazı insanlar sever. Mentollü sigaraları, vanilyalı sigaraları, çikolatalı sigaraları, sigaralı sigaraları. Sigara benim delirmemi engeller. Beni hayatta tutar. Beni ölene kadar hayatta tutar.”

”Çünkü ben zayıf biriyim ve eğer birine çok fazla değer vermişsem benim için daima o haklıdır.”

Filmin en başarılı olduğu noktalardan biri ise müzik seçimleri. Şarkıların çaldığı yavaşlatılmış sahnelerde akan bir diyaloğun bulunmaması onları bir müzik klibi niteliğine getiriyor. Dolan’ın yaptığı nokta atışı şarkı seçimleri filmin etkileyiciliğini büyük oranda arttırmış. Bizde bu tarz sahnelerde çalan şarkılardan en çok sevdiğimiz altı tanesini sizin için seçtik. Keyifli dinlemeler.

1. Isabelle Pierre – Le Temps Est Bon

Marrie ve Francis’in Nicolas ile buluşmalarından ötürü duydukları mutlululuk ve heyecanı oldukça başarılı biçimde bize aktaran şarkı, sözlerinin de yansıttığı üzere tam güzel havaların parçası.

2. Dalida – Bang Bang

Filmin iki ayrı sahnesinde kullanıldığı için belki de onunla en çok özdeşleşen şarkı. Güzel kıyafetler, karakteristik yüzler ve gerçek duygular içeren bu sahnelerin estetik açıdan seyir zevkleri çok yüksek.

3. House of Pain – Jump Around

Marrie ve Francis kendilerine yabancı bir ortam olan partiye giriş yaparken, filmin bütün havasına yabancı olan hip hop tarzındaki bu şarkı onlara eşlik ediyor.

4. Vive La Fete – Exactement

Marrie’nin partide yaşadığı kafa karışıklığı ve yoğun duygularına oldukça yakışan bu şarkı, yönetmenin filmlerinde kullanmayı sevdiği gruplardan olan Viva La Fete tarafından seslendiriliyor.

5. The Knife – Pass This On

Filmin en çok dikkat çeken ve sevilen sahnesine geldi sıra. Sahnede iki arkadaşın kırmızı rengiyle aktarılan duygu ve düşüncelerinin yanında, Nicolas onlardan farklı olarak maviyle ifade edilen hisler içinde. Marrie ve Francis artık yoğunlaşan, hatta saldırganlaşan tutkularıyla Nicolas’ın dansını izleyip, onunla özleştirdikleri imgeleri düşünürlerken; biz de unutulmaz bir sahneyle Pass This On şarkısına aşık oluyoruz.

6. Fever Ray – Keep The Streets Empty For Me

Kullanılan diğer şarkılara oranla daha ağır olan bu eser, Marrie ve Francis’in en karanlık hallerinin ortaya çıktığı zamanda kullanılıyor. Marie’nin yaşadığı kalp kırıklığını derinden hissettiğimiz ve ikilinin arasındaki çatışmanın en üst düzey olduğu anlar, şarkının savaşı hatırlatan havasıyla destekleniyor.

Kaynak: 1

Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
7

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here