Cumartesi, Ağustos 19, 2017

Müzik denildiğinde akla birçok şey gelebilir, müziğin kişisel tanımı, müzik dünyasındaki gelişmeler, şarkıcılar, ünlü gruplar…Dinleyicilere çoğu sanatçının geçmişleri sunuluyor, çoğunlukla nasıl gayret göstererek günümüzdeki ünlerini kazandıklarına dair. Fakat bu ünün gerçek bedeli ne? Sanatçılar, sadece kendi çabaları ile dünya çapında ünlü olabilir mi? Buradaki cevap, çoğu ünlü için, “hayır”.

Bilinen bir örnek, Rihanna’nın ünlü olma hikayesi. Jay Z, dünya çapında ünlü bir yapımcı ve şarkıcı, Rihanna’yı keşfeder. Jay Z, kısa süre içerisinde Rihanna’yı süperstar haline getirir. Burada sorulması gereken soru, Rihanna kendi çabalarıyla bu duruma gelebilir miydi? Bunun cevabı net olarak bilinmemekle beraber, bizce “hayır”. Bu tekelleşme durumu, sadece yapımcıların eliyle oluşmuyor, aksine uzun zamandır dinleyicilere sunulan şarkıcı imajı, müzik şirketlerini şarkıcılarını eserlerini satacak şekilde tektipleştiriyor.

Başka bilinen bir örnek, çoğu insanın dinlediği Lana Del Rey. Subjektif görüşüm olmakla beraber, Lana’nın arkaplanında uzun bir yaratılma süreci olduğunu düşünüyorum. Her ne kadar kendisi alanında iyi, sevilen eserler çıkarsa da, kendisinin eski şarkıcılarla günümüzün bir karışımı olduğu bariz. En çok dinlenen müzik türlerinden biri olan popta ise tektipleşme, çok büyük bir boyuta varmış durumda. Bahsettiğimiz sadece aynı ritim değil, ya da aynı sesler. İmaj, tamamen aynı.

Hiç fark ettiniz mi, kadın pop şarkıcıların seslerinin ne kadar benzer olduğunu? Bu da yine, tekelleşmeye bir örnek. Başka bir yön ise, yapımcı şirketi. Hemen hemen tüm yabancı albümlerin üzerinde Parental Advisory yazdığını fark ettiniz mi? Bu, ünlü olmaya giden yolda, çok önemli bir basamak değil midir? Kısaca, bir şarkıcı özellikle dünya çapında ünlü olmak istiyorsa, yapımcıların kendisini nasıl lanse etmek istediğini göze almak zorunda, ve bu sadece pop türüne dair değil. Aksine, rock ve metal alanlarında da durum farklı değil. Aynı ritimler burada göze batmıyor olabilir, sadece insanların eskiden beri süregelen gruplara önem verdiği bir gerçek. Burada sorulacak tek bir soru kalıyor, dinleyici de bu oyuna katılmış olabilir mi? Müzik zevkini kendisine sunulan sanatçılardan ayrıştılabilir mi? Cevap size kalmış.

0 Comments

Leave a Comment

POPÜLER YAZILAR

Game of Thrones’un “Gece Nöbetçileri” IKEA’dan Giyiniyor!
Türk Balesinin Zarif Kurucusu Ninette De Valois
Tüketim Anlayışımızı Yüzümüze Çarpan 20 İllüstrasyon
Filmlerinden Efsane Sahnelerle Edward Norton
Hayali Dünyalara Yeni Bir Geçit
Romantik Piyanist ve Ünlü Besteci Sergei Rachmaninoff
Dünya Tarihinden Çarpıcı Anların Fotoğrafları
Mısır’ın 4. Piramidi: Ümmü Gülsüm
Her Biri Ayrı Hikayeye Sahip 15 Fotoğraf
Mindhunter’ın Yayın Tarihi Açıklandı
Ünlü Eserleri Yumurta Kabuklarına İşleyen Sanatçı: Süreyya Noyan
Düzenin İronik Ölümsüz Senaryosu ve Brecht
Ruhumuzun Melankolik Blues Gitaristi: Yavuz Çetin
Moonlight: 3 Dönem Tek Yüz
Lana Geri Döndü: Bir Arzu Nesnesi Olarak Lust For Life
September Kimdir?

September Kimdir?

14 Ağustos 2017
Sewp: Seksi ve Ölümcül Dövmeler
19. Yüzyılda Akıllara Takılan Soru: 2000’lerde Neler Olacak?
Loving Vincent Filminden Taze Fragman
13 Ağustos 1997: South Park Yayına Başladı
Film, Dizi ve Oyun Dünyasının En Güçlü Silahlarını Yapan Demirciler
Asi ve Özgür: Şebnem Ferah
Son Zamanların En İyi Dizisi The Handmaid’s Tale İzlemek İçin 5 Sebep
Son Zamanların En Havalı Film Müzikleri
Sanatçı Tatsuya Tanaka’dan Minyatür Fotoğraf Projesi
Ciddi Miktarda Spoiler İçeren Game Of Thrones 7. Sezonun Sızan Senaryosu
Will.i.am ve Nicole Scherzinger Louvre Müzesi’ndeki Klibini İzleyin
Hannibal Geri Dönüyor!
21 Maddede Bilinmeyenleri İle Robin Williams
Fotoğraf Sanatına Damgasını Vurmuş 11 Fotoğrafçı