“Kız gibi yap sen ne yaparsan

Kız gibi yap ol kahraman”

-Nil Karaibrahimgil

Müziğin çocuk ruhlu özgür kızı Nil Karaibrahimgil, 17 Ekim 1976’da Ankara’da dünyaya geldi. Müzikomani şarkısıyla tanınan müzisyen Suavi Karaibrahimgil’in kızı, Modern Folk Üçlüsü ekibinden Selami Karaibrahimgil’in de yeğeni olan Nil Karaibrahimgil’in annesi de moda dünyasının tanınan simalarından. Sanatla ve yetenekle bu kadar iç içe bir çocuk olmanın getirisi olacak ki Nil 12 yaşında “I see clouds rain is coming…” adlı ilk bestesini yaparak müziğe olan kabiliyetini o yaşlardan belli etti. Ortaokulda piyano, ilerleyen yıllarda da caz gitarı çalmaya başladı.

12 yaşından itibaren okuldan arta kalan zamanlarında Serdar Erener’e ait Reklamevi A.Ş adlı reklam ajansında metin yazarı olarak çalışmaya başladı. Günümüzde hala pek çok reklam filminin müzik ve metin yazarlığı kısmında önemli rol oynayan Nil Karaibrahimgil’i Türkiye bir reklam filmiyle tanıdı. 2000 yılında Boğaziçi Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden mezun olduktan sonra reklam sektöründe çalışmaya devam etti. Bellona, Algida, Digitürk, Orkid, Turkcell, Dove, Damla gibi birçok büyük firmanın reklam filmlerine hem müzik yaptı, hem de bizzat bu filmlerde rol aldı. Hüner Margarin ve First Duo reklamları ile sektörün Oscar ödülleri olarak kabul edilen Kristal Elma Ödüllerine layık görüldü. Reklam sektöründe pek çok işe imza atan Nil Karaibrahimgil’in eminiz ki her işi kendi içinde özeldir ama Dove markasıyla olan anlaşmanın yerinin bir başka olduğunu düşünüyorum. Hikayesini kendisinden dinlemek isteyenler için:

Nil Karaibrahimgil için asıl dönüm noktası Turkcell Hazırkart reklamlarından sonra başladı. Reklamda bir anda tüm Türkiye’nin diline dolanan “Ben Özgürüm” adlı parçayı seslendiren Nil, insanlar tarafından “Özgür Kız”‘ olarak tanındı. Reklamın daha sonraki bölümlerinde Nil’e pop müziğin başarılı isimlerinden biri olan Megastar Tarkan eşlik etti.

2002 Nil Karaibrahimgil için adeta bir ilkler yılı gibiydi. Ozan Çolakoğlu ile yollarının kesişmesinin ardından, “Nil Dünyası” ismini verdiği ilk albümünü piyasaya sürdü. Aynı yıl Bodrum Kale’de ilk konserini verdi. İlk kez canlı performansla seyirci karşısında sahne alan Nil Karaibrahimgil, bu anları “Resmen Aşığım” şarkısının klibinde ölümsüzleştirdi. Konserde kendisi, ailesini, ekip arkadaşlarını da tanıtan bir klibi seyirciyle paylaşarak kendisini bildiği en iyi yolla hayranlarına tanıttı.

İki yıl arayla 2002, 2004, 2006 yıllarında 3 albüm çıkartan Nil Karaibrahimgil, bu albümlerle kendisine çok güzel bir dinleyici kitlesi edindi. Bu albümlerin ardından MTV Avrupa Müzik Ödülleri kapsamında 2007’de “en iyi Türk sanatçı” dalında aday oldu.

Üç yıl aradan sonra dördüncü albümü Nil Kıyısında, 2009 yılında raflarda yerini aldı. Albümün çıkış parçası olan “Seviyorum Sevmiyorum” Türkiye müzik listelerinde altı hafta bir numarada kaldı. Şarkı pek çok yerde de kullanıldı ancak en akılda kalanlardan bir tanesi Romantik Komedi filminde film müziği olmasıydı bence.

2012 yılında “Kanatlarım Var Ruhumda” albümünü piyasaya çıkartan Nil Karaibrahimgil’in bu 5 albümünün yanı sıra çokça teklisi var. Bunun yanı sıra dizi ve filmler için de müzik yapan Karaibrahimgil, bazı dizi ve filmlerde roller bile aldı. Gülse Birsel’in Yalan Dünya isimli projesinde hem jenerik müziğini yaptı hem de final bölümünde ekranlarda izledik Karaibrahimgil’i.

İlk albümünde yer alan “Kek“, 2004 yılında çıkardığı albümde yer alan “Gitme Yoksa“, 2006 yılında çıkardığı albümdeki “Pırlanta” isimli şarkıların da gayet belli ettiği üzere Karaibrahimgil çok başarılı bir hikaye anlatıcısı. Bir şarkısında çizgi film kahramanlarından esinleniyor, diğerinde müziğine tezat arabesk bir konu işliyor, bir başkasındaysa tek taşını kendi alıyor. Fantastik dünyanın sarsılmaz temsilcilerinden biri Gaye Su Akyol olsa da, Nil Karaibrahimgil’in bu dünyanın kapılarını aralayan ilk kişi olduğu da bir gerçek. Mustafa Topaloğlunu saymazsak tabii…

Çıktığı dönemde hit olmasının yanı sıra “Pırlanta” şarkısı çok ciddi eleştiriler de aldı. Nil Karaibrahimgil ise feminist tarafından asla taviz vermedi. Kız Gibi, Ben Buraya Çıplak Geldim, Çocuk Da Yaparım Kariyer De gibi içinde buram buram feminizm barındıran bir çok şarkıya da imza attı.

Kız gibi gülme dediler
Kız gibi koşma dediler
Kız gibi yaptım ne yaptıysam

 

Önemli olan pek çok şeyi unuttuğumuz, kendi gücümüze inancımızı kaybettiğimiz, ötekileştirildiğimiz bir yüzyılda; her gün “yapamazsın”, “edemezsin”, “olmaz” gibi cevaplar aldığımız bir coğrafyada Nil Karaibrahimgil çıktı ve “Kız gibi yap” dedi. Prenses, peri zannedilmek, kız gibi yap gibi söylemlerle zedelenmek ve bir şeylere kurban edilmek istemediğimizi hatırlattı. Özgür kız olmanın yanı sıra güçlü de birer kadın olmayı öğretti.

Geçemezler derler engelleri
Uçarsın kanatları açarsan
Yenilmeyen kızlar gibi
O dinmeyen rüzgar gibi

Katıldığı her söyleşide, yaptığı her konuşmada, hatta P&G ile yapılan reklam anlaşmasında kadınların istediği her şeyi yapabileceğini hiç bıkmadan anlatmaya devam etti. Pek çok kişiyi kendisi olmaya ikna etti, kendisi gibi kalmaya motive etti Özgür Kız. İzlemek isteyenler için buna dair bir Tedx Konuşması dahi var:

Bu yolculuğun içinde tek bir alana bağlı kalmayan Nil Karaibrahimgil, müzisyen ve reklamcı kimliğinin yanına köşe yazarı kimliğini de ekledi ve Hürriyet Kelebek için pek çok köşe yazısı kaleme aldı. Bununla da kalmayan Karaibrahimgil’in kendisine ve okurlara öğütlerinden, Aziz Arif ile tecrübelerinden ve köşe yazılarından oluşan 4 tane yayınlanmış kitabı var. Hikaye anlatıcılığı demişken kendisinin en sevdiği takma isim de “Nilovski” imiş. Bu kitaplardan sonuncusundaki bazı kilit pasajları seslendirip bir mini albüm halinde de yayınladı.

Şen şakrak, inanılmaz enerjik bir genç kızken müziğiyle hayatımıza bir anda giriveren Nil Karaibrahimgil; şu an çok başarılı bir reklam müziği yapımcısı, çok iyi bir müzisyen olmakla beraber bir eş ve bir anne. 2010 yılında aynı reklam şirketinde çalıştığı Serdar Erener‘le Nil Nehri’nde dünya evine giren Nil Karaibrahimgil, 2014 yılında “Aziz Arif” isminde bir oğlan çocuğu dünyaya getirdi.

Bodrum Kale konserinde “bu benim ilk konserim” derken heyecandan bayılıverecek gibi duran o genç kızın bir yetişkin, bir anne, bir aktivist ve çok başarılı bir hikaye anlatıcısına dönmesini; adım adım büyümesini ülkece seyrettik. Nil’in neşesi, Nil’in kendine has dünyası değişmedi. Akımlar, tarzlar, ritimler, sözler değişti fakat Nil’in dünyada dert ettiği ne varsa müziğine katması; müzikle milyonlara ulaşma enerjisi hiç değişmedi. Günümüzde hepimizin korkulu rüyası haline gelen Covid- 19 salgınına bile şarkı yaptı ve kendi hesabından bunu sevenlerile paylaştı.

Ozan Çolakoğlu ve Tarkan’ın yanı sıra Alen Konakoğluyla müzik serüvenine başlayan Nil Karaibrahimgil ilerleyen yıllarda pek çok ünlü müzisyenle birlikte iş yaptı. Bunlardan biri de duayen isim Erol Evgin. Türk pop müziğinin sevilen isimlerinden olan Evgin, Canım Benim şarkısında Nil Karaibrahimgil ile düet yaptı. Nil Karaibrahimgil marjinalliği Erol Evgin’e de kısa sürede sirayet etmiş olacak ki ikili bu şarkıya uzay temalı bir klip çekti. Klibin yönetmen koltuğundaysa Karaibrahimgil’in eşi Serdar Erener vardı.

Erol Evgin Nil Karaibrahimgil’e teklif götürmesini şöyle anlatıyor:

“Canım Benim’ 39 yıllık bir şarkı. Sıcacık, naif bir aşk şarkısı. Ben bu şarkıyı Nil’e çok yakıştırdım. Onu çok beğeniyorum; sesini, tavrını… Çok güzel bir düet oldu. Nil, bize şarkıyı nasıl hayal ettiğini anlattı. İskender Paydaş da şarkıya onun hayaline göre bir düzenleme yaptı. Sonbaharda bir aşk şarkısıyla albümün ilk klibini çekelim istedim. Nil’i aradım, o da mutlulukla kabul etti”

Sıcak, nahif aşk şarkıları ya da dinamik özgür kız şarkıları fark etmez, umarız Nil Karaibrahimgil daha nice yıllar “kız gibi” huzur dolu şarkılar yapmaya devam eder. İyi ki varsın Özgür Kız!

Kaynak: 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here