Cumartesi, Ağustos 19, 2017

Müziklerinin ve yaşamlarının üzerinden yıllar geçse bile aynı tatla ve zevkle dinlediğimiz müzisyenler var. Şüphesiz hiç dinlememiş insan bile mutlaka adlarını bir kere duymuştur. Müzik dünyasına isimlerini altın harflerle kazıyan bu klas beyefendileri sizler için derledik.

1. Frank Sinatra

20. yüzyılın en popüler müzisyenlerinden biri olan ödüllü şarkıcı ve aktör, tam adıyla Francis Albert Sinatra.

” Şarkı söylediklerinde diğer şarkıcıların ne hissettiklerini bilmiyorum, ancak bir manik depresif olmak ve şiddetli duygusal çelişkiler yaşamış olmak; bu yüzden üzüntü ve sevinç için aşırı bir kapasiteye sahibim. Sanırım izleyiciler benimle birlikte olduklarını hissediyor. Sonuç olarak, duygusallık tüm insanlıkla ortak bir duygudur. “

Bing Crosby’nin performansını izledikten sonra şarkıcı olmaya karar veren sanatçıya solo kariyeri başladıktan kısa süre sonra hayranları tarafından ”The Voice” lakabı takılmıştır. Çoğunluğu kadın olmak üzere geniş bir hayran kitlesine sahiptir, öyle ki bazı konserlerinde polis müdehalede bulunmak zorunda kalmıştır. Hareketli bir hayatı olan Sinatra hayatı boyunca pek çok uğraş içinde bulundu. Müziğin yanında film alanında da boy gösterdi, son olarak da mafya işlerinde bulunduğu haberleri çıktı.

Sinatra, 1998 yılında kalp krizinden yaşama veda etti. Geriye büyük bir miras, 60 film, 1 Oscar ve 9 Grammy bıraktı.

2. Dean Martin

1917 ABD doğumlu komedyen, aktör ve şarkıcı.

” İçki içmeyen insanlar için üzülüyorum. Sabah uyanıyorlar ve bütün gün hissedecekleri en iyi şey bu. ”

Aslen İtalyan bir göçmen olan sanatçı daha ilkokulda hobi olarak kendine davul aldı. Liseden ayrıldıktan sonra amatör boksörlük de dahil olmak üzere garip işler yaptı. Ayrıca yasaklar dahilinde içki kullanmak, piyango biletleri satmak, bir kumarhane görevinde bulunmak ve yerel kumar ortaklıklarında bir kart bayi ve krupiyer olarak çalışmak dahil olmak üzere yasadışı faaliyetlerde bulundu. Müzik kariyerine ise 17 yaşında Ohio’da gece kulüplerinde şarkı söyleyerek başladı.

3. Chet Baker

İnsanın içinde tarif edilemez bir his uyandıran caz müziğin öncü isimlerinden 1929 doğumlu sanatçı. Gerçek adıyla Chesney Henry Baker Jr.

” Kalbim iyi eğitilmiş olmalı, çünkü geçmişte kandırıldım. Ama hala çok kolay aşık oluyorum. ”

Müzikal olarak eğitimli bir anne babanın oğluydu. Kilise korolarında şarkı söyledi ve 13 yaşındayken trombon çalmaya başladı. Baker’ın müzik kariyerine girişi 1952 yılında Charlie Parker‘ın dinletisinde çalmasıyla başladı. Aynı yıl Gerry Mulligan’ın dörtlüsüne katıldı ve bu dörtlü müthiş bir uyum sağladı. Ta ki Gerry Mulligan uyuşturucudan tutuklanana kadar… Kariyerine solo olarak devam eden Baker da bir süre sonra uyuşturucu kullanırken yakalandı.

Bu süreçte çok zor günler geçirdi. 1975’te Avrupa’ya geri döndü ve neredeyse bir göçebe olarak yaşıyor olmasına rağmen müziğini düzenli olarak gerçekleştirdi ve kayıtlar yaptı. Yıllarca zor geçen hayatı genç sesini soldurmuş gibi görünse de, bu dönemdeki şarkılarının çoğu kariyerinin en iyileri arasında sayıldı.

Chet Baker, NDR Big Band ve Hannover Radyo Orkestrası ile övgü dolu bir performans sergiledikten sadece birkaç hafta sonra, 13 Mayıs 1988‘in erken saatlerinde Amsterdam otelinin dışında ölü bulundu. İkinci katındaki oda penceresi açıktı fakat ölümünün tesadüfi olup olmadığı hiç bilinemedi.

4. Ray Charles

Birçok hit parçaya sahip olan bir müzik dehası, p
iyanist, söz yazarı ve şarkıcı 1930’da Gürcistan’da doğdu.

” Müziğimi benden ameliyatla çıkarmalısın. ”

Çocukluğunun en travmatik olaylarından biri, küçük kardeşinin boğularak öldüğüne tanıklık etmekti. Bu olaydan sonra Charles yavaş yavaş görüşünü kaybetmeye başladı. 7 yaşına kadar kördü ve annesi onu, Braille’de okumayı, yazmayı ve düzenlemeyi öğrendiği bir okula gönderdi. Bu sırada ayrıca piyano, org, saksafon, klarnet ve trompet çalmayı da öğrendi. 15 yaşındayken annesinin vefatıyla daha çok sarsıldı.

1949’da, ilk single’ı “Confession Blues” ı Maxin Trio ile birlikte  piyasaya sürdü. 1954 yılında ise “Ben Got a Woman” ile R & B grafiklerinde 1 numaraya ulaştı. Charles’ın en büyük başarısı, pop müziğine de geçebilme yeteneğiydi. 1960 yılında ilk Grammy Ödülü’nü “Georgia on My Mind” ile aldı, ardından başarısını “Hit the Road Jack” ile bir başka Grammy izledi.

2003 yılında kalça protezi ameliyatı geçirdi. Yakın zaman sonra karaciğer hastalığı olduğunu öğrendi ve 10 Haziran 2004’te California’daki evinde öldü. Ömrü boyunca 60’dan fazla albüm kaydetti ve 10.000’den fazla konser gerçekleştirdi.


5. Tom Waits

Blues, folk ve caz uyumuyla bilinen 1949 Pomono doğumlu gitarist, aktör, söz yazarı, şarkıcı ve davulcu.

” Onun sesi bir fıçı burbonda ıslatıldıktan sonra beş ay tütsülenmiş ve ardından da bir arabanın altında çiğnenmiş gibidir. ” – Gary Graff

Küçük yaşta anne babası boşandıktan sonra annesi ve kızkardeşleriyle birlikte 12 yaşındayken San Diego’ya taşındı. 1968’de liseden mezun olduktan sonra piyano ve gitar çalmayı öğrenmiş ve Systems adlı bir ritim ve blues grubunda performans sergilemişti bile. Bu sürede ayrıca sahil güvenlikten kapıcılığa kadar birçok iş yaptı. Arabalarda yatarken 1973’te ”Closing Time” adlı ilk albümünü kaydetti.

1990’lı yıllardaki kayıtları eleştirmenler tarafından övüldü. Ardından Bone Machine 1992 yılında piyasaya çıktı ve ona Grammy kazandırdı. 1998 yılında çıkan Beautiful Maladies derlemesi albümü ve Yetimler: Brawlers, Bawlers & Bastards (2006) kitabı da aynı ilgiyi gördü. Bu süreçte albümüyle rekor kırdı ve sadık bir kitleyi cezbetti.

Tom Waits başarılı müzik kariyeri ve meşhur hırıltılı sesiyle klasikler arasına katılmayı başardı.


6. Buddy Holly

7 Eylül 1936’da Teksas’ın Lubbock kentinde doğan, rock müzikte seçkin ve etkileyici eserler üreten Amerikalı şarkıcı ve söz yazarıdır. Gerçek adıyla Charles Hardin Holley.

” Her gün biraz daha yaklaşıyor, bir hız treninden daha hızlı gidiyor. Aşk mutlaka önüme çıkacak seninki gibi. ”

Holly kardeşleri ona gitarın temellerini öğretirken, erken yaşlarda piyano ve keman çalmayı da öğrendi. Ailesi müzik konusunda her zaman onu destekledi. Müziğe country tarzla başladı fakat daha sonra Ruddy Holly and the Crickets müzik grubunun lideri olarak, rock’n roll tarihinin en büyük şarkı  yazarlarından biri oldu. Bununla birlikte aynı zamanda müzik gruplarında iki gitar, basgitar ve davul kombinasyonunu kullanan ilk müzisyendir.

1958 yılında The Crickets’ten ayrıldı. Finansal ve psikolojik olarak sorunlar yaşadı. Buddy Holly bir turneye katılmaya karar verdi. Winter Dance Party Turneleri’nin bir sonraki durağı olan Kuzey Dakota’ya uçuyorlardı. Bir önceki sene ayrıldığı grubu The Crickets’ten sonra biraz para kazanmak istemiş, 3 hafta gibi kısa bir süre içine 24 şehirlik turne planını sığdırmıştı.

3 Şubat 1959 yılında uçak kazasıyla hayata veda etti. Bu olay müzik tarihine “Müziğin Öldüğü Gün” olarak geçmişti.

7. Louis Armstrong

Caz müzikte en etkili isimlerden biri olan Louis Armstrong trompetçi, grup lideri, şarkıcı, solist, film yıldızı ve komedyendi.

” Giden şeylerin anısı bir caz müzisyeni için önemlidir. “

Ünlü müzisyen 4 Ağustos 1901’de Louisiana’nın New Orleans kentinde doğdu. Armstrong zorlu bir çocukluk geçirdi. Fabrika işçisi olan babası onun doğumundan sonra aileyi terketti ve annesi de fuhuşa düştükten sonra sık sık evi terketti. Armstrong, çalışmaya başlamak için okulu beşinci sınıfta bırakmak zorunda kaldı. Bir Yahudi aile genç Armstrong’a yardımda bulundu ve şarkı söylemeye teşvik etti.

1912 yılında silah ateşlemesi sonucu kısa süreliğine tutuklandı ve bu sürede korette müzik eğitimi aldı. 1922 yazında Kral Oliver’dan Chicago’ya gelip, ikinci korette Creole Jazz Bandı’na katılmak için bir çağrı aldı. Armstrong kabul etti ve kısa sürede Chicago’yu ele geçirdi. İlk kayıtlarını 5 Nisan 1923’te Oliver ile yaptı; O gün, ilk kaydedilen solosu “Chimes Blues” oldu. 1925’ten sonra Armstrong, düzinelerce rekor kırdı, Sidney Bechet gibi diğer büyüklerle caz müziği yarattı ve çok sayıda blues şarkıcıya destek verdi. Müzisyenler tarafından sevildiği kadar eleştirmenler tarafından çokça ırkçı bir şekilde eleştiriliyordu. 50’li yılların sonlarına doğru yorucu tur programını sürdürdü ve 1959’da İtalya’da seyahat ederken kalp krizi geçirdi. 1968 yılına gelindiğinde, Armstrong’un acılı yaşam tarzı nihayetinde kalp ve böbrek sorunlarına yol açtı ve onu 1969’da onu müziğine son vermeye zorladı.

Armstrong Mayıs 1971’de evine döndü ve bir kez daha halka açılma sözü verdi, ancak 6 Temmuz 1971‘de New York’taki evinde uykusunda öldü.

 

8. Leonard Cohen

1934’te dünyaya gelen Kanadalı efsane şarkıcı, söz yazarı ve şair.

” Onun, dünyayı kelimelere göre, gelenekteki konuşmalarla yarattığını hep hissediyorum ve her zaman yüklü konuşmada muazzam ışığı gördüm. ”

Cohen, müzik konusunda entelektüel sayılan ailesi tarafından her zaman cesaretlendirildi. 13 yaşında kadınlara karşı olan ilgisi onu gitara götürdü ve Buckskin Boys adlı bir grup kurdu. 1955 yılında üniversiteden mezun olduğunda kendi çapında müziğe ve şiir yazmaya devam ediyordu. 1960’ların ortalarından itibaren halk rock ve pop şarkılarını bestelemeye ve yayınlamaya başladı. 1963 ve 1966 yıllarında çıkardığı romanları aşırı cinsel içerik nedeniyle çok tepki görünce sadece yalnız bir yazar olamayacağını anladı ve müziğe daha çok yöneldi.

Onun şarkıları ve şiirleri başka şarkıcı ve şarkı yazarlarını da etkiledi. Eserleri 1000’den fazla kez başka sanatçılarca yorumlandı ve kaydedildi. Ülkenin en büyük sivil şeref madalyası olan “Companion of the Order of Canada” ile ödüllendirildi. En ünlü eseri ise 1984’te yayınlanan “Hallelujah” şarkısıdır.

Cohen 7 Kasım 2016‘da Los Angeles’taki evinde uykusunda düşerek hayatını kaybetti.

 

9. Bob Dylan

Kariyeri 1960’ların başında sosyal ve siyasi konuları kronikleştiren şarkılarıyla başlayan, 24 Mayıs 1941 Minnesota’da doğan şarkıcı ve söz yazarı.

” Bir kahraman, özgürlüğüyle birlikte gelen sorumluluğu anlayan biridir. “

Liseden sonra Elvis Presley ve Jerry Lee Lewis gibi isimleri kendine idol alarak kendi müzik grubunu kurdu ve “Bob Dillon” ismini kullanarak halk ve ülke şarkıları yapmaya başladı. 1960’da kolejden ayrıldıktan sonra Greenwich Köyünde birkaç müzisyenle tanıştı. 1961 yılında ise Columbia Records‘la bir kayıt sözleşmesi imzaladı. 1962 başlarında resmi olarak piyasaya çıkan Bob Dylan sadece iki orijinal şarkıyı içeriyordu. Dylan, Amerikan popüler müziğinin tarihindeki en özgün ve şiirsel seslerden biri olarak gösterildi.

The Times They Are A-Changin albümü ile şöhreti arttı. 1964 yılında 200 konser verdi. Birçok başarı ve albümden sonra ise yeteneklerini görsel bir sanatçı olarak keşfetti. Self Portrait (1970) ve Planet Waves (1974) başlıklarında yer alan tablolarından ve çizimlerinden altı kitap yayınlandı ve dünyada sergilendi.

37 stüdyo albümü, 58 single’ı vardır ve 8 kitap yazmıştır.

10. Elvis Presley

1950’lerin efsane aktör ve şarkıcısı, Rock’n Roll’un Kralı!

” Parmak izleri değerlere benziyor; onları her yaptığın şeyde her yere bırakıyorsunuz. “

8 Ocak 1935’te Mississippi‘de dünyaya gelen müzik ikonu Elvis Presley, sıfırdan ve alçak gönüllülükle yükselen isimlerden. Sevgi dolu fakat maddi sıkıntılar içinde olan bir ailesi vardı. 1946 yılında 11 yaşındayken bu sevgi dolu aile doğum gününde ona ilk gitarını aldı. 1953 yılında liseden mezun olduktan sonra, ilk demo kaydını Sun Studio‘da aldı ve plak şirketi sahibi olan Sam Phillips genç yeteneği kanatları altına almaya karar verdi. Presley kısa süre sonra turnelere ve kayıtlara başladı, 1954 yılında ise ilk single’ını çıkardı. Askerlikten sonra müzik kariyerine 1970 yılında, bomba gibi bir dönüş yaparak devam etti. Las Vegas’da tam tamına 57 konser verdi. Daha sonra Amerika turnesine çıktı. 500’den fazla canlı sahne show’u yaptı

Görünüşü ve tarzıyla da ilgi çeken Presley’in televizyonlarda yer alması uzun sürmedi. İlk filmi Love Me Tender  gişe rekoru kırdı. 1970’lerin başına geldiğinde biten evliliğiyle birlikte reçeteli ilaçlara artan bağımlılık da dahil olmak üzere diğer kişisel problemlerle boğuşuyordu; Bir zamanlar hafif olan rock yıldızı kilo sorunuyla savaşıyordu ve uyuşturucuya bağlı sağlık sorunları nedeniyle hastaneye kaldırıldı.

3 Grammy ödülü kazanan Presley, 16 Ağustos 1977 sabahı, 42 yaşındayken kalp yetmezliği nedeniyle öldü.

 

0 Comments

Leave a Comment

POPÜLER YAZILAR

Game of Thrones’un “Gece Nöbetçileri” IKEA’dan Giyiniyor!
Türk Balesinin Zarif Kurucusu Ninette De Valois
Tüketim Anlayışımızı Yüzümüze Çarpan 20 İllüstrasyon
Filmlerinden Efsane Sahnelerle Edward Norton
Hayali Dünyalara Yeni Bir Geçit
Romantik Piyanist ve Ünlü Besteci Sergei Rachmaninoff
Dünya Tarihinden Çarpıcı Anların Fotoğrafları
Mısır’ın 4. Piramidi: Ümmü Gülsüm
Her Biri Ayrı Hikayeye Sahip 15 Fotoğraf
Mindhunter’ın Yayın Tarihi Açıklandı
Ünlü Eserleri Yumurta Kabuklarına İşleyen Sanatçı: Süreyya Noyan
Düzenin İronik Ölümsüz Senaryosu ve Brecht
Ruhumuzun Melankolik Blues Gitaristi: Yavuz Çetin
Moonlight: 3 Dönem Tek Yüz
Lana Geri Döndü: Bir Arzu Nesnesi Olarak Lust For Life
September Kimdir?

September Kimdir?

14 Ağustos 2017
Sewp: Seksi ve Ölümcül Dövmeler
19. Yüzyılda Akıllara Takılan Soru: 2000’lerde Neler Olacak?
Loving Vincent Filminden Taze Fragman
13 Ağustos 1997: South Park Yayına Başladı
Film, Dizi ve Oyun Dünyasının En Güçlü Silahlarını Yapan Demirciler
Asi ve Özgür: Şebnem Ferah
Son Zamanların En İyi Dizisi The Handmaid’s Tale İzlemek İçin 5 Sebep
Son Zamanların En Havalı Film Müzikleri
Sanatçı Tatsuya Tanaka’dan Minyatür Fotoğraf Projesi
Ciddi Miktarda Spoiler İçeren Game Of Thrones 7. Sezonun Sızan Senaryosu
Will.i.am ve Nicole Scherzinger Louvre Müzesi’ndeki Klibini İzleyin
Hannibal Geri Dönüyor!
21 Maddede Bilinmeyenleri İle Robin Williams
Fotoğraf Sanatına Damgasını Vurmuş 11 Fotoğrafçı