Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!

1- Chelsea Wolfe

Müzik kariyerine 2006 yılında resmi olarak yayınlanmayan Mistake in Parting albümüyle başlayan ve 2010 yılında resmi olarak yayınlanan The Grime and The Glow albümüyle devam eden Chelsea Wolfe, Los Angeles kökenli bir şarkıcı ve gitarist, aynı zamanda müzisyen bir babanın kızı. Wolfe, dark-folk esintileriyle başladığı müzik hayatına elektronik sesler ve gittikçe ağırlaşan bir stille devam etmiş, hatta bunların arasına tamamen akustik bir albüm bile eklemiş. Son albümü Hiss Spun ile merceğini gittikçe daha ağır şarkılara odaklayan Wolfe, şu anda yeni bir akustik albüm için kayıt aşamasında. Sesi büyüleyici ve müziği okültist esintiler barındıran, aynı zamanda büyük bir Selda Bağcan hayranı olan Wolfe‘un mutlaka dinlemeniz gereken şarkıları arasında ise 16 Psyche, Hypnos, Mer, Iron Moon, Feral Love, Color of Blood ve Flatlands yer alıyor.

2- Myrkur

Myrkur, çalışmalarına 2013-2014 yılları arasında başlanan tek kadınlı bir atmosferik ve folk esintili black metal projesi. Projenin arkasındaki isim ise müzisyen bir aileden gelen, klasik ses eğitimi almış, modern ve eski bir çok enstrümanı çalabilen Amalie Bruun. Kariyerinin başında Ex Cops adlı grubuyla pop müzik yapan Bruun, New York’un hareketli şehir hayatından sıkılıp, yurdu Danimarka’ya geri dönmüş. 2 stüdyo albümü olan Myrkur, ikinci akım black metal sesiyle İskandinavya’nın halk şarkılarını ve klasik koro vokallerini birleştirmiş. Sesini usta bir biçimde kullanmasıyla öne çıkan Myrkur, hem klasik vokallerde, hem de çığlık ve “kulning” kullanımlarında oldukça başarılı. Myrkur‘ün öne çıkan şarkıları arasında Onde Born, Den Lille Piges Dod, Funeral, Nattens Barn, Dybt i Skoven, Ulvinde ve Netflix Dizisi The Rain‘de çalan Himlen Blev Sort yer alıyor.

3- Anna Von Hausswolff

Anna Von Hausswolf dünyaca ünlü müzisyen ve sanatçı Carl Michael Von Hausswolff‘un Gothenburg, İsveç doğumlu kızı. Sanatçı bir ailede büyüyen Hausswolff, bir mimar olma yolunda ilerlerken müziğe olan aşkını unutamamış ve kendini bu sevdaya bırakmış. Mükemmel bir sese sahip olan Hausswolff, başarılı bir org ve piyano sanatçısı. Müziğinde bolca yer verdiği bu devasa enstrümanda kendini kaybeden Hausswolff‘un türlere sığmayacak genişlikteki müziği oldukça atmosferik ve adeta ayın görünmeyen yüzündeki karanlık feminen enerjiyi projekte ediyor. 2018’de son albümü Dead Magic‘i yayınlayan Hausswolff‘un dinlenmesi gereken şarkıları arasında Deathbed, Ugly and Vengeful, Sun Rise, Funeral for My Future Children ve Pomperipossa yer alıyor.

4- Emma Ruth Rundle

Kariyerine Nocturnes grubuyla başlayan ve şu anda Marriages ve Red Sparowes gruplarında aktif bir şekilde kariyerine devam eden Emma Ruth Rundle, Amerikalı bir gitarist ve şarkıcı. Solo stüdyo albümleri de bulunan şarkıcının müziğindeki karanlık elementler ise akıl hastalıkları ve annesinden gördüğü şiddetten geliyor. Yaşadığı zorlukları ve hayat mücadelesini müziğine dökerek hayatta kalan sanatçının Sargent House plak şirketinden 3, kendi yayınladığı Electric guitar I. isimli toplam 4 solo albümü bulunmakta. Enstrümanına ve sesine oldukça hakim olan Emma Ruth Rundle‘ın mutlaka dinlenmesi gereken şarkıları ise Fever Dream, Protection, Medusa, Real Big Sky ve Heaven.

5- Marissa Nadler

Müziğe 90’lı yıllarda grunge akımıyla ilgi göstermeye başlayan Marissa Nadler‘ın ilk gitarı bir elektro gitarmış. Gençliğinde grunge ve riot grrrl akımına kapılsa da, Nadler zamanla kendine özgü sesini bulmuş ve dark-folk, ya da dark-country olarak adlandırılabilecek bir tarzı benimsemiş. Akustik gitarına eşlik eden çevik sesiyle Nadler, aslında iyi müzik yapmanın üstün teknikler bilmek ve karmaşık kompozisyonlar çalabilmekle bağlantılı olmadığının bir kanıtı. Bunun nedeni kesinlikle Nadler‘ın iyi bir gitarist olmaması değil, aksine iyi bir gitarist ve müzisyen olduğu için bir şarkıyı en mükemmel ve basit şekilde yazmasında. Nadler‘ın bir perili evde dolanıyormuşsunuz hissi veren şarkılarından dinlenilmesi gerekenler ise Blue Vapor, Drive, Fifty Five Walls, Virginia, Ghosts & Lovers ve Edgar Allan Poe‘nun ünlü şiirinin bestesi Annabelle Lee.

Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here