Yunanca syn (birlikte) ve aisthesis (his, duyu) kelimelerinin birleşiminden oluşan sinestezi, birleşik duyu olarak tercüme edilebilir ve kısaca duyuların birbirine karışması ya da birlikte algılanması olarak tanımlanabilir. Sinestezik bireylerde beyin duyduğu sesleri zihinde görsele çeviriyor, gördüğü şeyleri ise seslere ya da görsellere dönüştürerek algılıyor. Kısacası seslerin görüldüğü, şekillerin tadıldığı, harflerin renk olarak algılandığı bir durumdan söz ediyoruz.

Melissa McCrakken da sinestezik bir birey, kendisi sesleri görüyor. Bu özel durumunu da sanatına yansıtıyor ve David Bowie, John Lennon gibi ustaların şarkılarını tuvale aktarıp olağanüstü tablolar yaratıyor.

John Mayer – Gravity

Melissa McCracken, 1990 yılında Missouri eyaletinin Kansas şehrinde dünyaya geldi. 2013’te William Jewell College’da psikoloji lisans eğitimini tamamladı fakat mezuniyetinden sonra sanat kariyerine yöneldi. Sanatını eşsiz becerisi üzerine temellendiren McCracken, müziğin hareketini göstermek için canlı renklerden ve hareketli dokulardan yararlanıyor.

John Lennon – Imagine

Çalışmalarında hem palet bıçağının hem de fırça işinin etkilerinden faydalanan McCracken, zihninin derinliklerindeki renk girdabını bizlere iletmeyi deniyor. Katmanlı renk cümbüşleri ve beyaz fırça darbeleri ile adeta kozmik görüntüler yaratıyor, melodi ve ritim algımızı değiştiriyor.

David Bowie – Life On Mars?

McCracken, çalışmaları aracılığıyla bilindik şeylere farklı bir yönden bakmamızı sağlıyor ve anlaşılması zor görünen kavramları daha anlaşılabilir kılmayı hedefliyor.

Prince – Joy In Repetition

Sanat yolculuğunu bir de McCracken’ın ağzından dinleyelim:

“Müziği resmediyorum.

15 yaşıma gelene kadar, dünyayı herkesin renklerle yaşadığını sanıyordum. Kitaplardaki renkler, matematik formüllerinin renkleri, konserlerdeki renkler… Herkesin bunları görebildiğini düşünüyordum.

Bir gün abime C harfinin hangi renk olduğunu sorduğumda (kanarya sarısıdır bu arada), zihnimin düşündüğüm kadar normal olmadığını fark ettim.

Jimi Hendrix – Little Wing

Kısacası, beynimi iç içe geçmiş tellere benzetiyorum. Bazı uyarıcılar bende “yanlış” bir algı yaratıyor. Benim için her bir harf ve her bir sayının renkleri var. Yılın tüm günleriniyse sanki uzayda belirli bir yerleri varmışçasına etrafımda hissediyorum.

Smashing Pumpkins – Tonight, Tonight

Tüm bunların arasında, beynimin en muhteşem “işlev bozukluğu”, duyduğum müziği aynı zamanda görebiliyor olmam. Her bir şarkı sanki müzisyen tarafından bilinçli olarak yapılmış gibi farklı renk tonları, dokular ve hareketler halinde akıyor.

Led Zeppelin – Since I’ve Been Loving You

Sinestezik bir birey olmak dikkat dağıtan ya da kafa karıştıran bir deneyim değil. Aksine deneyimlediğim dünyaya benzersiz bir titreşim katıyor.”

Radiohead – Karma Police