Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
74

Monet. Claude Oscar Monet. Empresyonizmin en belirgin örneklerini veren Fransız ressam. İzlenimcilik teriminin çıkışı, onun “İzlenim: Gün Doğumu” eseri. Diğer ressamlar gibi, eserlerine derin anlamlar, gizli hisler yüklemedi. Elbette anlamları vardı ama gizli değildi. Mükemmellik de aramadı, uyandıracağı duyguları da diğerleri kadar önemsemedi. Ne görüyorsa, nasıl görüyorsa, onu öyle çizdi. Olduğu gibi, gördüğü gibi. İşte bu, resim tarihinde bir devrimdi. Monet, devrime öncülük etti. Salt gerçekler, salt izlenimler empresyonizmi doğurdu.

İzlenim: Gün Doğumu

Monet, Louvre Müzesi ziyareti sırasında, diğer ressamların eserlerini inceleme fırsatı bulmuştu ve fark etmişti ki ressamlar eski ustaların izinde kalmıştı. Bu, Monet’nin tercihi değildi. O, boyalarını ve tuvalini alıp, sokakta bir köşeye kurulup ne görüyorsa onu resmetmeyi daha gerçek ve doğru buluyordu. Üniversitede ise, geleneksel resim anlayışının sürdüğünü ve aşılanmak istendiğini gördü. Bu da Monet’nin tercihi olmayacaktı. Yine aynı noktaya vararak o, gördüğünü resmedecekti. Nitekim öyle de oldu.

Paris ziyaretinde tanıştığı empresyonist ressamlarla fikir alışverişinde bulunuyordu. Bunlardan biri de, Édouard Manet idi. Manet de gerçekçilikten izlenimciliğe geçişte önemli rol oynamıştı. Bu iki büyük isim, onlardan sonra da bu akımla ilerlemek isteyen ressamlara örnek olmuşlardı.

Monet, Fransız gotik mimarisinden bir örnek seçti. Belki onda güçlü duygular uyandırdığından, belki de yalnızca gerçekleştireceği projeye uygun olduğunu düşündüğünden. Rouen Katedrali. Katedral, onun yeni projesinin öznesiydi. Gün ışığının, ışıktaki değişimlerin bu katedrale nasıl yansıdığını, katedralin görünüşünü nasıl değiştirdiğini merak ediyordu Monet. Bu değişimleri tuvale aktarmak istedi. Değişen zaman ve değişen ışıklar bu katedralin tuvale yansımasını nasıl değiştirecekti? Farklı zamanlarda, birçok resim çizmeye karar verdi. Tabi ki sokağa koyduğu bir tuval üzerine yansıtmayacaktı bu değişimleri. Katedralin batı cephesini açık ve temiz şekilde gören bir oda buldu kendine. Artık orası, bu projenin yaratılacağı yerdi. Ve başladı katedrali resmetmeye… 1890’lı yıllarda, farklı günlerde, haftalarda, aylarda ve hatta sarkan resimlerle, yıllarda. 1892-1893 yılları arasında 30’dan fazla resim yaptı. 1894’te de bu proje üzerinde oynamaya devam etti. 1895’te, bu 30’dan fazla resimden en iyi bulduğu 20 tanesini seçti ve Paris’te sergiledi. Sergi sırasında 8 tanesi satıldı. Monet aslında hepsinin aynı anda görülmesi gerektiğini düşünüyordu bu çalışmaların. Ancak o şekilde değişen ışığın katedralin görüntüsünü nasıl değiştirdiği görülebilirdi. Ancak o zaman izlenimcilik bütün haline gelebilirdi. Monet’nin asıl amacı da bu olduğundan, bu çok detaylı katedralin detaylarını mükemmel çizmemişti. Hatta detaylara önem bile vermemişti. Kusursuz çizgiler yoktu. Biçim bozulmadan ancak mükemmellik amacı da olmadan resmedilmişti. Amacına ulaştı Monet. Katedral, izlenimciliğe ilham ve Monet izlenimciliğin en önemli ismi oldu. Eserleri bir arada buradan görebilirsiniz. 

Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
74

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here