Politik tavrı, özgürlükçü bir eğilim sergileyen 20. yüzyılın en önemli akımlarından olan Dada’nın öncü isimlerinden birisi de Marcel Duchamp’dır. Duchamp’ın tüm eserlerinde aslında kendi arayışının en önemli sorusunu sormak mümkündür: Sanat nedir? 20. yüzyılın en etkili karakterlerinden birisi olan Duchamp, 1913 yılında resim yapmayı bırakarak hazır-nesne kullanmaya yöneldi. Hazır-nesne kullanımı, altında gizli bir mesaj yaratan her nesne sanat eseri olabilir mi sorusunu sormaya itti. Hazır-nesne kullanmaya başlaması Duchamp’ı, modern sanat devrinin en tartışmalı eserini ortaya koyacak bir döneme sürükleyecekti.

Bağımsız sanatçıların kurduğu 6 dolar ödeyerek herkesin katılacağı bir sergiye Duchamp, bir pisuarı satın alarak üzerine Richard Mutt takma adıyla imzalayıp göndermiştir. 2000’den fazla eserin gönderildiği sergide tek reddedilen eser “Çeşme” isimli bu çalışma olmuştur. İsmi bile manidar olan bu eser, 2 sebepten dolayı reddedilmiştir.

1. Eserin ahlaksızlık unsurlar barındırdığı düşüncesi.                    2. Basit bir tesisat nesnesinin, sanat eseri olamayacağı.

Marcel Duchamp – Fountain- 1917

Bağımsız Sanatçılar sergisinin yönetim kurulunda olan Duchamp, eserin kabul edilmemesine şiddetle karşı çıktı. Her eser kabul edilebiliyorsa bu neden kabul edilemiyordu ki? Dadaistler yüzyıllardır sorulan “sanat nedir?” sorusuna yeni bir soru daha eklediler: “Hazır-nesne özellikle bir pisuar sanat eseri olabilir mi?” Sanatçının sanat eseri yaratabilmesindeki en önemli koşulun onu kendisinin yaratması koşulu yıllarca kabul edilmiştir. Sanatçının yeteneğini ve emeklerini aktardığı sanat eseri, ondan izler taşımaktadır. Her sanat eseri, sanatçıdan mesajlar taşımaktadır. Marcel Duchamp’ın bu eserinin altında yatan mesaj ise onu “seçmesidir.”  Ona göre herhangi bir eserin yapılış aşaması, kullanılan malzemeler ve teknikler önemli değildir. Duchamp sadece eserin altında yatan fikrin önemli olduğunu savunur. Bundan dolayı eserin hazır-nesne olması hiç mühim değildir. Bu tartışmaların hepsiyle mücadele etmiş olan Marcel Duchamp, bütün eserlerini şiddetli bir şekilde savunmuştur.

Sanat kariyerinde ise kendini vasıfsız olarak nitelendiren Duchamp, hiçbir zaman ressam olarak nitelendirilmemiştir. Ona “Yazar olarak anılmayı reddettiğiniz gibi ressam olarak anılmayı da reddediyorsunuz. Öyleyse mesleğiniz nedir?” diye sorulduğunda Marcel Duchamp’ın yanıtı: “İnsanları tasnif etmek niye böylesine gerekli ki? Ben neyim? Üstelik bunu biliyor muyum? Bir insanım, en basit tanımıyla, nefes alan biriyim.” Marcel Duchamp’a göre sanat, sanat gibi görünmemeliydi. Bir fikir barındırmayan sadece göze ve kulağa hitap eden hiçbir eserin sanat olamayacağını savunmuştur. Marcel Duchamp’a göre sanat, sanat gibi görünmemeliydi.

Marcel Duchamp ve Fountain

Marcel Duchamp’ın Fountain’i o dönemde tüm dünyada derin tartışmalar yarattı. Eseri, beğenenler kadar beğenmeyen kitle Marcel Duchamp’ı acımasız eleştirilere boğmuştur.  Fountain, 2004 yılında yapılan 500 sanat uzmanının görüşü alınan ankette modern sanatın en çok iz bırakan eseri ünvanına layık görüldü. 2. sırada Pablo Picasso’nun Avignonlu Kızlar’ı, 3. Sırada ise Andy Warhol’un 1962 yapımı Marilyn Diptych adlı eseri yer alıyor.

Picasso gibi elli bine yakın eser üretmiş bir modern sanatçıyı geride bıraktığı görülen Marcel Duchamp’ın Fountain’i, bugün bile bu tartışmalara yenilerini eklemektedir.

Kaynaklar: 1, Antmen- 20.Yüzyılda Batı Sanatında Akımlar sf: 127-128, Susie Hodge- Gerçekten Bilmeniz Gereken 50 Sanat Fikri

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here