Sigmund Freud’un yeğeni olan Bernays, Amerika’da geliştirdiği halkla ilişkiler taktikleriyle adının bir efsane olarak anılmasını sağlamıştır. Başarılarla dolu hayatını sizler için derledik, keyifli okumalar. 

1891 yılında dünyaya gelen Bernays, amcası olan Sigmund Freud’un psikanaliz üzerine geliştirdiği fikirleri alıp halkı manipüle etmek adına kullanan ilk kişidir. Bernays’ın düşüncesine göre insanlar tek tek ele alınmamalı, toplu birer hedef kitle olarak görülmelidir. Bernays, bu düşüncesine sadık kalarak geliştirdiği halkla ilişkiler taktiklerinden ilkini 26 yaşındayken gerçekleştirdi. Takvimler 1917’yi gösterdiğinde Amerika 1. Dünya Savaşı’na katılma kararı almıştı. Amerika, insanlara savaşa katılma amacı olarak Avrupa’ya demokrasi ve dünya barışını sağlama isteğiyle katıldığını düşündürtmek istiyordu. Bu bağlamda işe alınan Edward Bernays “Demokrasi İçin Güvenli Dünya” sloganıyla kendisine verilen işi başarıyla gerçekleştirdi.

Bu başarısından sonra Bernays’ın kendine olan güveni arttı ve Broadway çevresinde açtığı küçük bir büroda Halkla İlişkiler Konseyi’ni kurdu. Burada önemli başarılara imza atacaktı fakat onun öncesinde Amerika’daki şirketlerde bir telaş başlamıştı. 1. Dünya Savaşı’ndan galip çıkan Amerika seri üretim dalında hızla ilerlemeye devam ediyordu. Burada sorun olarak görülen konu, insanların her ihtiyacını giderdikten sonra ürün alma isteğinin yok olacağının düşünülmesiydi. Şirketler Bernays ile anlaştı o da zihinlere şu algıyı yerleştirdi:

“Satın aldığınız şeyleri sadece ihtiyaçtan almadınız, kendinizi nasıl gördüğünüzü başkalarına göstermek için de aldınız.”

Bu algıyı destekleyecek işleri de art arda yapmaya başladı. Öncelikle dergiler ile anlaştı. Ürünleri, dönemin film yıldızları üzerinden dergiler aracılığıyla halka tanıttı. Daha sonra süpermarketlerde moda gösterileri düzenledi hatta daha da ileri giderek psikologlar ile anlaşıp ürünlerin insan psikolojisine iyi geldiğine dair raporlar yazdırttı. Bu çalışmalar meyvesini vererek insanların sadece ihtiyaçtan değil, kendilerini iyi hissetmek için alışveriş yapmasını sağladı. Daha sonra 1929 yılında gerçekleşen Ekonomik Buhran ile Amerika’da güvenilirliği sarsılsa da Bernays hep Halkla İlişkilerin Babası olarak adlandırılacaktı. Bernays’ın toplum içinde yarattığı bu algıda şüphesiz amcasının etkisi göz ardı edilemez. Zira Bernays, amcasının eserlerinin Amerika’da yayımlanmasını sağlayarak insanların psikanalize olan ilgisini ve güvenilirliğini katlayarak arttırabildi. Bu çalışmalarından en çok dikkat çeken ise şüphesiz “Özgürlük Meşalesi” adını verdiği sigara kampanyasıydı.

“Özgürlük Meşalesi” Kampanyası

Dönemin Amerika’sında kadınların sigara içmesi toplum içinde büyük bir tabuydu. Amerikan Tütün Şirketi Genel Müdürü George Hill, Bernays’tan bu tabuyu yıkmasını istedi. Teklifi kabul eden Edward Bernays, ilk iş olarak Amerika’nın önde gelen psikanalistlerinden A.A. Brille ile bir randevu ayarladı. Bu randevu sonucunda A.A. Brille Bernays’a şunu söyledi. “Sigara şekil olarak penisi simgeliyor ve erkeğin cinsel gücünü, baskınlığını hatırlatıyor. Eğer sigarayı erkek iktidarına meydan okuma fikriyle bir araya getirebilirsen, kadınlar da sigara içer.” Bunu duyan Bernays hemen işe koyuldu ve New York’ta binlerce kişinin katıldığı Paskalya töreni günü için bir senaryo yazdı. Birkaç tane zengin sosyete kadın tören esnasında Bernays’ın işaret vermesiyle kıyafetlerinin içine sakladıkları sigaraları çıkartarak havalı bir şekilde sigaralarını yaktılar. Tabii bu arada Bernays çoktan basına haber salmıştı. Kadınlar ellerinde sigara ile yürürken basının bütün odağı kadınlardaydı. Ertesi gün bütün gazetelerin manşetlerinde Bernays’ın bu senaryosu vardı. “Özgürlük Meşalesi” adını verdiği bu kampanya ile sigara satışları tavan yaptı.

Kaynak: Century of the Self

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here