Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
2

Yirminci yüzyılın önemli fotoğraf sanatçılarından biri olan Irving Penn, kadrajında kullandığı az ve öz kavramlarıyla, günümüzde de kendinden sıkça söz ettirmekte. Moda dünyasındaki kariyerine, ilk adımı Alexander Liberman‘ın asistanı olarak atan sanatçı zamanla ikonikleşecekti.

Cecil Beaton’ın gözünden sanatçı, Londra, 1950

16 Haziran 1917‘de New Jersey’de dünyaya gelen sanatçı, 1934-1938 yılları arasında Philadelphia Museum School of Industrial Art’ta eğitimini tamamladı. Burada resim üzerine eğitim alan Penn, mezun olduktan sonra fotoğraf sanatına olan yatkınlığını keşfetti ve bu yolda ilerleme kararı aldı. O dönemde Vogue genel yayın yönetmeni Alexander Liberman’a asistan oldu, moda dünyasına ilk adımlarını attı. Liberman’ın da Vogue’a yeni gelmesiyle, gerçekleştirmeyi istediği yenilikler Penn ile başlamıştı. Libermann’ın ilk hedefi; okuyucuyu dergideki görsellerin diliyle etkilemekti.

Jean Patchett , Peru, 1948

Penn’in minimalist kadrajı, sadece asıl konunun ön planda olmasına izin verir ve bu yüzden mekanlar hep yalındır.

En çok fotoğrafladığı on iki model, New York, 1947

Uzun yıllar çalıştığı Vogue onun kariyerinde vazgeçilmez bir yere sahip olmuştur. Kullandığı fonları kendi tasarlayan usta sanatçı, seyahatlerinde yanında götürebilmesi için kendine taşınabilir bir stüdyo tasarladı. Seyahatlerinde bir çok Kuzey Afrikalı göçmen ya da Kızılderiliyi fotoğraflayan sanatçı bu etkili çekimleri, kendi tasarladığı taşınabilir stüdyosu ile gerçekleştirdi.

Lisa Fonssagrives-Penn, 1951

1950’li yıllarda sık sık beraber çalıştığı model Lisa Fonssagrives ile dünya evine girdi ve çok geçmeden bir erkek çocukları oldu. 50’li yılların başında Vogue, sanatçının fotoğraflarının dergi için sarsıcı olmaya başladığını fark ettiler. 1953’te kendi stüdyosunu kuran Penn, 1958 yılında Popular Photography dergisinin yaptığı bir oylama ile Dünyanın En İyi 10 Fotoğrafçısı‘ndan biri seçildi. 1960’lı yılların başında derginin bütçe kaygıları, sanatçının titizlik ve kaliteyle sürdürdüğü işini etkiler hale geldi ve Penn teknik açıdan maliyetli olmayan iyileştirme araştırmaları yapmaya başladı.

Tom Penn’in gözünden Irving Penn’in Karanlık Odası, Huntington, New York, 2004.

1970’lerin başında stüdyosunu kapattı ve aile çiftliklerinde, atölye tarzı bir mekanda platin baskı denemeleri yapmaya başladı. Bu denemeler 3 ayrı fotoğraf serisi çıkarmasını sağladı. Sigaralar; 1975’te Modern Sanatlar Müzesi‘nde, Sokak Malzemeleri; 1976-77 tarihlerinde Metropolitan Sanat Müzesi‘nde ve Arkeoloji; 1980-82 tarihlerinde Marlborough Galerisi‘nde sergilendi. Modern Sanatlar Müzesi‘nde gerçekleştirdiği retrospektif sergisi sonrasında yeniden resim yapmaya başladı.

İssey Miyake tasarımı ceket, New York, 1987

Japon tasarımcı İssey Miyake ile uzun soluklu bir iş birliğine girişen Penn, tasarımcının heykelsi formlardaki tasarımlarını fotoğrafladı.

Jean Paul Gaultier elbisesi ile Nicole Kidman, New York, 2004

Yaratıcılığını hayatının her döneminde besleyen usta fotoğrafçı, yenilikçi portreler fotoğraflamaya da devam etti. Martha Graham, Marcel Duchamp, Georgia O’Keeffe, W.H Auden, Igor Stravinsky, Picasso ve Marlene Dietrich fotoğrafladığı isimlerden bazılarıydı. Bu süre zarfında resim yapmayı da ihmal etmedi. Vogue için çektiği fotoğraflar ise düzenli olarak dergide yer aldı. Stüdyo, dergi, reklam ve kişisel çalışmalarının yanı sıra sergi hazırlıklarıyla da uğraştı. 2009 yılında 92 yaşındayken hayata veda eden sanatçının ardından, The Penn Vakfı kuruldu.

Birçok sanatçıyı etkilemiş olan usta fotoğrafçı, zamansız çalışmalarıyla hala kendinden söz ettirmekte ve bir çok yeni sanatçıya ilham kaynağı olmakta.

 

Kaynaklar: 123

Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
2

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here