100 yıla yakın süredir ülkemizi ulusal ve uluslararası platformlarda başarıyla temsil eden modanın öncü isimlerinden Vakko, 2010 yılında Üsküdar Nakkaştepe’de açılan Vakko Moda ve Power Medya Merkezi ile mimari alandaki özenli tutumunu da gözler önüne serdi. Bu ödüllü moda ve medya binasını incelemeden önce, gelin Vakko’yu bugünlere getiren tarihine kısa bir yolculuk yapalım.

1934 yılında “Şen Şapka” ismiyle küçük bir şapka dükkânı olarak Vitali Hakko tarafından kurulan marka, 1938 yılında bugün bilinen adı Vakko’yu alarak Türk ipeği, pamuğu ve yünü ile son moda kaliteli eşarplar üretmeye başladı. Türkiye’de o zamana kadar açılmış en büyük mağaza olma unvanını da taşıyan ilk Vakko mağazası, 1962 yılında Beyoğlu’nda kapılarını yeni bir konsept olan üst kalite, lüks giyim ve üstün müşteri hizmetine açtı. 1969 yılında 40 bin metrekare kapalı alana sahip, ünlü Türk sanatçıların tablo ve heykellerini de içinde barındıran bir sanat galerisi bulunan Vakko Fabrikası açıldı. Günümüzde Vakko Moda Merkezi’nde bulunan sanat eserleri, Merter’den Nakkaştepe’ye titizlik ve özenle taşındı. Bu değerli koleksiyonun içinde Bedri Rahmi Eyüboğlu, İlhan Koman, Jale Yılmabaşar, Nevzat Yüzbaşıoğlu gibi önemli sanatçılara ait rölyef, heykel ve seramik çalışmaları yer alıyor. Atatürk’ün 100. doğum gününe denk gelen 1981 yılında, Anadolu kültürlerini ile Batı moda konseptini bir araya getiren “Anadolu Güneşi” isimli moda ve sanat gösterisiyle Roma, Viyana, Brüksel, Paris ve Londra gibi önemli moda merkezlerinde çağdaş Türk modası Avrupa’ya tanıtıldı.

1982 yılıyla birlikte daha genç bir kesime de ulaşmayı hedefleyen marka; müzik, sanat ve spor gibi farklı aktiviteleri içeren bir gençlik merkezi niteliğinde olan Vakkorama’yı açtı. Vakko için bir dönüm noktası olma özelliği taşıyan 1988 yılında, marka 50. Yılına özel olarak kimliğini yenileyerek ünlü İngiliz tasarımcı Sir Terence Conran imzalı yeni logosunu kullanmaya başladı.

2003 yılında Frankfurt ve Hamburg’ta açılan Vakko Boutique mağazaları ile yurt dışına adım attı.

Vakko Moda Merkezi, mimarlık literatürüne girmeyi başarmış özel bir yapı olarak 2010 yılında kapılarını açtı. Amerikalı ünlü mimarlık bürosu REX tarafından tasarlanan moda merkezi, yönetim birimleri ve yaratıcı kadro ofislerinin yanı sıra showroom’lar, Vitali Hakko Kreatif Endüstriler Kütüphanesi, oditoryum, galeri ve müzeden oluşup Power Media Center ile de organik bir bütünlük içinde yer alıyor.

Terk edilmiş bir otel inşaatından devralınan proje, önceden var olan beton yapı iskeletine sonradan eklenen kısımlar olmasına rağmen dış cepheden bir bütün olarak okunabiliyor. Vakko’nun yıllardır süregelen başarılı imajını korumak adına oldukça özenli çalışan tasarımcılar, saklanması imkânsız olan önceki otel binasının da görüneceği cam bir dış cephe önerisi sunuyorlar. Moda merkezinin iç mekânları, yapısal bütünlük ve su geçirmez dış cephe özelliklerinin korunabilmesi adına dış cepheden ayrı olarak ele alınıyor.

Vakko Moda Merkezi, kalıplanarak ideal şekline getirilmesiyle, kendi ağırlığını taşıma özelliği olan camlarıyla dünyada bir ilki temsil ediyor.

Konferans salonu sayesinde elde edilen eğim, sergi salonu ve toplantı odaları için alt kattan üst kata kadar devam eden bir “showcase” (vitrin) oluşturarak sirkülasyonu belirlemek konusunda da önemli bir rol oynuyor.

Görüntünün ayna ve camların etkisiyle katlanıp kırılarak çoğaldığı showcase’de bir illüzyon etkisi oluşuyor. Power Group ise akustik ve ışık kontrollü alanlarıyla ana yapıya organik olarak bağlanarak geleceğin mimarisine güzel bir örnek teşkil ediyor.

Yapısal niteliği açısından iki kısımda incelenebilecek olan binanın, dörtgen bir formdan oluşan ofis katları betonarme iken bu katların ortasındaki avluda, farklı geometrik açılarla birbiri üzerine binen kübik formlardan oluşarak yükselen ve en tepede uzun konsolları ile dikkat çeken yönetim katıyla sonlanan bölümü ise tamamen çelik bir strüktürden oluşuyor. Bina, gece bakıldığı zaman orta alanın etrafını çevreleyen ve kare olmasına rağmen dairesel bir görüntü veren kat yapılarına sahip. 1300 metrekarelik şeffaf ofis alanına sahip olan binada, toplam 200 kişinin çalışabileceği 56 oda bulunuyor.

Ahşap, metal ve camın doğal uyumundan yararlanılan iç mekânlar, yeterli gün ışığı alımı ve cömert alanları sayesinde oldukça ferah bir atmosfer yakalıyor. Markanın gelenekselliği ile birlikte moda ve diğer pek çok sektördeki öncü ve çağdaş tutumu da binanın mimari özellikleri ve seçilen malzemeler ile başarıyla öne çıkarılıyor.

Çalışanlara şık, modern, yalın ve aynı zamanda sıcak bir ofis ortamı sunan Vakko Moda Merkezi, özel durumlar için tasarlanan konferans, sergi ve toplantı salonlarıyla da moda etkinlikleri için markanın sanatsal değerine mimari anlamda bir cevap niteliğinde. ”2011 yılında dünyaca ünlü tasarım dergisi Wallpaper tarafından dünyada ‘Yılın En İyi Çalışma Alanı’ seçilen Vakko Moda Merkezi ve Power Media Center, yine aynı yıl uluslararası mimarlık platformu ArchDaily tarafından da 2011 yılının ‘En İyi Çalışma Alanı’ seçildi.

Kaynak: 1, 2, 3, 4

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here