Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!

Meme bir hazinedir, dünyanın temel öğesidir, kaynağıdır onun, insanın kendini adamışlığının en yüce ve en katıksız göstergesidir. Memeyi sevmek demek, kadını sevmek demektir. Kulaklarınızı memeyi sevmenin o güzel diline iyice açın. Sutyen giymeyi ortadan kaldırmaya çalışmak uygar bir davranış değildir. Küçük sutyenlerin büyük yararları vardır, ne erkek ne de kadın ondan vazgeçemez. Göğü sutyene boğmak lazım, bırakın uçuşsunlar havada. Şehri memeyi seven bir şehir yapalım, güzel memeler şehri, iri memeler şehri. Haziran ayının adı, meme sevme ayı olsun, sevgililer günü, memeyi sevme günü, ilan edilsin, o gün yurt içi ve yurt dışından misafirler çağıralım, günün önemi bütün Asya kıtasına, oradan da tüm dünyaya yayılsın. Şehir meydanında en iri meme yarışması düzenleyip büyük bir sutyen fuarı düzenleyelim. En iri meme yarışmasında yaş aralığına göre farklı derecelendirmeler yapılmalı. Memeyi sevme gününün sürdüğü festival haftası boyunca gazeteler özel meme sayısı hazırlasın, radyo ve televizyonlarda özel meme programları yayınlansın. Yurt içi ve yurt dışından gelen uzmanlar meme üzerine felsefi, estetik, psikolojik, tıbbi, sosyolojik ve antropolojik raporlar sunsun. Memeler sahneye çıkıp ekonomi üzerine şarkılar söylesin.

Hiçbir festival bizim Uluslararası Meme Festivali’mizle yarışamaz, buna Uluslararası Meme Ucu Festivali de denebilir. Bu festivalin çok aşağılık bir festival olduğunu düşünecektir muhtemel beyefendiler. Ama aslında çok asil bir festival. Aranızda meme emmeden büyümüş olan var mı? Güzel bir çift meme görünce dönüp dönüp bir daha bakmayı kim istemez? Çin’de cinsellik öyle açık açık konuşulmaz ama nedense dünyada en çok çocuk yapanlar yine Çinliler…

 

Nobel Edebiyat Ödülü’ne sahip yazar Mo Yan ile tanışmak için en isabetli karar, yazarın savaş gibi keskin bir gerçeklik ile yoğurarak Çin toplumunu anlattığı İri Memeler ve Geniş Kalçalar olsa gerek.

Çin, nasıl Çin olmuştur? Biraz bundan bahsederek kitabımızı anlatalım.

İnsan yazgısı kaydedilebilir bir seviyeye geldiğinden beri Çin’in hep var olduğunu görüyoruz. Kendisi ile muhatap olan tüm uygarlıklar asimile olmuş, Çin’in müthiş kümülatif değerleri karşısında duramamışlardır. Batılı bir ülkeye kıyasla toplumlarımızın benzerliği şaşırtıcı olabiliyor; aile yapılarımızı, ön yargılarımızı ve değerlerimizi incelediğimizde aynı izleri görebiliriz yaşantımızda.

Kolaylıkla ülkemize de uyarlayabileceğimiz klişe bir konu ile, Shangguan ailesinin erkek çocuk sevdası ile başlıyor İri Memeler ve Geniş Kalçalar. Yedi kız çocuk sahibi bir annenin kaynanası ile verdiği mücadeleyi müthiş bir doğum sahnesi izliyor ve erkeklik uzvu altına benzetilen erkek çocuk, Jintong dünyaya geliyor.

Anlatım bu noktadan itibaren hakim bakış açısından birinci tekil şahıs bakış açısına geçiyor ve kendini bir bebek ile özdeşleşmiş bir halde buluyor okur.

 

 

Ufaktan gerçeklik Çin toplumu ekseninde bükülmeye, insanların gözleri çekikleşmeye; tilkiler, iyi huylu yüce hayaletler ve yöresel birtakım kelimeler ön plana çıkmaya başlıyor. Bir ülkeyi edebiyatı ile tanımak gibi bir deneyim için de uygun bir tercih aynı zamanda kitap.

Bir bebek olarak dünyaya baktığımız için doğal olarak her şeyi meme olarak gördüğümüz satırlarla karşılaşıyoruz. İlginç, bazen rahatsız edici benzetmeleri okuyoruz.

Domatesler niye meme ucu çıkarır ki? Dağlar yeryüzünün meme uçlarıdır, dalgalar denizin, dil düşüncenin, çiçekler bitki örtüsünün, sokak lambaları caddenin, güneş kainatın… Her şeyin memelerle bir bağlantısı var, dünya üzerindeki her şeyi meme uçlarıyla ilişkilendirmek, benim, akıl hastası Shangguan Jintong’un kendini en özgür hissettiği ve en paranoyaklaştığı ruh halidir.

Jintong büyüdükçe anlatım gelişiyor, cümleler daha girift bir yapıya bürünüyor ve gerçekten zorlayıcı bir okuma deneyiminin içerisinde buluyoruz kendimizi.

Japon Şeytanları ile savaş sahnelerini bir çocuğun gözünden okurken Çin topraklarının ağaçları, deyimleri, hayvanları ve karakteristik diyalogları eşlik ediyor bize.

Yazarın tercih ettiği anlatım bazen birkaç satır içerisinde bile değişebiliyor. Uyum sağlayabilmek için ilgili satırların farkında olmak, sürekli uyanık bir ruh haliyle okuma yapmak gerekiyor.

Son olarak, Mo Yan’ı başka yazarlarla kıyaslamak pek doğru değil. Zihin mekanizmaları kıyaslamalarla çalışan insanların tüm güzelliği kaçırdıklarını, olayların kendi içerisindeki ince noktalarını göremeyecek kadar körleştiklerini düşünüyoruz. Çok acayip, özgün bir tarafı var yazarın; genel okur kitlesine hitap etmese de neden Nobel Edebiyat Ödülü’nü hak ettiğini kesinlikle anlıyor okur. Hem herhangi bir olayı anlatabilecek kadar sıra dışı bir üslubu var Mo Yan’ın hem de yalnız Çin toplumuna aitmiş gibi gelen geleneksel bir tarafı.

İri Memeler ve Geniş Kalçalar, Can Yayınları’ndan basılan, baskısı henüz çift haneler ulaşmayan ve pek bilinmeyen bir kitap. Yaptığımız alıntılar, yine aynı kitabın ilk baskısına ait. Kapak görselimiz ise Kitaplıkkedisi‘nden izin alınarak kullanıldı.

Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here