Anime, Japonca “animasyon” anlamına gelen Fransızca kökenli bir kelime. Kendine özgü çizim teknikleri olan animelerdeki karakterlerin gözlerinin genelde kocaman olduğunu fark etmişsinizdir. Bunun nedeniyse olaydaki duygunun seyirciye daha net geçmesi. Boşuna dememişler gözler kalbin aynasıdır diye. Japonların kompleksli olmasıyla falan alakası yok tabii! Anime bir çizim sanatı. Klasik çizgi filmlerle aynı teknik özelliklere sahip olsa da içinde barındırdığı her türlü aksiyon, dram, fantastik ve benzeri ögelerle her yaştan insana hitap ediyor.

Howl’s Moving Castle, Hayao Miyazaki tarafından yönetilen, Diana Wynne Jones‘un aynı adlı kitabından uyarlanan, Studio Ghibli yapımı bir Japon animasyon filmdir. Hayal gücünün en derinlerine inmeyi başarmış, her yaştan seyirciye hitap eden anlatımı ile mutlaka izlenmesi gerekenler arasında.

Her şey Sophie Hatter adında şapkacıda çalışan genç bir kadının, dükkanına gelen kötülükler büyücüsünü tanımadığı için onu kızdırması ile başlar. Büyü ile bir anda yaşlı bir kadına dönüşen Sophie, büyücünün yapmış olduğu büyü yüzünden yaşadığı yeri terk etmek zorunda kalır. Büyü ve sihrin akın akın dolaştığı dünyada kendine kalacak yer bulması hiç de kolay olmayacaktır.

Diğer başrolde göreceğimiz karakter ise Howl. Howl, yakışıklılığı ile tüm büyü dünyasını kendine hayran bırakmış ancak kendi iç dünyasında pek de mutlu olmayan birisidir. Hiç durmadan yürüyen şatosu ile sürekli yer değiştirerek kendisine verilen görevleri yerine getirmeye çalışan mutsuz bir kahramandır o. Şatonun hiç durmadan yürümesi elbette büyünün asla bitmediği bu evrende bir ateş cininin görevidir. Calcifer, Howl ile çocukken bir araya gelmiş ve anlaşma gereği asla sönmeyen bir cin. Aynı zamanda Howl ve Calcifer’in yaşaması da birbirine bağlantılıdır.

Büyü ve kötülüğün kendini sürekli hissettirdiği yerde tek başına hayatta kalmaya çalışan Sophie, Howl’un şatosu ile karşılaşır. Yaşlı ve zor durumda olan kadına yardım etme görevi elbette Calcifer’e düşer ve onun içeri girmesine izin verir. Şatoda temizlikçi olarak kalmaya karar veren Sophie’nin asıl macerası ise böylece başlamış olur.

Büyünün sadece gerçek aşkın öpücüğü ile bozulması, yalnız ve mutsuz bir hayata sahip olan Sophie için umutsuz hatta imkansız bir durumdur. Howl’s Moving Castle, büyüden kaçarken içine girdiği tamamen büyülü bir şatoda işleri yoluna koymaya çalışan Sophie ve beraberinde gelenler ile mutlaka izlemeniz gerekenler arasında.

Dinlerken bir an bile sıkılmayacağınız soundtracki için:

Fragmanı için:

kaynak: 12

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here