Marvel filmleri ve Vikings tarzı diziler çıkmadan ve bu kültür yaygınlaşmadan önce herkes Yunan mitolojisi sever ve onun fanı olurdu. Marvel filmlerinden ve Vikings dizisinden sonra insanlar, Thor kimmiş? Loki kimmiş? diye araştırmaya başladılar, İskandinav mitolojisine ilgi duymaya başladılar. Ben de iki güzel hikaye anlatmak istedim.

Thor’un Çekicini Çalan Hırsız

Tanrıların en güçlüsü olan Odin’in oğlu Thor, her şeyi ve herkesi elindeki çekici Mjöllnir ile kırmasıyla bilinir. Bu güç ona babası tarafından verilmiştir. Fakat Thor’un farklı bir muazzam özelliği de vardır, çok güzel olması. O kadar güzel yüzlü, uzun saçlı ve muazzam vücudu olan bir tanrıdır ki hangi kadın elbisesini denerse denesin üstüne tam oturur.

Bir gün Thor’un azılı düşmanı, Titanlardan biri olan Thyrm, Thor’un çekicini çalar ve saklanır. Aşk tanrıçası Freya ile evlenmediği sürece çekici vermeyeceğini ve bütün tanrıları o çekiç ile teker teker katledeceğini söyler. Thor buna izin vermez fakat çekici de almak ister çünkü tanrıların canını tehlike sokmak istemez. Güzel bir elbise giyer ve kardeşi Loki’ye de bir elbise giydirerek kendini gelin, Loki’yi ise nedime olarak Thyrm’in huzuruna sunar. Thyrm, Thor’un bu güzelliğinden çok etkilenir, ziyafet sırasınca Thor bir oturuşta bütün bir öküzü tek başına yer, Thyrm buna hiç aldırmaz hatta hoşuna gider ve Thor’u öpmek ister. Thor buna sinirlenmez veya gücenmez ve Thyrm’i öper. Thyrm Mjöllnir’i çıkarıp vermek istediği zaman ise Thor, çekici alıp Thyrm’i öldürür.

Sæhrímnir, Sonsuz Pastırma Tanrısı

Sæhrimnir, sonsuz et sağlamak ve aşırı lezzetli olmakla lanetlenmiş bir yaban domuzuydu. Ne zaman bir yerinden bir parça kopsa saatler içerisinde o parça tekrar yerine gelir ve yaban domuzu tekrar sağlıklı olurdu. Hiç ölmediği için çok acı çekti.

İskandinav efsanelerine göre, Tanrıların Şef’i Snorri, her sabah Sæhrimnir’i  Valhalla’daki bütün tanrılara servis yapardı. Sæhrimnir’i keser biçer ve onu kaynayan kocaman bir kazanın içinde pişirirdi. Domuz o kadar çoktu ki herkes, gerçek dünyada ölüp Valhalla’ya katılmaya hak kazanmış her savaşçı bile, tıka basa doyacak kadar yerdi. Antik İskandinav Şiirine göre çok lezzetliydi;

“By Andhrímnir in Eldrímnir
Sæhrímnir, the boar, is boiled,
the best of bacons”.

Sæhrimnir’in etinden sadece Odin yemezdi, O öyle bir tanrıydı ki sadece sıvıyla beslenirdi. Şarap onun için hem yemek hem de içecek görevi görürdü. Sæhrimnir’e gelince, kendisi ölmeye hiç layık olamadı, çok pişirildi ve yendi. Görevini yerine getirince de bir köşede tekrar etlerinin yerine gelmesini acı içinde kıvranarak, bu rutinin tekrar olacağını bilerek beklerdi.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here