Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
6

Grigori Yefimoviç Rasputin 1869’da Ural dağlarının yakınındaki Pokrovskoye köyünde doğdu. Köyün ileri gelenlerinden olan ailesiyle birlikte çiftlikte hayatını sürdürüyordu. İki kardeşini boğulma sonucu kaybettikten sonra Rasputin tuhaf hareketler sergilemeye başladı. Belki de yavaş yavaş kendini buluyordu. Köyünde olağanüstü güçlere sahip bir çocuk olarak nitelendirilen Rasputin, gelecekte olacaklardan bahsederken hakkında söylenenleri kanıtlıyor gibiydi. Rasputin geleceği görebiliyordu. Gelecekte olacakları söylüyor ve dedikleri çıkıyordu

Okuma ve yazma bilmeyen Rasputin, dini eğitim alması için bir manastıra gönderildi. Aynı yeteneklerini burada da sergileyince kısa zamanda keşişliğe yükseldi. Ve ayrıca artık manastırın vaiz heyetindeydi. (İbadet yerlerinde öğüt niteliğinde dini konuşmalar yapan heyet). Rasputin heyetle birlikte Rusya’yı gezerek burada öğütler vermeye başladı. Ve zaman ilerledikçe farklı yerlerin kapısını açıyordu. Balkanlar, İtalya, Yunanistan…

1905te Rusya Çarlığı tahtında Romanov hanedanlığından Çar II.Nikolay oturuyordu. Çar’ın Alman eşi Çariçe Alexandra’nın toplam beş çocuğu vardı. İçlerinden biri tahtın tek veliahtıydı. Veliaht Aleksi. Gözlerinden bile sakındıkları Aleksi’nin ciddi bir hastalığı vardı. Ve bu hastalık o yıllarda çaresi olmayan hemofili hastalığıydı. Aleksi ilk yaralanmasında ölebilirdi. Nitekim en küçük yaralanmasında acılar içinde kıvranıyordu. Aile şifası olmayan bu hastalık için dine yöneldi ve zamanlarının büyük bir kısmını dua ederek geçirdiler.

1905’te Petersburg’da büyük bir din toplantısı yapıldı. Bu toplantıya Rasputin de katıldı. Mistik güçleri ile kısa zamanda toplantının en popüler isimi olmuştu. Toplantıya katılan II.Nikolay ve Çariçe Alexandra’nın dikkatini de çekmişti Rasputin. Çift onu Alexandra Sarayı’na davet etti. Burada Aleksi için bir şifa seansı yapıldı. Acı içinde olan Aleksi bu seanstan sonra huzurla uyuduğunda Çariçe ve Çar şaşkınlık içindeydi.

Rasputin kısa süre içinde büyük bir üne sahip oldu. Herkesin -özellikle kadınların- ilgisini çekiyordu. Rasputin ise bu ilgiyi karşılıksız bırakmıyordu. Kısa zaman içinde Rasputin’e tahsil edilmiş dairede Rasputin ve kadınlar arasında geçen ahlak dışı olaylar dilden dile yayılmaya başlamıştı. Hatta Çariçe Alexandra ile bir ilişkisi olduğu bile söyleniyordu. Bu dedikodular Çariçe’nin saygınlığını yerle bir etmişti, bu ilişkinin varlığını reddediyordu ancak Rasputin ile olan görüşmelerini asla kesmiyordu. Onun tek amacı oğlu Aleksi’nin iyileşmesiydi ve şifanın bu mistik keşiş Rasputin’de olduğuna inanıyordu. Belki de dedikoduların kulağına gelmesine rağmen tepkisiz kalan Çar Nikolay’ın susmasının sebebi aynıydı.

1914’te Avrupa vahşice bir savaşın içindeydi. Rusya, Alman ordusuna karşı Fransa ve Britanya ile güç birliği içindeydi. İlk başta zaferle sonuçlanan savaş süresi kısa zaman içinde büyük kayıpların olduğu bir mağlubiyete dönüşüyordu. Çar Nikolay’ı etkisi altına olan Rasputin savaş hakkında sürekli Nikolay ile konuşuyordu. Bazı kaynaklara göre barış yanlışı olan Rasputin Nikolay’dan Rus birliklerini geri çekmesini ve Almanya ile ikili anlaşma yapması gerektiğini söylüyordu. Muhteşem bir ikna kabiliyeti olan Rasputin, Nikolay’ın bu dediğini  düşünmeye başlamasına sebep olmuştu. Kimseye sormadan sadece bir keşişin sözüyle savaşı sonlandırmaya başlamak üzereydi. Ve bu aşamada Rasputin’in Çarlık üzerindeki etkisi İngiliz gizli servisinin de ilgisini çekmeye başlamıştı. Bunu sonlandırmak istiyorlardı. Ancak tarih kayıtları Rasputin’i öldürmeye çalışan kişinin Romanov soyundan birinin olduğunu yazıyordu. Prens Feliks Jusopov.

Rusya’nın savaşta bir an önce toplanması isteyen Jusopov, Rasputin’i büyük bir engel olarak görüyordu. 1916 yılında Jusopov, Rasputin’i verdiği bir davete çağırdı. Amacı onu devreden çıkarmaktı. Bodrum katına indirilen Rasputin’e Jusopov tarafından iki kez ateş edildi. Kurşunun geldiği noktaya bakılırsa Rasputin ölmüş olmalıydı. 1.90 küsür boyundaki Rasputin hareket etmeksizin yerde yatıyordu. Jusopov cesedi kontrol ederken Rasputin aniden ayağa kalktı ve Jusopov’a saldırdı. Kaçmaya başlayan Rasputin, diğer suikastçı tarafından başının arkasından ve sırtından ikinci kez vuruldu. Ve mistik olarak anılan Rasputin sonunda ölmüştü. Suikastçiler cesedi nehrin buzlu sularına attılar. Ancak ceset köprünün hemen yakınında bulundu.

otopsisinden bir fotoğraf

Kısa zaman içinde soruşturma açıldı. Tüm işaretler Prens’i gösterse de Prens bu cinayeti reddetti ve yargılanmadı. Rasputin ise önce gömüldü. Daha sonra mezarından çıkartıldı taşıma sırasında kayboldu ve o günden beri tek bir fiziksel kanıt bulunamadı.

Suikastçilerin raporuna göre olaylar aynen bu şekilde gerçekleşmişti. Ancak olaydan 11 yıl sonra hiçbir şekilde yargılanmamış olan Jusopov anılarını yazmaya karar verdi. Yazdığına göre Rasputin ilk silah saldırısında bir türlü ölmüyordu. Anı defterinde anlatılanlardan sonra Rus arşivlerine gizlenmiş olan otopsi raporu tekrardan ortaya çıkarıldı. Rapora göre vücudunda pek çok yara izi vardı ve kafasındaki kurşun söylendiği gibi arkadan ve uzun mesafeden değil önden, yakın mesafeden girmişti. Araştırmalar sonucunda kullanılan silahın o yıllarda sadece İngilizlerin kullandığı bir silah olduğu ve o davette bilinmeyen iki isimden birinin İngiliz ajanı olduğu saptandı. Olay günü İngiliz Gizli Servisi’ne gönderilen bir not ortaya çıkarıldı. Notta tam olarak şöyle yazıyordu: ”İşler tam olarak plana göre gelişmediği halde sonuçta amacımıza ulaştığımızı söyleyebilirim… Karanlık güçlerin(Rasputin böyle anılıyordu.) işine son verildi. İşin içinde olduğumuza dair garip sorular sorulmakla birlikte herkes sonucu olumlu karşıladı.”

Rasputin çok fazla ölüm tehdidi alıyordu. İngiliz Gizli Servisi tarafından öldüreceğini düşünüyordu. Ayrıca sadece onlar değil pek çok kişi onun düşmanıydı. Bu yüzden Rasputin ölüm korkusuyla yaşıyordu. O zamanlarda bir mektup yazdı. Ve ölümünden sonra sekreteri Simonoviç o mektubu Çar ailesine verdi. Mektupta ise her zaman yaptığı gibi gelecekten haber veriyordu. “1 Ocak’tan önce öldürüleceğim, eğer soylular tarafından öldürülürsem, soyluların tümü Rusya’dan ayrılacak, Rusya’da kardeş kardeşi öldürecek ve 25 yıl içinde Rusya’da bir tek bile soylu kalmayacak. Ulu Çar! Eğer ölümümde sizin de parmağınız varsa, ailenizden hiç kimse, çocuklarınız dahil iki yıldan fazla yaşamayacak ve Rus halkı tarafından öldürülecektir” Nitekim 1916 Aralık ayında öldürüldü. Ölümünden bir yıl sonra Rusya’da bir devrim yaşandı ve kardeş kardeşi öldürdü. Nikolay ve tüm ailesi ise katledildi.

 

KAYNAKÇA: 12,

 

Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
6

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here