Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
21

Doktor Edith Farnsworth için dinlenme evi olarak tasarlanan, Illinois, Chicago’da bulunan Farnsworth Evi, Mimar Ludwig Mies van der Rohe tarafından yapılmıştır. Mies’in Amerika’daki ilk konut projesi olma özelliğine sahip yapı, tamamlandığı dönemden itibaren oldukça ilgi görmüştür.

1945-1951 yılları arasında tamamlanan yapı birçok mimari özelliği derinden sarsan yapısıyla dönemin konut anlayışına bir yenilik getirmiştir. Kalıplaşmış geleneksel kurallara meydan okuyan tasarımı minimalist bir cüretkarlık örneğidir.

1954 yılında sel baskını ile karşılaşan yapının iç mekanında belirgin bir tahribat oluşmasından sonra uzun bir tadilat süreci yaşanmıştır. Yaklaşık 50 yıl boyunca  özel mülk olarak kalan ev, 2003 yılında National Trust for Historic Preservation tarafından satın alınmış ve müze haline getirilmiştir.

Mimari Özellikleri

Van der Rohe’nin mimari anlayışında önemli bir yere sahip olan serbest mekan kurgusu bu eserinde belirgin şekilde gözlemlenmektedir.

Yapı incelendiğinde; tüm cephelerinin camdan yapıldığı ve içinde bulunduğu doğal mekanla iç içe olacak şekilde düzenlendiği görülmektedir. Yapı, iki sıra kolon sistemiyle taşınmakta ve iç mekan hiçbir taşıyıcı eleman tarafından bölünmemektedir.

Yapının temel hatları iki yatay platformun bu taşıyıcı kolonlarla bileşkesinden oluşmaktadır. Tek kat olacak şekilde tasarlanan ev, 8 tane I profil çelik kolon sayesinde yerden yaklaşık 150 cm yükseltilerek yapılmıştır.

Yapının tüm cephesinin cam olarak tasarlanması yapının doğayla arasındaki ilişkiyi güçlendirmek adına atılan bir adımdır. Böylelikle yapının hangi köşesinden bakarsanız bakın, şeffaflığın ardından doğanın tüm renklerini görebilmeniz mümkün.

Ancak yapı, bu romantik duygudan uzaklaşılarak daha gerçekçi bir biçimde incelendiğinde cam cephenin birçok sorunu da beraberinde getirdiği fark edilmekte. Cephenin şeffaf yapısı mahremiyet duygusunu alt üst etmekte ve dinlenme evi olarak tasarlanan yapının kullanıcısına huzursuzluk yaşatmasına sebep olmaktadır. Ayrıca cephenin cam olması evin ısınma sorunları ile karşı karşıya kalmasına da neden olmaktadır.

İç Mimari Özellikleri

İçerideki mekanda bölücü düşey elemanların bulunmaması yapının içinde özgür bir sirkülasyon alanı yaratmaktadır. Sadece banyo kısmı kapatılmış olmasına rağmen bu alan mobilya olarak tasarımın içine yedirilmiş ve böylelikle gizlenmiştir.

Mekanın mimari özelliklerinin yanında, iç mekanda kullanılan mobilyalarda da Rohe’nin tasarım unsurları göze çarpmaktadır.

MR Chair, Barcelona Couch ve Barcelona Chair bunlardan sadece bazılarıdır.

Merkezinde çekirdek olarak yer alan banyo alanının batı tarafında paslanmaz çelik tezgahlı bir mutfak, doğu tarafında ise yaşam alanı ve şömine bulunmaktadır.

Rohe ayrıca, yapının iç mekanda kalan birleşme noktalarını kapatarak sürekli bir akışkanlık hissi yaratmayı tercih etmiştir. Sahibinin keskin kalite ve yalınlık anlayışı, mimar Rohe’nin “Less is more”(Az çoktur.) anlayışıyla birleşince ortaya çıkan sonuç minimalist bir vaha niteliğindedir.

Tüm problemlerine ve yaşanan talihsizliklere rağmen Ludwig Mies van der Rohe’nin bu konut projesi kalıpları yıkan tasarımıyla modern mimariye yeni bir soluk getirmiştir. Gerek iç mekanı, gerek cephesi ile döneminde yapılan diğer tasarımlardan ayrılan bu yapının kapıları bugün ziyaretçilerini açıktır. Eşsiz doğanın içinde yer alan bu akışkan mekan, sınırsız cüretkarlığıyla sizi etkilemek için bekliyor.

Kaynak: 1, 2, 3,

Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
21

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here