Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!

Başrollerinde Jessica Biel, Bill Pullman ve Christopher Abbott’ın bulunduğu, 8 bölümlük mini dizi “The Sinner” bu yılın etkileyici yapımları arasında yer alıyor.

Konusu

Genç ve güzel anne Cora Tannetti (Jessica Biel), ailesiyle birlikte deniz kenarında vakit geçirirken bir anda herkesin önünde bir adamı öldürür. Cinayet suçlamasıyla hapse giren genç anne herkes kadar şaşkındır. Durduk yere işlediği bu cinayet Cora’nın geçmişindeki karanlığı da gün yüzüne çıkaracaktır.

Gerilim Dozu Yüksek

Cora’nın bu cinayeti neden işlediğine dair teoriler üretmeye başladığımız ilk iki bölümde, genç annenin bir sır sakladığından neredeyse emin oluyoruz.

Cora, suçunu itiraf etmeye hazırlanırken olayın ardında daha büyük bir şeyin olduğuna inanan tecrübeli dedektif Harry Ambrose (Bill Pullman), cinayetin ardındaki asıl nedeni bulmak için kolları sıvıyor.

Bu olayın yalnızca genç kadının sakladığı bir sırdan ibaret olmadığını anladığımız an itibariyle dizinin sürükleyiciliği de artıyor. Elde edilen her ipucunun ardından yeni sorular soruyoruz, ancak Cora’nın hikâyesindeki boşluklar nedeniyle parçaları birleştirmek pek de kolay olmuyor.

Dizinin her bölümünde bir yandan genç kadının yaşadıklarını anlamaya çalışırken, diğer yandan yeni ipuçlarının peşinde buluyoruz kendimizi. Cora’nın hikayesi şekillendikçe gerilim dozu da giderek artıyor. Bu gerilimin bir diğer nedeni ise dizi boyunca duymak zorunda kaldığımız rahatsız edici müzik…

Müziği her duyduğumuzda geçmişe giderek yeni imgeler, kişiler ve mekanlar görüyoruz. Geçmişte yaşananları ne kadar çok görürsek o kadar bilgi sahibi oluyoruz. Böylece elde edilen tüm bilgiler birbirine eklenerek çoğalıyor.

Gerçeğin Peşinde

Dizi ilk bölümünden itibaren sürekli “neden?” diye sormamıza yol açıyor. Kişilerin suçlu ya da masum oluşuyla ilgilenmiyoruz, aksine finale kadar düşündüğümüz tek şey gerçekte nelerin yaşandığı. Bu da diziyi sürükleyici kılan en önemli unsurlardan biri oluyor.

Tüm bölümler boyunca Cora’nın zihnine yolculuk ediyor ve olayları onun gözünden izleme şansı buluyoruz. Diğer polisiye yapımlardan farklı olarak ipuçlarını, geçmişte yaşananları ve hikâyedeki her ayrıntıyı tek bir kişi üzerinden elde ediyoruz; Cora Tannetti. Klişe sorgulama sahneleri olmadan da dizi pekâlâ ilerliyor. Bazı sahneler için bu durum biraz yersiz gözükse de bütüne baktığımızda herhangi bir rahatsızlık duymuyoruz.

Final bölümünde bütün parçalar birleşirken Cora’nın kaderi de belli oluyor. Öte yandan dedektifin bu olayın peşini bırakmamasının sebebini de yine son bölümde, karakterler arasında geçen kısa bir diyalog ile anlamış oluyoruz. Dizi boyunca yalnız bu iki karakter arasındaki bağ değil, izleyici ile Cora arasındaki bağ da güçleniyor. Jessica Biel’ın sergilediği performans ise karakterle tam anlamıyla bütünleşmemizi sağlayacak kadar başarılı.

Hikâyenin gerçekliği, sürekli sorgulama yapmamız, temponun artarak ilerlemesi dizinin en büyük artıları. Son dönemlerde izlemeye alışık olduğumuz yapımlardan biraz daha farklı bir şey arıyor, ancak çok durağan olmasını da istemiyorsanız bu diziyi kesinlikle listenize eklemenizi öneriyoruz.

Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!

1 YORUM

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here