Bulgakov, Genç Bir Doktorun Anıları kitabında okuru Tıp Fakültesi’nden yeni mezun olmuş genç bir doktorun küçük bir kasabada yaşadığı deneyimlere ortak ediyor. Bulgakov’un bu kitabından esinlenerek aynı zamanda mini bir dizi çekilmiş ve dizide genç doktoru Daniel Radcliffe canlandırmıştır.

Kitabın ana karakteri Rusya’nın ücra bir kasabasına ilk görevi için atanmış, deneyimsiz ve bir o kadar heyecanlı bir doktor. Yaşıtlarına göre küçük gösteren ve bu yüzden öğrenci olduğu sanılan doktor, kendini ispatlamanın ağır yükü altında oldukça stresli günlerin onu beklediğini bilir. Bu fiziksel kompleksin altında aslında psikolojik olarak da kompleks haline gelmiş bir kendini küçük görme durumu hakimdir.

Bulgakov, doktoru stresli heyecanlı ve bir o kadar sempatik bir şekilde resmetmiştir. Doktorun sürüklendiği bu akıntıda verdiği tepkiler oldukça canlı aktarılmış ve Bulgakov bu dinamizmi okuyucuya geçirecek kadar başarılı bir dil kullanmıştır.

Doktorun verdiği mücadele, hareketli bir şekilde okuyucuya geçer. Doktorun gizli stresi ve dışarıya yansıttığı soğukkanlılık tam olarak bir insanın ruh sağlığını bozan başarı kompleksi sınırlarındadır. Olması gereken ile aslında olan benlik karmaşasından dolayı yorulan bir zihne vurgu yapılır. Yetersizliğini ve tecrübesizliğini karşılaştığı olaylarda şansına bağlı olarak gizleyebilmesi belli bir süre sonra gerçekten başarılı olduğunu ve yeterli noktaya geldiğini hissettirir genç doktora. Daha sonra bir tokat yer ve pes eder. Bilgi sonsuzdur, deneyim sonsuzdur, hiçbir zaman ne kendini küçük görmek ne de yeterli ve yüksekte görmek ona bir şey kazandırmayacaktır. Bu iki uç nokta da sonuç olarak hayal kırıklığına uğratan bir yanılgıya sürükler genç doktoru. Merhametiyle, öfkesiyle, gençliğiyle, bilgisiyle, deneyimsizliği ile sık sık sınanır ve bize bunu kendi dilinden karma duyguları ile aktarır. Bulgakov, kitapta sıklıkla tıp terimlerinden bahsetse de kitapta okuyucuyla bir mesafe kurmamış ona doktorun mahrem sayılabilecek her duygusunu ve düşüncesini açmıştır. Bu sayede ana karakter ile yakınlık kurmak kolaylaşmıştır.

Kitabın bir kısmında değinilen ise, kentte yaşayan bir metropol insanının dar zihniyetli ıssız bir kasabada verdiği mücadeledir. Bu kasabada bahsedilen dar zihniyetli insanların ekstrem durumlara, ivedilikle tedavi edilmesi gereken hastalıklara (burada aslında düşünsel anlamda bir tedaviye atıf yapıyor diye de düşündüm) karşı gösterdikleri kendine ilgisiz ve çevresine verdiği zararı önemsemez bir şekilde sadece bugünü düşünen insanlar olduğundan bahsetmiştir. Uğraşlarından öteye geçemeyen kimliklerle dolu bir zihin tasvirleri mevcuttur. Kısa vadeli ve kolay bir çözüm bulunmadığında vazgeçmesi gereken akışı kabullenemeyip bunun üzerine gitmemesiyle oluşacak olası tehlikelerden bahsedilmiştir. Rus iklimindeki sertlik adeta insanların zihinlerini de temsil etmektedir.

Ve son kısım olarak, bu deneyimsiz genç doktor birçok ameliyatta gösterdiği başarı ve kazandığı tecrübe ile kente tayin edilir. Daha sonra bu küçük kasabaya atanan başka bir deneyimsiz genç doktor ile tanışırız. Bu doktorun yaptığı hatalar yazdığı bir günlük ile ana karakterimiz tarafından okunur, bir morfin bağımlısı haline gelen doktorun verdiği tavizler ile sürüklendiği hataların bir intihara sebep olduğu görülür. Sahip olunan imkanların sınırlar dahilinde kullanılmadığında yapılan hataların nelere mal olduğu görülür. Mevkinin, imkanların yarattığı güç zaaflara teslim olduğunda ortaya çıkan hatalardan bazen geri dönüş mümkün olmayabilir, ihtiyatsız nefis dizginlenmelidir şeklinde keskin bir mesaj olan intihar ile noktalamıştır Bulgakov.

Bulgakov’un seri ve akıcı dili ile karakterlerini yer yer yüceltip yer yer çelme takarak hayatın gerçekleriyle yüzleştirmesi okuyucuya samimi gelecektir.

Keyifli okumalar!

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here