MFÖ, ülkemizin müzik tarihini kökünden değiştirmiş bir üçlü. Türkçe müzikte özgün bir sayfa olan topluluk, belki de bu topraklarda yetişmiş en değerli müzik grubu. Ayrıca grup, uzun yıllardır piyasada olmalarına rağmen hem grup hem de solo olarak projelerine tam gaz devam da ediyor. Böylelikle, sadece klasikleşmiş eski hitlerinin yanında; Sarı LalelerHep Yaşın 19 ve Aşkın Kenarından gibi yeni dönemlerinden parçalarla da yeni neslin kalplerine girebiliyorlar. Halbuki bu ülkede eski parçalarının ekmeğini yiyip hiçbir yeni eser üretmeden sadece il il konser vererek para kazanan sürüyle müzik grubu var. Bu nedenle MFÖ’nün sadece bu özelliği bile, kamuoyunda yeterince fark edilmemiş olsa da ülkemizdeki müzik kültürü için çok olağan dışı bir başarı.

Mazhar Alanson, Fuat Güner ve Özkan Uğur’un başarılarla dolu bu muazzam hikayelerinin başlangıcı ise 1984 çıkışlı ilk stüdyo albümleri Ele Güne Karşı Yapayalnız ile oldu. Dünya müzik tarihine bakıldığında kolaylıkla söylenilebilir ki en büyük grupların birçoğunun ilk albümleri birer başyapıttır. Hatta bu gruplar, ilerleyen kayıtlarında kendilerini de aşarlar ve böylece efsaneleşirler. MFÖ’de de böyle bir kariyer başlangıcı oldu: Dönemin piyasasının listelerinde tam 26 hafta zirvede kalan ve tam da darbe sonrası zamana denk geldiğinden ülkeye adeta nefes aldıran bir eserdi bu. Her şeyden öte, albüm baştan sona neredeyse bütün parçalarının ölümsüz birer hit olduğu unutulmaz bir kayıttı.

Albümün yapılışındaki ilginç süreci ise Mazhar Alanson, Hürriyet Gazetesi’ndeki röportajında şöyle ifade ediyor: “Şarkıları hazırlayıp prodüktöre (Yeşil Giresunlu) gittik. “Bu satmaz” dedi. Bütün paramızı bu plağa yatırmışız, “Satmaz” lafını duyunca nevrimiz döndü. Biz satarın-satmazın derdinde değildik. Şarkılarımızı insanlar duysun istiyorduk. O yüzden çok sinirlendik. Ben bizim çocuklara (Fuat Güner ve Özkan Uğur) “Gidin, konuşun yoksa ben çıkacağım ortaya” dedim. Kabul ettirdiler. Ele Güne Karşı Yapayalnız, prodüktöre zorla kabul ettirilmiş bir albümdür. Bütün şarkıları anında patlamıştır.”. Ayrıca bu kayıt, aynı gazetenin 2017 yılında içinde birbirinden değerli müzik adamının ve gazetecinin yer aldığı 100 kişilik bir jüriyle oluşturduğu Türkiye’nin en iyi 100 albümü listesinde açık ara farkla 1 numaraya yerleşen albüm.

Ele Güne Karşı, ayrılığı en saf haliyle ifade ettiği şarkı sözleri ve üçlünün vokal harmonilerinin zirvede oluşuyla albüme tek kelimeyle kusursuz bir açılış yapıyor. Ayrıca teknik açıdan da bas gitarın adeta uçması, elektro gitardaki ince arpejler ve akıllara kazınan 9/8’lik ritmi de parçayı çok özel kılıyor. Sözlerindeki hüznün ve tempodaki hızlılığın zıtlığı, ortaya unutulmaz bir eser çıkartıyor. Ardından gelen Deli Deli, reggae tarzına yakın ruhuyla ve alaycı şarkı sözleriyle o dönem ki Türk müziğinde oldukça özgün bir iş olmuştu. Ayrıca Özkan Uğur’un şahane bas gitar şovu, albümün çoğunda olduğu gibi bu parçada da devam ediyor. Şarkı sözleri ise tıpkı bu albümden 1 yıl sonraki şarkıları Peki Peki Anladık’ta olduğu gibi, Ayhan Sicimoğlu’na ithaf edilerek yazılmış. Aynı zamanda Simicoğlu da bu albümde gruba düzenlemelerde yardım etmiş ve albüm kapak fotoğrafını çekmiş.

MFÖ’nün Türkiye’nin The Beatles’ı ya da Simon & Garfunkel’ı olduğunun kanıtı olan akustik hitler de bu albümde bulunuyor: Öncelikle Sen ve Ben“Bu gemi nereye nereye gider. Kimler iner kimler biner bilinmez bilinmez.” sözlerini ruhumuza kazıyan unutulmaz bir parça. Hatta grubun diğer hitleri kadar hak ettiği değeri görememiş şarkılarından biri bu. Sonraki şarkı, Yalnızlık Ömür Boyu ise gerçekten grubun yazdığı en özel işlerden biri. Özellikle nakaratta üç vokalistimizin de birden yükselmesiyle birlikte şarkının kanınıza girmemesi imkansız gibi. Sözler hakkında ise söylenecek fazla bir şey yok: Aşkın ve yalnızlığın dilimizde en şiirsel şekilde ifade edildiği parçalardan biri bu. Efsane müzik adamı Onno Tunç da burada perdesiz bas gitar çalmış. Ayrıca şarkıyı sinemamızın modern kültlerinden Kaybedenler Kulübü’nün son sahnesinde de dinlemiştik.

Akustik güzelliklerin devamında, Bu Sabah Yağmur Var İstanbul’da ise “Şarkılarda düşünmek seni bana getirmez ki” dizesini dinleyip de etkilenmemek mümkün değil. Şarkı, MFÖ’nün en önemli eserlerinden biri olduğu gibi bu albümdeki diğer parçalar gibi hiçbir zaman dilimine de ait olmayan ölümsüz bir beste. Bodrum ya da halk arasında bilinen adıyla Bodrum Bodrum, Mazhar Alanson ve Fuat Güner ikilisinin Özkan Uğur’la bir araya gelmeden önce 70’lerde yazdıkları bir parçaydı. Şimdilerde ise akustik gitarda akor öğrenmeye başlayan çoğu kişinin ilk çaldığı eserlerden olan şarkı, özellikle yaz ayları gecelerinde hüzünlenmek için mükemmel bir klasik. Ayrıca Moğollar efsanesi Taner Öngür de parçada gruba mandoliniyle eşlik etmiş.

Güllerin İçinden, gitarlarının dinleyenlerin içini erittiği bir başka Türk müziği klasiği. Büyük sanatçı Erkan Oğur’un perdesiz gitarını konuşturduğu bu parçadaki vokal harmonileri de gerçekten oldukça etkileyici. Üç üyenin de sesindeki duyguyu rahatlıkla hissedebiliyorsunuz. Hakkında ne yazılıp çizilse az olan bu eser, albümün geri kalanı gibi defalarca aynı tatta dinlenebilecek bir şarkı. Ayrıca, albümde söz ve müziği Fuat Güner’e ait şarkılar Olmuyor Olamıyor ve Sevdim Bir Kere’nin yanında, grubun Ondan Şikayet Bundan Şikayet ve Neye Niyet Neye Kısmet parçaları da fazlasıyla değerli işler.

Albüm, her şarkısı ayrı bir hikaye olan baştan sona özen içinde bir eser. Kimileri için Türkiye’nin gelmiş geçmiş en iyi 100 albümü listesinde; kimileri için ise sadece gerçek anlamda bir şeyler hissedip duymak isteyenlerin kalplerinde 1 numara. 1984 yapımı bu kayıt, aslında zamanın ötesinde hala nefes alıyor ve sonsuza kadar da bu topraklarda yaşayacak!

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here