İnsanın kendisini ifade etmesinde yararlandığı en iyi destekçisi elbette sanattır. Resim, yazı derken müzik en kolay gibi görünen ama en zor olan kolu diyebiliriz. İnsanın içinde yaşadığı hisleri ve aklından geçen onca kelimeyi söze ve elbette müziğe yansıtarak insanlara aktarması kuşkusuz saygı duyulur cinsten. Müziğin kendi içinde alanları ve birçok tarzda yapıldığını biliyoruz; peki ya aralarında en iddialısı hangisi diye hiç düşündünüz mü? Çoğu insanın ön yargılı yaklaştığı, kiminin ise gürültülü bulduğu metalcore müzik, duyguların en sert fakat en içten yansıtıldığı müzik türüdür desek yanılmış olmayız.

Trivium, 1999 yılında Orlando, Florida’da kurulan bir metalcore grubudur. Kelime, Latincede “üç yol ağzı” anlamına gelir. Melodik altyapılarıyla metal müziğe hiç olmadığı kadar anlam yükleyen grup, geç yaşta müzik sektörüne girmelerine ve büyük eleştirilere maruz kalmalarına rağmen günümüze kadar gelen başarılı gruplar arasında. Plak şirketlerinin onlarla ilgili ”Metalin Geleceği” tanımlaması Trivium’un şimdi ve ileride ne kadar başarılı işler yapacaklarının habercisi olmuştur.

Grubun solisti amerikan asıllı Matt Heafy, baş ritim gitaristi Corey Beaulieu, basçısı Paolo Gregoletto ve davulda Alex Bent yer almaktadır. Grubun ilk albümü Ember to Inferno (2003) olurken 20 Ekim 2017’de piyasaya sürülen The Sin and The Sentence grubun son yayımlanan albümüdür.

Grubun solisti Matt Heafy, gruba sonradan katılan üyeler arasında. Lisede konserlerinde şarkı söylerken keşfedilen Heafy, grubun en gözdeleri arasında.

“Bir garajımız vardı, diğer tüm garaj gruplarından farklı olarak o kadar da bize ait sayılmazdı, kırmızı Dodge bir kamyonet ve herhalde eve taşındığımızdan beri birikmiş türlü ıvır zıvırla paylaşıyorduk garajı. Güleceksiniz belki ama tek sorunumuz akustik değildi, gitarlarımız sağa sola çarpıyor ve hasar alıyordu, çizilen boyalar ve eski püskü gitar pedallarının kulağa hiç de hoş gelmeyen efektleri eşliğinde Maiden, Metallica ve Megadeth çalıyorduk. Nedense Florida’da herkes sörf ve kaykayla meşgulken ve on dört yaşında kız arkadaş edinmeye başlamışlarken, biz karanlıktan önümüzü göremeyene kadar müzik yapıyorduk. Karanlık basınca ise duruyorduk… Ta ki biri gidip ışığı açana dek!”

“Bize metalcore, crossover, hardcore hatta teen rocker bile dediler. Bence biz piyasadaki en metal oluşumlardanız. Bir Trivium üyesine “Siz metal değilsiniz” diyebilirsiniz, sadece sesli düşündüğünüzü varsayar ve güler geçerim ancak bir Trivium üyesine “metali öğretmeye niyetliyseniz hiç boşuna denemeyin, fazlasıyla pişman olursunuz!”

Ülkemizde de ağırladığımız grup, geniş hayran kitlesi ve başarılı işleri ile adından sıkça söz ettirmeye devam ediyor.

kaynak:1

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here