Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!

Ben bir Türk’üm; dinim, cinsim uludur;

Sinem, özüm ateş ile doludur.

İnsan olan vatanının kuludur.

Türk evladı evde durmaz giderim.

Anlatıma usta şair Mehmet Emin Yurdakul’un en bilindik şiirlerinden olan; ‘’Cenge Giderken’’ adlı şiirinden bir dörtlük ile başlamak istedik. Öte yandan Mehmet Emin Yurdakul; Türk Milli Edebiyat akımının öncüleri arasında bilinir. Ulusçu ve halkçı düşünce yönüyle şiirler yazmıştır. 

Milli Edebiyat akımı öncülerinden olan Mehmet Emin Yurdakul, 1869 yılında İstanbul Beşiktaş’ta doğmuştur. Gençlik yıllarında birçok devlet dairesinde çalışsa da gönlü her zaman şiir yazmak istemiştir. Yayımlanan ilk şiiri olan Cenge Giderken oldu. Şiir, Yunan Harbi sırasında Selanik’te Asır Gazetesi’nde yayımlandı.  Daha sonra 1899’da “Türkçe Şiirler” isimli bir şiir dergisi çıkardı. İstanbul’da “Servet-i Fünun”’da, Selanik’te “Çocuk Bahçesi” Dergisi’nde, İzmir’de “Muktebes” adlı dergide şiirlerini yayımlamayı sürdürdü. 1907 yılında İttihat ve Terakki cemiyeti üyesiydi fakat bazı şiirlerinde hükümeti eleştirdiği için İstanbul’da görevine son verilip Erzurum’da görevlendirildi. Şehir şehir dolaşıp hayatını sürdüren usta şair, II. Meşrutiyetin ilanı nedeniyle Trabzon’a gönderildi. O dönemde ise II. Abdülhamit’in tahttan indirilmesi ile Mehmet Emin Yurdakul, 31 Mart olaylarında tekrar İstanbul’a çağrıldı. Ahmet Ağaoğlu, Dr. Fuat Salih ve Ahmet Ferit Beyler ile birlikte ”Türk kültürü, dili ve sanatının geliştirilmesi’’ amacıyla kurulan Türk Ocağı örgütünün ilk genel başkanı olmuştur. Çıkarılan Türk Yurdu Dergisi’nin sorumluluğunu üstlenmiş, ancak henüz dergi çıkmadan İttihat ve Terakki Cemiyeti ile anlaşmazlığa düşünce Erzurum’a vali olarak atanmıştır. 1912’de ise bu görevde iken, emekliye ayrılmak zorunda kalmıştır. Türk Ocakları’nın 1918 tarihli kongresinde Hamdullah Suphi ve Ziya Gökalp gibi isimlerle birlikte örgütün “Hars ve İlim Heyeti” üyeliğine seçilmiş bir yıl sonra ise; 1919 seçimlerine katılan Milli Türk Fırkası’nın kurucuları arasında yer almıştır.

Mehmet Emin Yurdakul, Mayıs 1919 yılında Sultanahmet Meydanı’nda düzenlenmiş olan mitingdeki şu sözleri ile hafızalara yer etmiştir:

“Demir ve ateş; kardeşler ben bunlarla hiçbir vatan ve ırkın öldüğünü işitmedim. Şerefli bir tarih ve medeniyete, sağlam bir fazilet ve ahlâka, zengin bir şiir ve edebiyata, dinî ve millî ananelere, ırkî ve vatanî hatıralara mâlik olan bir milletin mahvolduğunu tarih göstermiyor…

Şiir yazmaya Servet-i Fünun Dergisi’nde başlayan şair, bütün şiirlerinde sade bir dil ve hece ölçüsü kullanmıştır. Belirlediği konular; toplumun sorunları, sosyal, epik hayat sahnelerinden almıştır. Okuyucuya her zaman uyarıcı ve öğretici eserler sunmuştur. Usta şair 14 Ocak 1944 tarihinde aramızdan ayrılmıştır. 

Şimdi onun şiirlerden birkaç dörtlük ile yazımızı sonlandıracağız.

Anadolu;

Gençliğe

Yürüyordum: Ağlıyordu ırmaklar;

Yürüyordum: Düşüyordu yapraklar;

Yürüyordum: Sararmıştı yaylalar;

Yürüyordum: Ekilmişti tarlalar.

Bırak Beni Haykırayım;

”Bırak beni haykırayım, susarsam sen matem et;

Unutma ki şairleri haykırmayan bir millet,

Sevenleri toprak olmuş öksüz çocuk gibidir;”

Vur

”Vur, katlin o kızıl sapanlarıyla

Dünyaya ölümler ekenleri vur;

Vur, zulmün o kanlı urganlarıyla

Bir kavmi iplere çekenleri vur.”

Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here