Müzik dünyasına belki de en hüzünlü vedalardan birisini yaşatan, içinde yer aldığı tüm Metallica albümlerinde ismi ve fotoğrafı en başa koyulan, Metallica’nın Metallica olmasını sağlayan, henüz 24 yaşında aramızdan ayrılmasına rağmen idol olmayı başarabilmiş bir deha; Clifford Lee “Cliff” Burton.

Clifford Lee “Cliff” Burton

Anne ve babası birer hippi olan Cliff Burton, 1962 yılında California’da doğdu. Rahat bir ailede yetişmesinden dolayı kendine has bir tarza sahip olduğu söylenebilir. H.P. Lovecraft okumayı sever, piyano çalar, 72 model Volkswagen station vagon bir arabaya binerdi. Liseyi bitirdikten sonra “Trauma” isimli bir Thrash Metal grubuna katıldı. Thrash Metal dünyasının ve Metallica’nın çehresini değiştirecek, yepyeni bir sayfa açmasını sağlayacak macera da işte tam bu sırada başladı.

O sıralarda Metallica isimli, ilerleyen yıllarda müzik endüstrisinin en zengin ve en popüler gruplarından birisi olacak olan gruplarına bas gitarist arayan 2 genç delikanlı vardı; Lars Ulrich ve James Hetfield.

Bu ikili o günleri şöyle anlatıyor;

Cliff’i, Trauma grubuyla canlı olarak izledikleri anda onun aradıkları kişi olduğuna karar verdiler. Hatta buna o kadar inandılar ki, San Francisco’dan ayrılmayı istemeyerek Metallica’ya katılmayı reddeden Cliff için Lars ve James, Los Angeles’ı terkederek San Fransisco’ya taşındılar.

Cliff Burton, Dave Mustaine, Lars Ulrich ve James Hetfield (Soldan sağa)

Cliff Burton bas enstrümanına ve metal müziğe yepyeni bir boyut getirmişti. Kendisinden önce de bas gitarı “distortion” ile birlikte çalanlar olmuştu ancak hem distortion hem de “wah pedalı” ile elektro gitar gibi çalarak, “lead bass” denilen statüye ulaşan daha önce kimse olmamıştı. Bu teknik terimlerden dolayı Cliff’in tarzını anlamayabilecek olanların aşağıdaki videoyu izlemelerini öneriyoruz;

Böylece Cliff Burton’ın (maalesef) 3 yıl sürecek ancak bir efsaneye dönüşecek olan Metallica kariyeri başlamış oluyordu. Grubun birlikte ilk çalışmaları Lars ve James’in de içerisinde yaşadığı, ses mühendisi Mark Whitaker’ın evinde kaydettikleri 4 adet demo olur. Grubun Cliff ile birlikte ilk konserleri ise 1983 yılında San Francisco’da The Stone’da gerçekleşir. Konserde “Hit the Lights”, “The Mechanix”, “Phantom Lord”, “Jump in the Fire”, “Motorbreath”, “No Remorse”, “Seek and Destroy” “Anesthesia”, “Whiplash” ve “Am I Evil (Diamond Head cover)” parçalarını çalarlar. Bu konseri de şuradan izleyebilirsiniz;

Cliff, Metallica’ya katıldığı ilk andan itibaren grubun hem söz yazarlığında hem de bestelerinde büyük bir rol oynadı. İçerisinde yer alabildiği “Kill ‘Em All“, “Ride the Lightning” ve “Master of Puppets” otoriteler tarafından halen Metallica’nın ve hatta metal müzik tarihinin en önemli albümleri olarak gösterilmektedir. Bu albümleri çok özel kılan da Cliff’in dahiyane söz ve beste yazarlığıydı. Bunun kanıtı da; bu albümlerden sonra çıkan hiçbir Metallica albümünün (belki …And Justice for All’u bu listenin dışında tutabiliriz), bu 3 albüm kadar ilgi görmemesi, ilgiden ziyade bu albümlerdeki tadı verememesiydi.

Söz ve bestesine katkı yaptığı parçalar olan;

“(Anesthesia) – Pulling Teeth”, “Fight Fire with Fire”, “Ride the Lightning”, “For Whom the Bell Tolls”, “Fade to Black”, “Creeping Death”, “The Call of Ktulu”, “Master of Puppets”, “Damage, Inc.” ve tabii ki de enstrümantal bir başyapıt olan “Orion”a baktığımızda Cliff’in Metallica’daki etkisini çok rahatça görebiliriz. Metallica, bu parçaların neredeyse tamamını halen tüm konser ve turnelerinde çalmaktadır.

Ve işte o efsane şarkı;

Yazımızın başında bahsettiğimiz o hüzünlü vedaya gelecek olursak;

1986, yani Cliff’in Metallica kariyerindeki 3.yılında, Damage Inc. Konser Turnesi kapsamında 26 Eylül tarihinde Stockholm’de bir konser verilmiştir. Bu konserin dönüşünde, buzlu yolların ve alkollü olan şoförün (James Hetfield’ın açıklamalarına göre) dikkatsizliği sebebiyle tur otobüsü kaza yapmıştır ve Cliff kenarında yatmakta olduğu camdan dışarıya fırlamıştır. Ancak söylenenlere göre Cliff bu fırlama esnasında çok yaralanmamış, fırlama anından sonra otobüsün kendisine çarpması ve otobüsü kaldırmak için gelen vinçin kendisini yaralaması sonucu hayatını kaybetmiştir.

Cliff Burton’ın ölümünden önce çekilen son fotoğrafı

Bu acı ölümle ilgili bir diğer rivayet ise Cliff’in, Metallica’nın halen solo gitaristliğini yapmakta olan Kirk Hammett ile girdiği iddiadır. Cliff ve Kirk, hangi ranzada yatacaklarına karar vermek için kart çekerler. Bu kart oyununu maça ası (Ace of Spades) kartını seçen Cliff kazanır ve üst ranzada yatmaya hak kazanır. Yani o gün eğer Cliff bu kartı çekmeseydi halen hayatta olacaktı ve onun yerine belki de Kirk Hammett o camdan fırlayacaktı.

Cliff Burton’ın ölümüne sebep olan tur otobüsünün kazadan sonraki görüntüsü.

Bu acı ölüm kariyerlerinin doruk noktasını yaşayan Metallica üyelerinde ve müzik dünyasında şok etkisi yaratmış, böylesine genç bir yeteneğin böyle talihsiz bir şekilde aramızdan ayrılması herkesi derinden yaralamıştı. Ayrıca zalim kapitalizmin acımasız çarkları dönmeye devam etmiş ve Metallica, Damage Inc. Turnesi’ni bitirmek zorunda bırakılmıştır. Bu sebeple Cliff’in cenaze töreni ancak 7 Ekim 1986 tarihinde düzenlenebilmiştir. Törende, anma şarkısı olarak Master of Puppets albümünden, bestesi tamamen Cliff’e ait olan “Orion” çalınmış, belki de bu sebeple tüm grup üyeleri ve Metallica hayranları için her zaman çok özel bir parça olarak hafızalarda ve kalplerde yer edinmiştir. Cenazenin ardından Cliff’in külleri San Francisco’nun çeşitli yerlerine savrulmuştur…

Cliff Burton’ın mezar taşı

Cliff’in ölümünün ardından Metallica üyeleri uzun süre kendilerini toparlayamadı ve grup dağılma noktasına geldi. Ancak bunun Cliff Burton’ın vasiyetine ve anısına ihanet olacağını düşünerek dağılmaktan vazgeçtiler. 40 kişinin katıldığı bir bas gitarist seçmesi yaptılar ve seçmeler sonucunda Jason Newsted, Metallica’nın yeni bas gitaristi oldu.

James Hetfield, Cliff Burton’a ait olan “Kurukafa Yüzüğü” Cliff’in ölümünün ardından devralmıştır.

Bu talihsiz ölümün 2 yıl sonrasında Metallica, yeni bas gitaristleri Jason Newsted ile “…And Justice for All” albümünü piyasaya sürdüler. Albümün en özel parçası ise hiç kuşkusuz “To Live Is To Die” idi. Çünkü bu parça Cliff Burton’ın çok sevdiği birkaç dizeden ve yine onun yazdığı gitar rifflerinden oluşuyordu. James ve Lars bu parça parça olan sözleri ve melodileri bir araya getirerek, ilerleyen yıllarda adeta bir ağıt olarak kabul edilecek parçayı yazdılar. Cliff Burton tarafından yazılmış olan şarkının sözleri ise parçanın sonlarına doğru (7:30) James Hetfield tarafından, o bilindik tarzından farklı olarak kısık bir sesle ve tonlamayla okunur;

“when a man lies he murders
some part of the world
these are the pale deaths which
men miscall their lives
all this i cannot bear
to witness any longer
cannot the kingdom of salvation
take me home” 

Türkçeye çevirecek olursak da;

“İnsan yalan söylediğinde
dünyanın bir parçasını öldürür
Bunlar insanların yanlışlıkla
yaşamları sandıkları solgun ölümlerdir.
Bütün bunlara tanık olmaya
daha fazla dayanamıyorum
Kurtuluşun krallığı
beni evime götüremez mi?” 

Günümüzde halen hem bas gitara getirdiği yenilikler, hem yaratıcılığı hem de tekniğiyle en iyi bas gitaristler arasında gösterilen Cliff Burton, kısacık kariyeriyle metal tarihine adını altın harflerle yazdırmayı başardı. Metallica bir daha asla onun bir parçası olduğu Metallica gibi olamadı. Cliff’e ait olan “Orion” parçasını uzun yıllar hiçbir konserlerinde çalmadılar. Enstrümantal bir Cliff Burton parçası olan “(Anesthesia) – Pulling Teeth”in ise son birkaç yıla kadar çalınmasını istemediler. Cliff’ten sonraki bas gitaristleri Jason Newsted defalarca bu parçayı bir konserde çalmak istese de James tarafından reddedildi. Ancak her ne hikmetse günümüzdeki bas gitaristleri olan “Rob Trujillo” 2010 yılı sonrası birkaç konserde parçanın tamamını olmasa da bir kısmını çaldı.

Grubun konserlerde sık sık Cliff’i andığına şahit olmak mümkün. Özellikle grubun solo gitaristi olan Kirk Hammett’ın, konserlerde sık sık şarkı aralarında Cliff’in anısına sololar attığını görebiliyoruz. Yine son dönemlere bir göz atacak olursak, 16 Nisan 2016 yılında “Record Store Day” kapsamında çıktıkları sahnede, “Ride the Lightning” albümünde yer alan “Fade to Black” parçasını çalarken (4:00) James Hetfield’ın “Hey! Do you hear us Cliff?” (Bizi duyuyor musun Cliff?) diye bağırdığını duyabiliriz.

Genellikle çoğu dinleyicinin parçaların içerisinde fark bile etmediği, varlığını yalnızca konserlerde hissettiği, müzik gruplarının içerisinde de genellikle ikinci hatta üçüncü planda kalan bas gitar ile aslında nasıl şaheserler yapılabileceğini bize gösterdiği ve bizlere nesiller boyu aktarabileceğimiz baş yapıtlar bıraktığı için “Clifford Lee “Cliff” Burton – Master of Orion“a teşekkür ediyor ve anısını bu dünyada müzik susana kadar yaşatacağımıza söz veriyoruz.

Son olarak bu genç ölümsüz müzik dehasına bizlere bıraktığı son kaydıyla veda edelim;