Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
6163

15 Ocak 1929 doğumlu olan Amerika’lı siyahi aktivist Martin Luther King, Boston Üniversitesi’nde aldığı Teoloji eğitiminden sonra bir süre Montgomery’de rahiplik yaptı. Hem kendi ailesinin hem de diğer siyahi insanların ten renklerinden dolayı maruz kaldıkları acımasız uygulamalara katlanamıyordu.

1954’te siyahi bir vatandaş toplu taşıma aracında beyaz bir vatandaşa yer vermediği için hapse atılacak ve bu olayın ardından King’in de katıldığı 381 günlük bir boykot başlayacaktı. Protesto gösterileri devam ederken Martin Luther King tutuklandı.

Aldığı pek çok ölüm tehdidi bir yana, 4 çocuğu ve eşinin yaşadığı evi de yakıldı. Serbest kaldıktan sonra ülkenin pek çok bölgesinde şiddetli konuşmalar yapacak, davası için yılmadan ve en ufak bir pes etme belirtisi dahi göstermeden mücadele edecekti. 1957 yılında Güney Hristiyan Liderlik Konferansı’nı kurarak Yurttaş Hakları Hareketi’ni başlattı. Aynı zamanda başkan Kennedy’den de destek sözü aldı. Gösterilerinde Gandhi’nin şiddetsiz direniş yöntemini benimsedi.

Takvimler 28 Ağustos 1963’ü gösterdiğinde Washington Yürüyüşü’nü gerçekleştirerek, Lincoln Anıtı’nda yaklaşık 200 bin kişiye hitap etti. İşte o gün orada yaptığı Bir Hayalim Var (I Have a Dream) isimli konuşma, onun adının tarihe altın harflerle kazınmasına sebep olacaktı.

Bugün size diyorum ki, dostlarım, şu anın getirdiği güçlüklere ve engellemelere rağmen bir hayalim var benim. Amerikan rüyasına derinden kök salmış bir rüyadır bu.

Bir hayalim var. Gün gelecek, bu ulus ayağa kalkıp kendi inancını gerçek anlamıyla yaşayacak. “Şunu kendinden menkul bir gerçek kabul ederiz ki, bütün insanlar eşit yaratılmıştır.”

Bir hayalim var. Gün gelecek, eski kölelerin evlatlarıyla eski köle sahiplerinin evlatları, Georgia’nın kızıl tepelerinde kardeşlik sofrasına birlikte oturacaklar.

Bir hayalim var. Gün gelecek, Missisippi eyaleti bile, adaletsizliğin ve baskıların sıcağıyla bunalıp çölleşmiş olan o eyalet bile, bir özgürlük ve adalet vahasına dönüşecek.

Bir hayalim var. Gün gelecek, dört küçük çocuğum, derilerinin rengine göre değil, karakterlerine göre değerlendirildikleri bir ülkede yaşayacaklar.

Martin Luther King, eşi Coretta Scott King ve çocukları.

Bugün bir hayalim var benim.

Bir hayalim var. Gün gelecek, Alabama eyaleti, valisinin ağzından hep müdahale etme ve izin vermeme yönünde sözler dökülen o eyalet, küçük siyah oğlanlarla küçük siyah kızların, küçük beyaz oğlanlar ve küçük beyaz kızlarla el ele tutuşup kardeşçe birlikte yürüdüğü bir yere dönüşecek.

Bugün bir hayalim var benim.

Bir hayalim var. Gün gelecek, bütün vadiler yükselip bütün tepeler ve dağlar alçalacak, engebeli yerler düzlük yapılıp, girintilerle çıkıntılar düzleşecek ve Tanrı’nın şanı yeryüzüne inecek, bütün canlar hep birlikte görecek onu.

Bizim umudumuzdur bu. Güneye dönüşümde içimde taşıyacağım inançtır. İşte bu inanç sayesinde umutsuzluk dağını yontup bir umut anıtı yaratacağız. Ulusumuzu saran ahenksiz bağırtıları, bu inanç sayesinde güzel bir kardeşlik senfonisine dönüştüreceğiz.

Bu inanç sayesinde bir gün özgür olacağımızı bilerek hep beraber çalışacak, hep beraber dua edecek, hep beraber mücadele edecek, hep beraber hapse düşecek, özgürlük için hep beraber ayağa kalkacağız.

İşte o gün Yüce Tanrı’nın bütün kulları, yepyeni bir anlamla söyleyecekler bu ilahîyi:

Benim ülkem, senin ülken

Özgürlüğün güzel yurdu,

İşte söylüyorum sana:

Atalarımın öldüğü toprak burası,

Şehitlerin gururu olan toprak,

Her bir dağın yamacından,

Özgürlük yankılanacak.

Ve eğer büyük bir ulus olacaksa Amerika, bunun gerçekleşmesi şarttır. Öyleyse New Hampshire’in dev tepelerinden yankılansın özgürlük. New York’un ulu dağlarından özgürlük yankılansın… Her bir dağın yamacından yankılansın özgürlük.

Özgürlüğün yankılanmasını sağladığımızda, her kasabadan ve köyden, her eyaletten ve kentten özgürlüğün yankısını duyduğumuzda, o gün yakın demektir ve o gün Tanrı’nın bütün kulları, siyahlar ve beyazlar, Yahudiler, Hıristiyanlar, Müslümanlar ve Budistler el ele tutuşup siyahların eski bir ilahîsini söyleyecekler:

Sonunda özgürüz! Sonunda özgürüz!

Şükürler olsun Ya Rabbim!

Sonunda hepimiz özgürüz!

Bu tarihi konuşmayla binlerce insana umut olan Martin Luther King, çalışmalarına hızla devam etti ve 1964 yılında Yurttaş Hakları Kanunu, 1965 yılında da Oy Hakkı Kanunu’nun çıkarılmasında etkili oldu. Şiddet içermeyen gösteriler düzenlediği için, aynı yıl kendisine Nobel Barış Ödülü verildi. Beyazlar ve siyahlar arasındaki farkların giderilmesi adına, kölelik nedeniyle ödenmeyen maaşların (50 milyar dolar) 10 yıl içerisinde taksitler halinde siyahi vatandaşlara dağıtılmasını talep etti. Bunun toplum için getirisinin çok büyük olacağını düşünüyordu.

Amerika’nın Vietnam’ı bir koloniye dönüştürmek istediğiNİ söyleyerek Vietnam Savaşı’na karşı çıktı ve akabinde çok büyük tepki gördü. Bu hareketiyle hem medyanın hem de halkın desteğini kaybetmişti. Milliyetçi olmamakla suçlanıyor ve sık sık ölüm tehditleri alıyordu.

Son konuşmasında; “Herkes gibi ben de uzun yaşamak istiyorum. Uzun yaşamak önemli, fakat şu an bununla ilgilenmiyorum… Bu akşam mutluyum. Hiçbir şeyden endişelenmiyorum. Kimseden korkmuyorum. Gözlerim Tanrı’nın gelişinin zaferini gördü.” sözlerini sarf etti. Öleceğini hissetmişcesine yaptığı bu konuşmadan 1 gün sonra (4 Nisan 1968) Memphis’te kaldığı otelin balkonunda silahlı saldırıya uğrayarak hayatını kaybetti. Cenazesine yaklaşık 300 bin kişi katıldı ve o günden itibaren doğum günü olan 15 Ocak tarihi her yıl Martin Luther King Günü olarak kutlandı.

Babaya son bakış.

Kaynak: 1, 2, 3

Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
6163

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here