Asıl adı Malcolm Little olan ünlü siyahi Müslüman aktivist Malcolm X, 19 Mayıs 1925’te Amerika’nın Nebreska eyaletinde dünyaya geldi. Babası, Amerikalı siyahilerin hiçbir zaman gerçek özgürlüğe kavuşamayacağına inanan Earl Little adında Hristiyan bir vaiz; annesi ise Louise Norton Little adında bir melezdir.

Malcolm’ın makus talihi ne yazık ki henüz 6 yaşında küçücük bir çocuk olduğu sırada onu bulacak ve babasının ırkçı örgüt Ku Klux Klan tarafından öldürülmesinin ardından 7 kardeşi yetimhaneye gidecek, annesi de akıl hastanesine yatırılacaktı. Hayat mücadelesine çok erken başlamıştı küçük Malcolm. Yetimhane günlerini geride bıraktıktan sonra iyi bir aileye evlatlık verildi. Oldukça sakin ve başarılı bir öğrenci olmasıyla tanınıyordu. Tek isteği avukat olmaktı. Bunun için harıl harıl çalışıyor, sınıfını birincilikle bitirecek kadar da seviyordu derslerini. Fakat öğretmeni ona; avukatlığın siyahilere göre bir meslek olmadığını, marangozluğu tercih etmesi gerektiğini söyledi. Hayalleri yıkılan bu genç adam, üniversite rüyasını bir kenara bıraktıktan sonra çok farklı bir ortamın içerisinde buldu kendisini.

Artık Harlem’in yer altı dünyasında adından sıklıkla söz ettiren Detroit Red olarak tanınıyordu o. Uyuşturucu, kadın ticareti ve kumar faaliyetlerinin bir numaralı ismiydi. Her türlü pis işi yapıyor, toplumdan dışlanan bütün siyahiler gibi kendisine çizilen bu kirli yolun hakkını fazlasıyla veriyordu. Fakat yakalanması çok uzun sürmedi. 1946 yılına gelindiğinde hırsızlık suçundan 10 yıl hapis cezasına çarptırıldı.

Malcolm’ın hayatı yine bir çıkmazın içinde sürükleniyordu işte. Kendisine tutunacak bir dal ararken, hapishane kütüphanesindeki kitapların neredeyse hepsini okuyarak fikir dünyasını fazlasıyla geliştirdi. Bu sırada İslam’a sempati duymaya başladı ve Nation of Islam’ın (NOI) bir numaralı ismi olan Elijah Muhammed ile mektuplaştı. Elijah Muhammed oldukça radikal görüşlere sahip dindar bir zenciydi. Beyazların yaşam hakkına şiddetle karşı çıkıyor, hatta Allah’ın da zenci olduğunu iddia ederek beyazları şeytanla birebir aynı tutuyordu. Malcolm bu görüşlerden fazlasıyla etkilendi. Hayatı boyunca karşı ırktan zulüm görmüş yaralı bir adam olarak sığındı Elijah Muhammed’e.

1952’de hapisten çıktıktan sonra NOI’nin bünyesine girdi. Little soyadını bir köle adı olarak görmesinden dolayı davanın isimsiz savunucusu olabilmek için “X” soyadını aldı. Artık ateşli bir İslam müridiydi fakat bunun yanı sıra içerisinde bulunduğu örgütün ırkçı iddialarını da şiddetle savunuyordu. 1954 yılında Harlem ana mabedinin imamı olarak tayin edilecek ve mücadelesini çok daha ileri taşıyarak televizyon söyleşilerine katılacaktı. İyi bir hatip olduğu için ulusal konuşma programları da yapıyordu Malcolm. İnsanlar üzerindeki etkisiz inanılmaz derecede büyüktü. Hatta o kadar büyüktü ki neredeyse Elijah Muhammed’den daha çok seviliyordu. İlk zamanlarda 500 olan üye sayısının zamanla 30.000 gibi devasa bir boyuta yükselmesinde oldukça önemli bir payı vardı.

Elijah Muhammed’in örgütten 6 kadın ile gizli birliktelik yaşadığı ve bu birlikteliklerden gayrimeşru çocuklarının doğduğu iddiası onun NOI’den soğumasına neden oldu ve 1964 yılına gelindiğinde NOI ile bütün bağlantısını keserek Hacca gitti Malcolm. Hacdan döndüğünde ise görüşleri oldukça yumuşamıştı. Artık beyazları “şeytan” olarak görmediğini söyleyerek gerçek kardeşliğe inandığından söz ediyordu. Beyazlar da onunla birlikte ibadet ediyor, tek bir Allah’a inanıyordu çünkü. Bu duruma o kadar şaşırmıştı ki Malcolm, eşine gönderdiği bir mektupta hayretini şöyle dile getirecekti:

Malcolm X ve ailesi

“Betty, Bu sözlerime belki şaşıracaksın. Ama gözleri mavi, saçları sarı, tenleri bembeyaz olan Müslüman kardeşlerimle aynı bardaktan su içtim, aynı kaptan yemek yedim. Biz, hepimiz kardeşiz. Rengimiz ya da ırkımız ne olursa olsun, hepimiz insanız ve aynı Allah’a inanıyoruz.”

Yaşadığı bu olumlu değişimin ardından El-Hacı Malik El-Şahbaz adını aldı.

1965 yılında Afro-Amerikan Birliği Organizasyonu’nu (OAAU) kurarak kendine geniş ve şiddetsiz bir hareket alanı sağladı Malcolm X. Müslüman ülkelerin diplomatlarıyla görüşüp İslam hakkında çeşitli bilgiler edindi. Artık kendisinin ve ailesinin hem CIA hem de Elijah Muhammed tarafından takip edildiğini biliyor, tehlikede olduklarını seziyordu. Çok geçmeden New York’taki evi bombalandı fakat kendisi, eşi ve 4 kızı yara almadan kurtuldular. Bu saldırının üzerinden yalnızca 6 gün geçtikten sonra konuşma yaptığı esnada, kürsüye yaklaşan silahlı 6 kişi ona 15 el ateş etti. Hastaneye götürüldüğünde çoktan hayatını kaybetmişti.

Geride, ikisi karnında olmak üzere 6 kız çocuğuyla ortada kalan acılı bir eş ve onun davasına inanan binlerce kişiyi bıraktı. Daha sonra katillerinin arasında 3 NOI üyesinin bulunduğu tespit edilecekti.

Kaynak: 1, 2, 3

1 YORUM

  1. Malcolm x in hayatını bende merak ediyordum bu yazıdan sonra kafamdaki her soruya neredeyse cevap aldım. Gerçekten yazar mükemmel bir iş çıkarmış..

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here