Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
91

Lastikten Evrilen Sanat: Nkwocha Ernest

İğne deliğinden Nijerya’yı izleyen heykeltıraş Nkwocha Ernest; lastikten evrilen sanatçılık anlayışını, “Yaptığım iş yükselen onurumdur,” diye betimleyerek bizlerle paylaşıyor. Lastiği, hayvan derisine dokunduğunda aldığı izlenimlere göre büken heykeltıraş, aslında sanatın ve hayal gücünün düz bir zeminde dahi şekillenebileceğini aktarıp ek olarak sürdürülebilir bir uzlaşmacı tavır içinde olduğunu da ispatlar nitelikte eserler üretiyor. Ekolojik hassasiyetin henüz daha gelişmek üzere olduğu ve gerekli yatırım sahasının sağlanamadığı kimi ülkelerde, sanatçının yarattığı çığır açıcı nitelikteki eserler gerekli dikkati çekebilir mi?

Nijerya’nın Eski Başkentinde Devrimci Sanatçılık

Nijerya’nın en büyük şehri ve aynı zamanda eski başkenti olan Lagos’ta yaşayan heykeltıraş, sanatının ham maddesini şehirdeki lastikçilerden bisikletine yükleyebildiği kadarıyla temin edebiliyor. Hayvan dersiyle lastik arasında temassal bir paralellik olduğunu sezen Ernest, ilk eserini dev bir timsahın iskeletini ortaya çıkararak başlıyor. “İnsanlar bunlara çöp olarak bakıyor ancak ben işlenmemiş malzemeler olarak görüyorum,” olarak ekliyor aynı zamanda. Lastiğin dokusundan ilham alarak, 7 yıl boyunca elindeki ham maddeyi işlemiş ve tüm bu süreci bizlere sanat aslında baktığın yerde öğretisinin gerçek olma çabasıyla sunmuş.

Kimileri yaptığını, zaman kaygısı olmayan veya işsiz olarak nitelendirse de yaratıcılığını üstlendiği heykeller çarpıcılığını koruyor. Alışılmışın dışında bir ham maddeye şekil vererek, eserleri aynı zamanda devrimci bir doğa koruyuculuğunu da üstleniyor. Öncelikle toplumuna açılarak ardından da yarattığı sosyal medya spekülasyonlarıyla sürdürülebilir bir çevrecilik anlayışına ilham da doğurmuş oluyor. “Bu malzemeleri kullanırken aslında doğayı korumayı ve insanları yeninden kullanılabilirlik hakkında bilgilendirebilmeyi umuyorum,” diye ekliyor. Tabiat ile uzlaşmacı bir dil seçen Ernest, yarattığı hayvan figürleriyle; tüm dünyada yankılanan plastik artışı alarmına karşı, lastikten yaratılmış bir orman görüntüsünü canlandırıyor. Birbirlerinin saçında bit arayan maymunlar, dev timsahlar, su içen atlar veya ayağa kalkmış keçiler onun şehirdeki bir demircinin arka bahçesinde yarattığı eserlerden birkaçı yalnızca.

Kimliğindeki Duyarlı Tavır

Sanatçı, kullandığı malzemeyle duyarlı bir tavır sergileyebilir ancak. Times’ın en etkili 100 kişisi arasında yer alan, 16 yaşındaki iklim değişikliği aktivisti Greta Thunberg’in İtalyan Senatosu konuşmasındaki “Geleceğimizi çaldınız,” sözü televizyonda yankılanırken; sanatın kendine sürdürülebilir bir alan açması çağımızı şekillendiren, duyarlı bir tavra dönüşmesini sağlıyor. Her alanda olduğu gibi bir rüzgar esiyor ve ardında yeni kavramları bırakıyor. Sanatın yanında türeyen sürdürülebilirlik, insanların sanatçı kimliklerinin başında beliren aktivizm kavramı anahtar kelimeleri oluşturuyor. Sürdürebilirlik ve çağdaş sanat anlayışına öncülük eden kavramı, sanatı galeriden çıkarıp doğayı bir tuval olarak görme ve sanatçının kişisel olarak aldığı tavra göre bir mesaj verebilme olgusuna dayandırabilir. İzleyenin, baktığından bir şeyler çıkarabilmesine uzanabilmek bu olgunun tam göbeğinde duruyor. Nkwocha Ernest, aslında sanatta dönüşüm manifestosuna adı eklenmiş, dinamik niteliğe bir sanatçı kimliğini üstleniyor.

Her cuma okulu kırıp Stockholm’de bulunan İsveç Parlamento binası önünde iklim değişikliğine dikkat çekmek için oturma eylemi yapan Greta’dan, Nijerya’nın en büyük şehrinde küçük bir lastik toplayıcısının devrimci eserlerine kadar gerilen bir ağda, tabiat ile uzlaşmacı bir tavrın zorunluluğu, bizleri aslında kişisel yargılarımızı ve duyarlılığımızı sorgulamaya itiyor. Temelinde, bakmak ve görmek arasında bir bağ dokumak. Tıpkı Ernest’in, hayvan derisini faşitize ederek lastiğe dokuması gibi…

Kaynaklar:1,  BBC NEWS, Ekoiq

Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
91

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here