“Hasret hakkında bir şarkı bu. Sebastian, ufak bir flörtten sonra Mia’ya açılmasının ardından kendi kendine bu şarkıyı söylüyor. Heyecanlı olduğu kadar aynı zamanda tedbirli, çünkü daha önce gerçekleştiremediği birçok hayali oldu. Bu yüzden de şarkı, umut dolu ve optimist bir tatlılığa sahip olsa da içinde biraz da hüzün barındırıyor.”

City of Stars’ın bestecisi olan müzisyen Justin Hurwitz, dünyanın en önemli sinema dergilerinden Variety’e verdiği röportajda, şarkının kendisine hissettirdiklerini böyle aktardıktan sonra, devamında da parçayı filmin konuları ile özetliyor:

“Şarkı, filmde bir kez daha çalındığında ise karakterler, birbirleriyle olan ilişkilerini daha da ilerletmiş bir durumdalar ama hikayenin bu kısmında da iş hayatlarında önemli kararlar verme aşamasındalar. Ben de bu şarkının, onların hem romantik ilişkilerine hem de kariyer hırslarına değinmesini seviyorum. Bu sebeple de parça, hikayenin esas teması olan aşkın yanında, filmin özüne başka bir konu daha kazandırıyor.”

Öncelikle, “Justin Hurwitz kimdir?” sorusunu yanıtlayıp yukarıdaki cümlelerin sahibini biraz tanımamız lazım:

Müzik hayatındaki başarısı, geçmiş okul hayatından da belli olan Amerikalı sanatçı, Harvard Üniversitesi mezunu. Hurwitz’in o dönemki oda arkadaşı ise yine Harvard’lı bir sinema öğrencisiydi: Damien Chazelle isimli eski bir caz davulcusu olan bu genç ile Hurwitz, üniversitenin henüz ilk yılında arkadaş oldu. Böylece, hem uzun sürecek sağlam bir dostluğa hem de şimdiden sinema tarihine geçecek bir iş birliğine olan ilk adımlar da atıldı.

İkili, ilk önce üniversitenin birinci yılında kurdukları indie-pop grubu Chester French ile çıkardığı 2 stüdyo albümüyle ulusal çapta ün kazandı. Harvard’daki son yıllarında ise Hurwitz ve Chazelle, bir müzikal projesi fikri buldu. Filmin daha sonra City of Stars ve Mia and Sebastian’s Theme olacak besteleri gibi şarkıları da ilk olarak burada ortaya çıktı. Bu projenin hayata geçmesi için maddi desteğe ihtiyaç duyan iki arkadaş, uzun çabalar sonucunda ise imkanı olan 2 kişiyi filme 1 milyon dolar yatırması için ikna etti. Ancak yatırımcılar, senaryoda çok fazla değişiklik talep edince Hurwitz ve Chazelle projeyi iptal etti.

Yılmayan ikili, ilk bağımsız filmleri Guy and Madeline on a Park Bench (2009) çok başarılı olunca, Hollywood’a açılmaya karar verdi ve unutulmayacak bir iş olan 3 Oscar’lı Whiplash (2014) filmine imza attı. Chazelle’in başarısız caz davulculuğu geçmişinden ilham alan film, inanılmaz başarılı olunca ikili de yıllardır dilediği müzikal için bütçeyi buldu: 30 milyon dolar! Hurwitz ve Chazelle, hem daha fazla parayla, hem de Whiplash’te parlayan Miles Teller ile Oscar kazanan JK Simmons’ı yanına alıp La La Land’i çekmeye karar verdi.

La La Land (2016), ilk başta düşünülen Miles Teller ve Emma Watson başrollerinin yerine, daha önce 2 muazzam filmde sevgilileri canlandırmış olan Ryan Gosling ve Emma Stone’u getirdi. Sonrasını ise biliyorsunuz: 6 Oscar, 7 Altın Küre, 450 milyon dolar hasılat ve her şeyden öte, Hollywood’a saygı duruşunda bulunan unutulmaz bir “modern klasik” film. Yazar ve yönetmen koltuklarında Chazelle, besteci koltuğunda ise artık kıdemli bir film bestecisi olmuş Hurwitz oturuyordu. City of Stars ise bu müzikali bize her zaman ve her yerde hatırlatacak olan filmin özündeki şarkıydı.

Daha önceden, ayrıntılı incelediğimiz Dead Man’s Bones isimli grupta gitar ve piyano çalıp vokal yapan Ryan Gosling, zaten orta düzeyde çalmayı bildiği piyanoyu, La La Land için üst düzeye çıkarma kararı aldı:

Çekimler öncesinde, filmde kullanılacak bütün piyano bölümleri ilk önce piyanist Randy Kerber tarafından kaydedildi. Daha sonra ise Gosling, haftanın 6 günü ve günde 2 saat çalışarak bütün bu bölümleri kusursuz şekilde ezbere çalmayı öğrendi. City of Stars sahnesinde dinlediğimiz o şahane piyano melodileri, ünlü aktörün kendi parmaklarından çıkıyor; herhangi bir dublör ya da CGI kullanılmıyor. Hatta filmin diğer aktörlerinden ünlü şarkıcı / piyanist John Legend ise Gosling’in piyanoda bu kadar kısa sürede ustalaşmasına oldukça hayran olduğunu birkaç röportajında dile getirmişti.

2017 Oscarları‘nda 32 yaşında olan ChazelleAkademi Ödülleri tarihinin “En İyi Yönetmen” ödülünü kazanan en genç isim oldu. Hurwitz ise o yılın “En İyi Film Müziği” heykelciğinin yanında, “En İyi Orijinal Şarkı” ödülünü de City of Stars ile kazandı. Bu ödül, parçanın sözlerini yazan Benj Pasek ve Justin Paul ile birlikte paylaşıldı.

Filmin çok nadir görülen bir başarıyla Oscar’a aday olan iki şarkısından diğeri olan AuditionEmma Stone tarafından o sahneyi çekerken canlı şekilde kaydedilmişti. Stone, ona kariyerinin ilk Oscar’ını kazandıran bu performansı için 9 çekim gerçekleştirmiş; Chazelle ise filmde ikinci çekimi kullanmıştı. Aynı şekilde, City of Stars da hem filmde hem de Spotify’dan dinlediğimiz soundtrack halinde tamamen canlı canlı kaydedilmiş bir eser:

Belki de sırf bu canlı kayıt gerçeği nedeniyle söyleyebiliriz ki bu şarkıda sahici bir doğallık var. Karakterlerin gülüşmelerinin bile kesilmediği bu eser, doğallığı sayesinde de “çok gerçek bir durum” yaratıp dinleyiciye o samimiyetini hissettirmeyi başarıyor. 2 buçuk dakikalık kısacık süresi, basit ama sade sözleri ve en önemlisi de filmin bütün hissiyatını hatırlatmasıyla oldukça özel bir parça.

Şarkının ismi ise tahmin edilebileceği üzere, Kaliforniya’daki Los Angeles şehrinin halk tabirindeki isimlerinden biri olan “Yıldızlar Şehri” ifadesinden geliyor. Şarkıda vurgulanan “yıldız” ise Hurwitz’in yazımızın başındaki cümlelerinde değindiği ettiği üzere, film karakterlerinin kurduğu hem aşk hem de kariyer hayallerini tasvir ediyor.

Bunun yanında, Gosling ve Stone düetinin uyumu, şarkının şu dizelerinde zirve yapıyor:

I don’t care if I know

Just where I will go

‘Cause all that I need is this crazy feeling

A rat-tat-tat on my heart

Bu dörtlüğün hemen ardından giren “Think i want it to stay” cümlesi ise belki de hem şarkının hislerinin hem de filmin özünün tek bir söze dökülmüş hali: İki karakter de birbirlerine aşık; ancak ikisi de film boyunca birbirlerinin iş hayatlarındaki tutkuları için de karşılıklı olarak hep motive edici adımlar attılar. En sonunda ise ilişki hayallerini değil, kariyer hayallerini tercih ettiler. Bu dize ise açıkça bunu betimliyor. İki hayal arasında hangisini seçersek seçelim bir çıkmaza gireceğimiz belirtiliyor. Keza, filmdeki alternatif sonda da bunu hissetmiştik.

Bunun dışında, şarkının filmde 2 farklı versiyonu kullanılmıştı. İlk önce, sadece Gosling tarafından rıhtımdaki o sahnede seslendirilmişti. Hatta ünlü aktör ıslık çalmayı bilmediği için oradaki ıslık, Hurwtitz tarafından çalınmıştı. İşte o sahnedeki son iki dize ise şunlardı:

“Is this the start of something wonderful and new?

Or one more dream that I cannot make true?”

Parçanın filmdeki ikinci hali olan bu Oscar ödüllü esas versiyonuGosling ve Stone tarafından seslendirildiğinde ise eserin ilk haline bu sözle atıfta bulunuluyor:

“Our dreams, they’ve finally come true”

İşte City of Stars’ın da bize her zaman hatırlattığı üzere sizin de aşk, para, başarı ya da benzeri gibi birçok hayaliniz olabilir; ancak eğer hayaliniz bir insana bağlı ise ve o kişiyi şimdiden bulduysanız, onu hiç bırakmamanız ve hayallerinizi hep birlikte gerçekleştirmeye devam etmelisiniz. Hep!

 

Kaynak: 12345.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here